AK Parti 25, 26 ve 27. Dönem Ankara Milletvekili Mücahit Arslan Talat Atilla ile Memleket'e katıldı! Arslan: Kabul edilebilir bir şey değil!

Talat Atilla ile Memleket'e bu hafta AK Parti 25, 26 ve 27. Dönem Ankara Milletvekili Mücahit Arslan katıldı. tv100'de önemli açıklamalar yapan Mücahit Arslan, “Terörsüz Türkiye” sürecinde geri dönülemez bir eşiğin aşıldığını vurgulayarak, PKK’nın fesih iradesi ve silah bırakmasının süreci güçlendirdiğini söyledi. Arslan, "Maduro’nun alınması, bir devlet başkanının başka bir devlet tarafından gece yatağından alınması kabul edilebilir bir şey değil" ifadelerini kullandı.

Talat Atilla ile Memleket’e bu hafta AK Parti 25., 26. ve 27. Dönem Ankara Milletvekili Mücahit Arslan katıldı.

Mücahit Arslan, “Terörsüz Türkiye” sürecinde geri dönülemez bir eşiğin aşıldığını vurgulayarak, PKK’nın fesih iradesi ve silah bırakmasının süreci güçlendirdiğini söyledi. SDG konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirten Arslan, gerekirse operasyon seçeneğinin masada olduğunu ifade etti. Vesayetsiz ve güçlü bir siyaset döneminde olunduğunu dile getiren Arslan, önümüzdeki iki yılın yeni anayasa için en uygun zaman olduğunu kaydetti; küresel istikrarsızlığa rağmen Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin istikrarlı şekilde yönetildiğini vurguladı.

 Mücahit Arslan'ın açıklamalarından satırbaşları şu şekilde: 

"Terörsüz Türkiye projesi başladı ve Sayın Bahçeli'nin Meclis grubunda yaptığı bir konuşmayla başladı. Herkes şaşırdı, kimse böyle bir gelişme beklemiyordu. Bence de çok özel bir andı. Değişim dönemlerinden bir tanesi, köşe taşlarından bir tanesi oldu. Çok başarılı bir şekilde yürütülüyor. O günden bugüne terörle ilgili herhangi bir olay yaşanmadı.

Sadece bu bile başlı başına yeterli bir şey. Ardından, belli bir süre sonra PKK silah bıraktı. Sembolik olarak bazı ekranlarda görüntülendi, fotoğraflar yayınlandı, ama bunun dışında da silah bırakıldı. Birçok mağaradan, bölgede bulunduğu alanlardan çekildi.

Ve bu süreç devam ediyor. Ben sonuna ereceğini düşünüyorum ve Türkiye terör belasından kurtulmuş olacak. 

Türkiye kritik eşiği aştı çünkü kritik eşik, PKK'nın kendini feshetmeye kararlı olmasıydı. Bu kararı aldı. Bundan sonra artık zaman meselesi kaldı. Burada bizi endişelendiren SDG'nin durumu. Suriye'deki SDG yapılanmasının durumu var. PKK ile doğrudan bağlantılı bir yapılanma, aynı zamanda PKK'nın %100 karar verici olmadığı bir yapılanma. Bunun etkileri var ama tam kontrol altında değil tabi ki. Amerika'nın ve Suriye hükümetinin de bu konuda etkisi var. Konuyu etkileme durumları var. Arkadaşlarımız bu konularda görüşmelerini yapıyorlar. Arzu ettiğimiz sonuca oradan ulaşmaya çalışıyoruz."

SDG'nin Suriye ordusuna entegre olmaması halinde Türkiye bir operasyon yapar mı?" sorusuna Arslan, "Gerekli görülürse yapılır ama süreç devam ediyor" açıklamasını yaptı ve "Mesele ile ilgili tüm birimlerimiz çalışıyor ve süreç başarılı şekilde gidiyor" ifadelerini kullandı.

