Aşı trafik kazasına sebep olabilir mi?

Dün İstanbul'da gerçekleşen bir trafik kazası sonrasında sürücü aşı sonrası bilincini kaybettiği ve fenalaşarak kaza yaptığını öne sürmüştü. Aşının böyle bir etkisi var mı?

Google Haberlere Abone ol

Dün İstanbul'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği bir otomobil, ağaç ve tabelaya çarparak ters döndü. İki kişinin yaralandığı kazada, sürücünün koronavirüs aşısı olduktan sonra direksiyon başına geçince bilincini kaybettiği ve fenalaşarak kaza yaptığı iddia edilmişti.

Aşı uygulamasından sonra kişilerin olası yan etkilere karşı sağlık kurumundan belli bir süre ayrılmaması isteniyor. Peki, bu yan etkiler arasında kazaya yol açabilecek bilinç kaybetme, dengesizlik de yer alıyor mu? Uzmanlar Habertürk'e değerlendirdi.

Gereksiz bir hezeyan

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, "Aşılara bu konuda gereksiz bir mana yüklemeye gerek yok. Gereksiz bir hezeyan" açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Şener, "Bu tablonun aşıya bağlı değil daha çok enjeksiyona bağlı olabileceğini biliyoruz; çünkü her enjeksiyondan sonra tansiyon dengesizliğine sebep olmaması adına teknik olarak en az 10 dakika yatar pozisyonda beklenmeli. Her enjeksiyondan sonra tansiyon dengesizliği, baş ağrısı, baş dönmesi, göz kararması gibi tablolar görebiliriz. Ben bu tip tabloları aşıya bağlı değil, enjeksiyona bağlamanın doğru olacağını düşünüyorum" dedi.

Kişilerin ağrı eşiklerinin birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dikkat edilmesi gereken nokta; bu tip uygulamaların genelde aç karnına yapılmaması gerektiğidir. Çünkü ağrı duyulmasıyla birlikte kan şekerinde dengesizlikler ve tansiyondaki dengesizliklerle birlikte hem denge problemi hem de çarpıntı hissi, soğuk terleme hissi ve beraberinde bu tip tablolarla karşılaşabiliriz. Bu tamamen enjeksiyona bağlı bir etki gibi görünüyor, aşılara bu konuda gereksiz bir mana yüklemeye gerek yok. Gereksiz bir hezeyan. Bunun aşıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Bu etki herkeste olan bir şey değildir. Kişinin ağrı ve heyecan eşiğiyle ilgili, bunu kişinin kendisi yönetmeli. Aşılara dünya dışı bir varlık muamelesi yapılıyor. Aşılanmayı aya gitmeye benzetecek düzeyde mana yükleyenler var. Sonuçta bir aşı ve minik bir iğneyle kolay yapılan bir uygulamadır. Sonuçta çocukken herkesin olduğu bir şey. Bunun suistimal edildiğini düşünüyorum. Aşıdan sonra okul tatil olsun isteyen arkadaşlarımız olurdu; ama çoğunluk günlük işlerine devam ederdi. Aradaki fark aslında bu kadar yalın."

Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, "Bunu direkt aşıya bağlamak çok absürd, bunu nereden bilebiliriz. Serebrovasküler olay dediğimiz kişinin beynine küçük bir pıhtı atmış olabilir. İç kulakla ilgili bir problemi vardır, denge bozukluğu olmuş olabilir ya da ani olarak hipertansif atağı olmuştur. Gerginlik, yorgunlukla beraber hiç olmaz ama bir kez olmuş olabilir. Biz ani ölen bir insanda bile 'Bu kalptendir' diyemiyoruz. Kalpten ise ritimdendir, kalp yetmezliğindendir, kullandığı ilaçlardandır, kalp krizi geçirmiştir, aort yırtılmasıdır diye pek çok sebep düşünüyoruz. Onca şey düşünülebilecekken 'Ben aşı oldum, ondan kaynaklandı' demek çok zor. Bu çok büyük bir yanlış. Aşılar her zaman yüzde 100 zararsızdır diyemeyiz. Sonuç olarak aşıların yan etkileri de görülebilir. Ritim bozuklukları, çarpıntı, tansiyon oynamaları, pıhtılar, kalp kası tutulumları olabilir ama bunların yüzdeleri çok çok düşüktür. Bunu daima 'Ya Covid olursam ne olurdu' cümlesiyle karşılaştırın. Koronavirüse bağlı yüzde 30 ihtimalle kalp tutuluyor, akciğer tutuluyor; yüzde 20 ihtimalle nörolojik sistem tutulabiliyor ve bunlara bağlı çok ciddi problemler ortaya çıkabiliyor. Long covid gelişebiliyor, insanların bilişsel fonksiyonları bozulabiliyor, iş gücü kayıpları gelişebiliyor. Bütün bunlar varken 'Aşıdan dolayı dengemi kaybettim, kaza yaptım' demek çok da gerçekçi bir yaklaşım değil."

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Kurugöl, "Aşının böyle bir etkisi olamaz. Kişi aşı olduktan sonra belli bir müddet hastanede bekletilir. Aşıya bağlı ağır allerjik reaksiyonlar olabilir. Yarım saat kadar bekletmemizin sebebi; tüm aşılar için geçerli olan ağır allerjinin ortaya çıkabilmesi durumudur. Bunlar can kaybına yol açacak ağır reaksiyonlardır. Bu nedenle sağlık çalışanları hemen müdahale edebilsinler diye kişiler bekletilir. Bunlar genelde 15 dakikada, yarım saatte ortaya çıkar. Bunun dışında aşı olan kişinin dikkat etmesi gereken bir şey yoktur, bir kısıtlama söz konusu değildir. 'Banyo yapmayın', 'alkol tüketmeyin' uyarısı yapılıyor ama aşıyla bunların ilgisi yok. Sadece aşının olası yan etkilerinin olabileceği ilk saatler içki içilmemesinde yarar vardır; çünkü aşı yan etkileriyle karıştırılabilirler. Bu nedenle pek önermiyoruz. Aşıdan sonra 'araç kullanmayın, denge kaybı olur' gibi bir şey söylemek mümkün değil. Bu, kaza yapan kişi için sadece bir bahane olmuş. Aşının yan etki olarak dengesizlik yapması, kazaya yol açması olanaksızdır" açıklamasında bulundu.

Kaynak: Habertürk