İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Oyun zarflar açıldıktan sonra başlıyor

Muhtarlarla bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu "Zarfların içerisindeki oy pusulalarından eminiz. Zarflar açıldıktan sonra oyun başlıyor." diye konuştu.

Google Haberlere Abone ol

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Topkapı Sosyal Tesisleri'nde Fatih'teki 57 mahallenin muhtarıyla bir araya geldi.

Daha önce böyle bir seçim görmediğini söyleyen Soylu "Bir torbanın içerisine attığınız zaman eğer yüzde 50'si bir tarafa aitse sağlamı da çürüğü de iki tarafa eşit çıkar. Anlaşılan şöyle söylenmiş 'Yedirebildiğiniz kadar yedirin kardeşim.' dedi. Soylu "Zarfların içerisindeki oy pusulalarından eminiz. Zarflar açıldıktan sonra oyun başlıyor." diye konuştu.

 

Konuşmasında Ekrem İmamoğlu'nun göreve gelmesinin ertesi günü İstanbul'daki verileri kopyalamasını eleştiren Soylu, "İstanbul'daki verileri kopyalamak için talimat vermek doğru bir yaklaşım değildir. Devlet adamlığıyla bağdaşmaz. Ciddiyetle bağdaşmaz. Orada demek ki tahrifatlar yapacaksın, ellerinde bunları alacaksın, milletin kişisel verilerini alacaksın. Bunu da doğru bulmuyorum" diye konuştu.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İstanbul gün geçtikçe büyüyor. Bizim kurmak istediğimiz sistem; bir tarafta karakol, muhtarlık, bekçiler, bir tarafta asayiş, güvenlik açısından söylüyorum, İstanbul'da el birliğiyle mahallelerimize hakim olabildiğimiz, bir mesele olduğunda paylaşabildiğimiz bir sistemi oluşturmak. Bizim hedefimiz, İstanbul'u dünyanın en güvenli metropolü haline getirmek." dedi.

 

"Oy pusulalarından eminiz, zarflar açıldıktan sonra oyun başlıyor"

Hayatında böyle bir seçim görmediğini anlatan Soylu, "Seçimlerde olur. 3-5 kağıt üzerinde oynama olur. Sandık başkanı ya da sandık kurulu üyesidir. Orada partisi adına bastırır. 3-5 tane ortada olan oyu kendi lehine çevirir. Akşam kahveye gittiği zaman da '3-4 tane oyu partimin gidiyordu, o tarafa geçirdim.' der. Bunu her partili söyler. Bunu da böyle keyifle anlatır. İşin esası bu kadardır. Sandıklar açıldı. Ancak biz 29 bin oy açtırabildik itirazlarımızla. 29 bin oy 13 bin oya düştü. Böyle bir şey yok. Bir torbanın içerisine attığınız zaman eğer yüzde 50'si bir tarafa aitse sağlamı da çürüğü de iki tarafa eşit çıkar. Anlaşılan şöyle söylenmiş 'Yedirebildiğiniz kadar yedirin kardeşim.' 18 bin, 18 bin 500 bu tarafta düzeltilecek. Bin 500 ancak öteki tarafta düzeltilecek. Bizim zarfların içerisindeki oy pusulalarından şikayetimiz yok. Zarfların içerisindeki oy pusulalarından eminiz. Zarflar açıldıktan sonra oyun başlıyor." diye konuştu.

" 28 Şubat manzaralarında olduğu gibi Binali Ağabey'e hakaret ediyorlar"

Soylu, büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerindeki oy sayımında oylar ile oy sayım cetveli ve sandık tutanağının farklı olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz buna itiraz etmeyelim mi? Eğer biz buna itiraz etmek etmezsek bu millet şunu sorar: 'Kendi hakkını koruyamıyorsun, bir oyun hakkını koruyamıyorsun. Bu milletin hakkını nasıl koruyacaksın?' Sonra başka bir tehlikeyle karşı karşıya kalırız. Mahalle baskısı var. Sosyal medyadan 'Böyle bir şey olur mu?' İyi, sineceğiz, pusacağız. 5 yıl sonraki seçimde en çok bağıranın seçimi aldığı bir tabloya döndürürüz Türkiye demokrasisini kimse kusura bakmasın. O zaman biz Amerika ile terörle memleketimize yüklenmek istenen kötülüklerle niçin mücadele ediyoruz? Bunu nasıl izah ederiz? Ben bir endişe ve bir tehdit görüyorum. 23 Haziran seçimlerinin İstanbul'da, İstanbul odaklı bir ideolojik kavga ve siyasal çatışmanın merkezi haline getirmeye çalışıyorlar. 23 Haziran'dan sonra bir meşruiyet tartışması başlatabilmek, İstanbul'un gücünü arkasına alarak Türkiye'nin siyasal istikrarını zedeleyebilmek için birileri kendi adına adım atıyorlar. Bunu nereden çıkardın diye sorarsan? Şu 1,5 aylık süreçte oluşturdukları baskıyla çıkardım. Binali Ağabey geçen gün bir gösteriye gidiyor. Çıkışta aynen 28 Şubat manzaralarında olduğu gibi Binali Ağabey'e hakaret ediyorlar. Biz bunları unutmuştuk. Bunu bana yaparsınız anlarım. Birçok kişinin ayağına basıyorum ama Binali Ağabey'in 17 yıldır bu memlekette Türkiye'de birçok hizmetin altında imzası var."

"İstanbul'da ne işin var diye soruyorsun"

Kendisinin İçişleri Bakanlığı görevine gelir gelmez istihbarat bilgileri istemediğini belirten Soylu, "Ben göreve gelir gelmez şunu mu söyledim? İstihbarata 'Şu CD'yi getirin bütün istihbari bilgileri kasama koyacağım. İstediğim zaman da bakacağım.' Bu devlet bana namusunu emanet etmiş. İstanbul Belediye Başkanlığı görevine geldiği günün ertesi günü İstanbul'daki verileri kopyalamak için talimat vermek doğru bir yaklaşım değildir. Devlet adamlığıyla bağdaşmaz. Ciddiyetle bağdaşmaz. Orada demek ki tahrifatlar yapacaksın, ellerinde bunları alacaksın, milletin kişisel verilerini alacaksın. Bunu da doğru bulmuyorum. İki günden beri de 'Süleyman Soylu'nun İstanbul'da iş nedir? Gitsin Ankara'da otursun. Allah'tan belediye başkanı değil. Bizi İstanbul'a sokmayacak. Ben İçişleri Bakanıyım. Gabar dağına çıktığım zaman 'Gabar dağında ne işi var?' diye sordun mu da bugün İstanbul'da ne işi var diye soruyorsun?" şeklinde konuştu.