 "ÖYLE YA DA BÖYLE BU GERÇEKLEŞECEK"

Mücahit Arslan, "Önemli olan şu: Bundan sonra Türkiye'yi terörsüz bir ülke olarak yaşatmaya kararlıyız. O yüzden öyle veya böyle bunu gerçekleştireceğiz. Meseleye böyle bakmak lazım. Cumhur İttifakı'nın bu konudaki kararlılığı net. Öyle veya böyle bu gerçekleşecek." açıklamasını yaptı.

"Artık geri dönülemez bir eşiğe geldik" diyen Arslan, “Görüntülerdeki PKK'nın bıraktığı silahların fazlası var. Daha fazlası bırakıldı. Görüntüler sembolik olarak yayınlandı” ifadelerini kullandı ve "Artık PKK'nın ülkede silahlı bir eylem yapacağını sanmıyorum" dedi.

"YENİ ANAYASA İÇİN EN UYGUN ZAMAN"

Anayasa değişikliği için en uygun zaman olduğunu söyleyen Arslan, "Çünkü vesayet odaklarının olmadığı bir dönemdeyiz. Siyasetin en güçlü olduğu dönemdeyiz. Bu şu anlama geliyor: Önümüzdeki iki yıl süresince, seçime kadar, bir anayasa değişikliği olursa, onu siyasetçiler yapacak. Türkiye’de, başta asker olmak üzere, herhangi bir vesayetin etkisi altında ya da dışarıdan bir ülkenin etkisi altında olmayacak. Çünkü Türkiye uzun süredir olabildiğince bağımsız hareket ediyor. Tüm ilişkilerini kendi çıkarını gözeterek yürütüyor. Uluslararası liderliklerde, başta Amerika ve Rusya olmak üzere, tüm güçlü devletlerle ilişkilerinde kendi çıkarıyla meseleyi sevk ve idare eden ve bu konuda ne yapacağı öngörülemeyen bir ülke ve böyle bir lidere sahip. Bence bu iki yıl içerisinde ülkeyi yeni anayasaya kavuşturmak lazım." açıklamasını yaptı.

"DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKTI"

"Dünya çok tehlikeli bir süreçten geçiyor. Halk arasında tabir kullanılır ya, dünyanın çivisi çıktı. Öncelikle Maduro'nun alınması, bir devlet başkanının başka bir devlet tarafından gece yatağından alınması kabul edilebilir bir şey değil. Bizim için uluslararası hukuk tüm ülkelerin teminatı. Buna dikkat etmek lazım, peşinde olmak lazım ve bu tür bozulmalara olabildiğince müsaade etmemek lazım. Ama dünyanın bu haline baktığınızda Türkiye doğal olarak etkileniyor. Zaten güneyimizde bir soykırım var, Gazze’de. İsrail, dünyanın gözüne baka baka bir soykırım gerçekleştiriyor. Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor. İran’da da durum belli, İsrail ve Amerika'nın İran’a müdahaleleri ve İran’ın kendi içindeki bazı zaman zaman sıkıntıları gözlemliyoruz. İstikrarsız bir dönemdeyiz. Allah’tan bu istikrarsız dönemde Türkiye olabildiğince istikrarlı bir yönetimle yönetiliyor. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız çok ciddi bir liderlik örneği sergiliyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı da destekleriyle ülke yönetimini çok güzel şekilde sağlıyor ve ülke istikrarlı bir şekilde yönetiliyor. Bu çok önemli çünkü çevremizde istikrarlı bir ülke kalmadı."

"AK Parti dinamik, değişime açık bir parti" diyen Arslan, "Tüm partiler kongre yapmayı bizden öğrendiler. Kongre yapmayı, miting yapmayı öğrettik. AK Parti makine gibi çalışan bir partidir." açıklamasını yaptı ve "Ekonomiyle ilgili reformlar yolda" ifadelerini kullandı.