Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan barış diplomasisi! "Erdoğan bu işi olağanüstü yapıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orta Doğu'da çatışmaların durdurulması için liderle barış diplomasisini sürdürüyor. Erdoğan çatışma sürecinin başladığı 28 Şubat'tan bu yana gerçekleştirdiği görüşmelerde tüm taraflarla barış ve istikrar odaklı temaslar gerçekleştirdi. Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, tv100 ekranlarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ateşkes ve kalıcı barış için gerçekleştirdiği diplomasi trafiğini değerlendirdi.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile başlayan savaşın 40’ıncı gününe girilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savaşın başladığı ilk günden bu yana barış için lider diplomasisini sürdürüyor.

HASAN ÖZTÜRK TV100 EKRANLARINDA YORUMLADI 

Cumhurbaşkanı Erdoğan savaşın tarafları olan ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan başta olmak üzere 40 günde 23 liderle çok sayıda görüşme gerçekleştirdi. Orta Doğu'daki 2 haftalık geçici ateşkeste Türkiye'nin rolünün büyük olduğu değerlendirilirken tv100 ekranlarında yayınlanan Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık programının konuğu olan Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü barış diplomasisini değerlendirdi.

"PAKİSTAN TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR ETTİ"

Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, "Pakistan Başbakanı’nın akşam saatlerinde attığı tweet ile başlayacağım. Diyor ki: Bölgesel barış için Pakistan’ın mütevazi ve samimi çabalarına yönelik teşvik edici ve destekleyici nazik sözlerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a müteşekkirim diyor." ifadeleriyle savaşta arabulucu olarak devreye giren ve müzakrelerin gerçekleştirileceği ülke olan Pakistan'ın Türkiye'nin bölgedeki rolüne verdiği öneme dikkat çekti. 

"ERDOĞAN LİDER DİPLOMASİSİNİ OLAĞANÜSTÜ YAPIYOR"

Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, "Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Trump ile de görüştü. 40 gündür açıkçası gecesini gündüzüne katıp bu meselede önce silahlar nasıl durdurulur sonrasında kalıcı barış nasıl sağlanır diye çabalayan bir Türkiye ve Cumhurbaşkanı var. Buna lider diplomasisi diyorlar. Lider diplomasisi diye bir kavram var. Erdoğan bunu olağanüstü yapıyor. Bu sürede sahada çok can yakıcı şeyler oluyor. Burada Amerika ve İsrail’in İran’a çullandığı İran’ın da Körfez ülkelerine saldırdığı dönemde tuttu dilini ısırdı gerekirse ortada durdu ve bütün imkanlarıyla Türkiye’nin kapasitesini kullanarak öncesinde ateşkes, sonrasında barış için çaba sarf etti" değerlendirmesinde bulundu. 

Sözlerini sürdüren Öztürk, "Trump ile 3 kez görüştü, savaşın diğer tarafı Pezeşkiyan ile defalarca görüştü. Türkçe tweetler atarak teşekkür ettiler. İran’ın drone saldırısına uğramış olan Suudi Aranistan’ın Veliaht Prensi Bin Selman ile, Katar Emiri ile, BAE ile sürekli temas halindeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibi İspanya Başbakanı’ndan tutun da İtalyan Başbakanı’na Avrupa Birliği Genel Sekreteri dahil olmak üzere hepsi ile olmadı BM Genel Sekreteri Guterres ile bu konuları konuştu. Sayın Cumhurbaşkanı bu meseleyi Putin ile görüştü. Burada temas kurulmadık yer İsrail. Gazze saldırısı başladığı zaman Türkiye hale arabulucu pozisyonunu koruyordu: Orada insanlık dışı soykırım olunca Türkiye hem dış ilişkilerini hem ticaretini kesti" ifadeleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçekleştirdiği lider diplomasisi hakkında bilgi verdi. 

DİPLOMASİ TRAFİĞİ YOĞUNLAŞTI 

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlayan saldırılarından önce gerginliği azaltmaya yönelik diplomasi trafiği yürütmeye başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat'tan sonra görüşmelerini yoğunlaştırdı.

"DİPLOMASİ KAPILARI KAPANMAMALI" VURGUSU 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, en başından itibaren çatışma sürecinin doğru olmadığı, tarafların bir an önce ateşkes sağlayıp müzakere ve diplomasi zeminine dönmesi gerektiği tezini aktararak görüştüğü liderlere çatışmaların bir an önce sona ermesi için diplomasi kapısının kapanmaması telkinlerinde bulundu.

İsrail'in saldırganlığının sadece bölge için değil, tüm dünya için tehlikeli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda İran'ın bölge ülkelerine saldırılarının da yanlış olduğunu, çatışma sürecinin bir an önce durdurulmaması halinde daha fazla yaygınlaşacağından duyduğu endişeleri dile getirdi.