Beyin kanaması yaşı 6’ya kadar düştü

Türkiye’de geçen yıl 7 bin beyin kanaması vakası görüldüğünü belirten Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Ali Yılmaz, "Genç yaştaki hastalarda beyin baloncuğu görülme oranında artış var. 6 yaşında dahi beyin baloncuğu gördüğümüz çocuklar var" diye konuştu.

Beyin kanaması yaşı 6’ya kadar düştü

Türkiye’de geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 bin beyin kanaması vakası görüldüğünü belirten Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Ali Yılmaz, "Genç yaştaki hastalarda beyin baloncuğu görülme oranında artış var. 6 yaşında dahi beyin baloncuğu gördüğümüz çocuklar var. Beyin damarlarında görülen baloncuk tedavi edilmezse kanamaya yol açabilir" dedi.

 Stresli yaşam, sağlıksız beslenme, şehirleşme gibi etkenler beyin sağlığını yakından ilgilendiriyor. Türkiye'de geçtiğimiz yıl 7 bin beyin kanaması vakası görüldüğünün altını çizen Medicana International İstanbul Hastanesi Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ali Yılmaz, rakamın ciddiyetine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Aniden gelişen beyin kanamalarının ana nedeninin beyin anevrizmaları (baloncuk) olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ali Yılmaz, "Trafik kazalarında beyin kanamasıyla karşılaşabiliriz. Ama dikkat çekmek istediğimiz konu ani gelişen kanamalar. Bununla ilgili rakam verebilecek olursak, geçen yıl Türkiye'de 7 bin vaka görüldü" diye konuştu.

 GENETİK GEÇİŞ ÖNEMLİ BİR UYARI

Beyin kanamasının nedenlerine dikkat çeken Doç. Dr. Ali Yılmaz, "Beyin anevrizması için çeşitli etkenler var. Bunlar çevresel etkenler, sigara, alkol ve diğer damar bozuklukları ama ana etmenlerden bir tanesi genetik geçiş. Bilimsel çalışmalar bu hastalıkta genetik geçişin daha önemli olduğunu söylüyor. Bir insanın yakın çevresinden biri eğer beyin kanaması geçirdiyse ve bu anevrizmaya bağlı bir kanama ise biz bunun birinci derece yakınlarının mutlaka kontrol altına alınmasını ve kendilerinin sağlık merkezinde beyin anevrizmaları açısından kontrolden geçirilmesini istiyoruz" uyarısında bulundu.

“BALONCUK PATLAMADIKÇA BELİRTİ VERMEZ”

Beyin anevrizması yani baloncuklarının patlamadıkları sürece herhangi bir belirti vermediğini ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, "Patladıklarında ise beyin kanamasıyla gelirler. Eğer biz bu hastaları beyin kanaması geçirmeden yakalayabilirsek çok daha basit ve çok daha kolay yoldan tedavi ederiz. Kişilerin sağlığını, hastalık sonucu sakatlık ve ölüm oranlarını düşündüğümüzde erken tedavinin önemi ortaya çıkacaktır" dedi.

“BEYİN KANAMASININ TEMEL NEDENİ TANSİYON”

Beyin baloncuğunu patlamaya hazır el bombası olarak gördüklerini ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, genç yaştaki hastalarda görülme oranında bir artış olduğunu belirterek şunları söyledi:

"6 yaşında dahi beyin baloncuğu gördüğümüz hastalar var. Bizim gözlemimize göre genç yaştaki hastalarda beyin baloncuğunda ve buna bağlı kanamalarda artış görülüyor. Beyin baloncuğunu biz el bombası olarak görüyoruz. Ne zaman patlayacağı belli olmaz. Bu el bombasının pimi ise tansiyon. Yani doğal olarak şu anda beyin anevrizması olan insanlar tansiyon nedeniyle risk altındalar. Eğer birinci derece yakınlarınızda beyin baloncuğu varsa mutlaka siz de bir muayeneden geçmelisiniz. Stresten mümkün olduğunca uzak duracağız. Tuz tüketimini mümkün olduğu kadar azaltmalıyız. Beyni ve vücudu besleyen şey oksijen. Ne kadar güzel ve kaliteli oksijen alırsak o kadar rahatlarız. Açık ve temiz havada yapacağımıza egzersizler sadece beyin sağlığımız için değil, tüm vücut sağlığımız için çok önemli, bunu şiddetle öneriyoruz."

HASTA NE KADAR ERKEN GELİRSE RİSK O KADAR AZ

Bol oksijenin beyni koruyacağını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Kanamanın yeri bazen hayati merkeze yakın ise maalesef zamanınız olmayabilir. Bilincini kaybetmiş hasta bulursanız lütfen yan çevirin. Dilini kontrol edin ve sonrasında hemen 112 arayın. Çünkü bu zamanla yarışılan bir hastalık. Hasta ne kadar erken hastaneye getirilirse o kadar iyi. Akut inmelerde 3 saat içinde hastaneye yetişin. 5 dakika içerisinde beyin hücreleri ölmeye başlıyor, hasar görmeye başlıyor burada zaman çok önemli. En kötü riskimiz hayat kaybı. Kanamanın yerine göre vücudun belirli bir kısımlarında güç, his kaybı, konuşamama ve gözlerin görmemesi gibi etkilenen beyin bölgesinin fonksiyonuna göre birçok riskle karşı karşıyayız. Ama yüz güldürücü olan yeni tedavi yöntemleriyle hastaların birçoğunu kurtarabiliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.