Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Hesabı sorulacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir'de bazı evlerin duvarına 'Alevi defol' yazılmasına ilişkin "Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız özellikle çalışmaktadır. Bunlar yakalandığı zaman hesabı sorulacak" dedi.

Google Haberlere Abone ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Din Şurası Kapanış Programı'nda konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Diyanet işler Başkanlığımız anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Oldukça verimli fikir alışverişleri gerçekleştirildi.

Birikimleriyle şuraya katkı sağlayan tüm din adamlarımıza teşekkür ederim. Zira istişare peygamber geleneğidir. 

İstişare kültürünün terk edildiği dönemlerde hep geriledik. Son 2 asırda yüzleştiğimiz sıkıntıların gerisinde şuraya hak ettiği değerin verilmemesi vardır. 

Bugün bile Kudüs, Filistin, İslam düşmanlığı, terörle mücadele gibi pek çok meselede bu eksikliği görüyoruz.

İslam ümmeti ne yazık ki zamanla bir araya gelmeyi ve sorun çözme işlevini zaman zaman kaybetmiştir. Müslümanlar sıkıntılarına devayı Batı başkentlerinde arıyor. Böyle bir anlayışın Müslümanlara verebileceği bir şey yoktur. 

Din sadece belli mekanlara, haftanın belli günlerine hapsedilmiş bir olgu değildir. Ticaretimizden beşeri münasebetlerimize yaşantımızın her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz. Müslüman olarak ömrümüzün sonuna kadar Müslümanca yaşamakla emrolunduk. 

"Hayatımızın merkezine dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz"

Faiz, yalan, zulüm, kibir, iftira, zan, hırsızlık, masumu öldürmek yasak olmaya devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kur'an'ın emirlerini yok saymak bir Müslümana yakışmaz. Dinde ekleme-çıkarma olmaz. "Bana uymuyor, zamana uymuyor" bahanesiyle kimse inkar edemez. İslam'a göre hareket edeceğiz. Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Elbette bu süreçte aşırılığa da kaçmayacağız. 

"Nifak tohumları ekiliyor"

FETÖ ve DEAŞ tecrübesi, her türlü din istismarına karşı samimi bir mücadele içinde olmamızı gerekli kılıyor. 15 Temmuz ihaneti sonrasında insanlarımızın arasında oluşan teyakkuz halini iyi yönetmemiz gerekiyor. Dinini sağlam kaynaklardan öğrenen bir mümin, aklını ve idrakini bir başkasına kiralamayacaktır. Şu an, İslam dünyasını tehdit eden en önemli sıkıntılarından bir diğeri de taifecilik fitnesidir. Suriye ve Irak'taki olayların da etkisiyle en yaygın dönemlerinden birini yaşıyor. Avrupa'nın 4 asır önce yaşadığı kavga, bugün yakın coğrafyamızda vuku buluyor. Müslümanlar arasındaki fay hatları daha da keskinleştiriliyor. Böylece ani dine, aynı peygambere inanan, her gün aynı kıbleye 5 vakit yönelenlerin arasına nifak tohumları ekiliyor. 

Hesabı sorulacak

Son günlerde bazı evlerin kapılarına işaret konuyor, ülkemizi bölüp parçalamak için. Bizim devlet olarak böyle bir sorunumuz yoktur. Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız özellikle çalışmaktadır. Bunlar yakalandığı zaman hesabı sorulacaktır.

Bunları geçmişte Çorum'da, Maraş'ta yaşadık. Bu tarz girişimlere karşı hepimiz uyanık olmalıyız. Diyanet İşleri Başkanlığımızın Alevi vatandaşlarımız için attığı kucaklayıcı adımı takip ediyoruz. 

Bizim artık kapımıza gelene dini anlatalım anlayışından, yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalma dönemi başlıyor.

'Ali'siz Alevilik' açıklaması

Şiilik veya Sünnilik, amel ve itikada dair farklı yorumlar olmanın ötesinde, belli çevreler tarafından adeta ayrı bir din gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Batı'da pişirilen, son dönemde ülkemize ihraç edilmeye çalışılan 'Ali'siz Alevilik' gibi kimi yıkıcı projelerin, toplumumuz içinde pohpohlanmasının gerisinde yine bu senaryolar var."