Habertürk'ten Ahmet Kıvanç, emekli aylığı düşük kalan ve bunu artırmak için yollar arıyan vatandaşların işine yarayacak çok önemli bilgiler verdi.
İşte Kıvanç'ın kaleme aldığı o metin:
Gerek emekliliği yaklaşan, gerekse emekli olan okurlarımızdan bu minvalde çok sayıda mesaj alıyorum.
Emekliliği yaklaşanlar alabilecekleri emekli aylığının ne kadar düşük olduğunu e-Devlet’ten görünce, artırmanın yollarını arıyorlar. Emekli olanlar da aynı şekilde aylığı artırma arayışına giriyorlar.
Çalışmaya devam ederken emekli aylığını artırmanın kestirme bir yolu yok maalesef. 2000 yılından sonraki dönemde emekli aylığı hesabında, çalışma hayatı boyunca Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen prime esas kazanca bakılıyor.
Kazanç tutarı yüksek ve çalışma süresi uzun olanlar daha yüksek emekli aylığı alırken, SGK’ya bildirilen kazanç tutarı düşük ve çalışma süresi de kısa olanlar daha düşük emekli aylığına mahkum oluyorlar.
Yüksek emekli aylığı bağlatabilmek için prime esas kazancı yüksek tutup olabildiğince uzun süre çalışmaya devam etmek gerekiyor.
BİR YOLU VAR
Emekli olup çalışmaya devam edenlerin aylığının yükselebilmesi için ise bir yol bulunuyor. Emekli aylığını kestirip çalışmaya devam edenlerin aylığı, çalışma sona erip tekrar aylık bağlattıklarında yeniden hesaplanır.
Yeniden hesaplanırken aylığı kestirdikleri tarih ile yeniden bağlattıkları tarih arasında yapılan zamlar yansıtılır. Buna ilaveten, çalıştıkları her yıl için SGK’ya bildirilen ortalama prime esas kazançlarının yüzde 2’si oranında ilave artış yapılır.
Bunu bir örnekle açıklayalım. Örneğin, emekli aylığının kestirildiği tarihteki aylık tutarı 30.000 TL, çalışılan iş yerinden alınan ortalama brüt ücret tutarı ise 60.000 TL olsun.
Bu kişi üç yıl çalıştıktan sonra çalışmayı bırakıp tekrar emekli aylığı bağlatırsa, her yıl için prime esas kazancının yüzde 2’si oranında olmak üzere ilave aylık bağlanır. Bu da 30.000 TL olan aylığın 33.600 TL’ye çıkması anlamına gelir. Üç yıllık süre içinde emekli aylıklarına her 6 ayda bir yapılan zamlar da yansıtılır.
KESTİRİP KESTİRMEME KONUSUNDA İYİ ANALİZ YAPILMALI
Emekli aylığı bu şekilde artmakla birlikte sağlanan artışın emekli aylığını kestirmeye değip değmeyeceğinin iyi hesaplanması gerekir. Örneğimizdeki kişi, emekli aylığında 3.600 TL ilave artış elde edebilmek için 30.000 TL X 36 ay olmak üzere 1.080.000 TL emekli aylığından vazgeçmiştir. E
lde ettiği artışla bu kaybı telafi edebilmek için 300 ay (25 yıl) beklemesi gerekecek, ancak 25 yıldan sonra artıya geçebilecektir. Bu kişinin emekli aylığını kestirip çalışmaya devam etmesi avantajlı görünmüyor.
Bu yöntemle emekli aylığını artırmak için, emekli aylığının tabana yakın olması ve emekli olduktan sonra çalışırken alınan ücretin ise tavan ya da tavana yakın olması gerekir. Prime esas kazanç tavanı 2025 yılı sonuna kadar asgari ücretin 7,5 katı, 2026 yılından itibaren ise 9 katı olarak uygulanıyor.
Asgari ücretin 7,5 katı demek 2026 yılı için brüt ücretin 247.725 TL olması demektir. Bir kişi üç yıl bu düzeyde ücretle çalıştığında emekli aylığı 14.850 TL artar. Kestirdiği emekli aylığı da o tarihte örneğin 25.000 TL ise üç yılda almaktan vazgeçtiği toplam aylık tutarı 900.000 TL olacaktır.
Elde ettiği artışla kaybettiği aylığı 60 ayda (5 yıl) telafi edebilecektir. Emekli aylığını kestirerek çalışmaya devam etmek bu kişi için avantajlıdır.
Sizin durumunuza gelince, emekli olduktan sonra yurt dışında çalıştığınız süreler için borçlanma yapma hakkınız bulunmamaktadır.
Yurt dışındaki çalışma sürelerinizi Türkiye’deki aylığınız ile birleştirebilmek için öncelikle o ülke ile Türkiye arasında sosyal güvenlik anlaşması bulunması gerekir. Anlaşma olması da yetmez emekli aylığınızı kestirmelisiniz.
Emekli aylığınızı kestirip çalışsanız bile yurt dışındaki çalışmanıza karşılık elde ettiğiniz kısmi aylığı Türkiye’deki aylıkla birleştirebilmek için o ülkenin emeklilik yaş koşulunu yerine getirene kadar beklemeniz istenir.
İşçinin hastalığı veya iş kazası nedeniyle raporlu olduğu dönemde, SGK tarafından, işçinin prime esas brüt kazancının 3’te 2’si oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Örneğin brüt ücreti 50.000 TL olan işçiye raporlu olduğu her gün için 1.111 TL geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Bu kişi nisan ayında normalde 40.207 TL net ücret alabilecek iken 30 günlük geçici iş göremezlik ödeneği tutarı 33.333 TL olur.
İşverenin aradaki farkı ödeme yükümlülüğü bulunmuyor. Ancak, bazı işletmelerde işveren, zorunlu olmadığı halde ödeneğin üstünü net ücrete tamamlamaktadır. Bu tamamen işverenin iyiniyetine bağlıdır.
İşveren ödemezse işçinin talep etme hakkı da olmaz.
2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak öğretmenlik görevime başladım. Askerlik ve ücretsiz izin borçlanmalarımı yaptım ve HİTAP sistemine işlendi. 25 yıllık sigorta süremin tamamlanmasına 2 yıl kaldı. Bu süreyi isteğe bağlı iştirakçilikle mi tamamlamam gerekir, yoksa isteğe bağlı sigortalılık yeterli olur mu? Sigortalılıkta son yedi yılda ağırlıklı olarak ödenen prim Emekli Sandığına yapılıyorsa buna göre emeklilik hakkı veriliyor diye biliyorum. Doğru mudur? (Emre T.)
Emeklilik dilekçesi verdiğiniz tarih itibarıyla son 2520 gün en çok hangi statüde çalışmanız varsa o statüde emekli olursunuz.
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi isteğe bağlı iştirakçilik için kamuda en az 10 yıl çalışma koşulunu tamamlamış bulunuyorsunuz. İsteğe bağlı iştirakçilik için memuriyetten ayrıldıktan sonra altı ay içinde SGK’ya yazılı müracaat etmeniz ve işçi ya da esnaf olarak zorunlu sigortalılığı gerektiren bir işte çalışmamanız gerekir.
İsteğe bağlı iştirakçilik hakkından yararlanmakta iken bir işte çalışmaya başlarsanız zorunlu sigortalılık dolayısıyla isteğe bağlı iştirakçiliğiniz durdurulur. Çalışmayı bıraktığınız tarihten itibaren yeniden 6 ay içinde başvurduğunuz takdirde isteğe bağlı iştirakçiliğiniz devam eder.