İsrail'in saldırısı gerilimi yükseltti! Tahran Hürmüz'ü kapattı! İran'dan sert mesaj: Ellerimiz tetikte

ABD/İsrail-İran hattında 40 gündür süren savaşta 15 günlük ateşkes ilan edildi ancak gerilim sürüyor. İsrail, Lübnan’ı kapsam dışı tutarak Beyrut’u vururken yüzlerce kişi hayatını kaybetti. İran ise Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını açıklayıp sert misilleme tehdidinde bulundu.‘En sert intikamın verileceğini’ açıklayan İran, Trump’ın şartları ihlal ettiğini de vurguladı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise Trump'a rest çekerek "ABD, ateşkes ya da savaş arasında bir seçim yapmak zorunda" dedi.

İsrail'in saldırısı gerilimi yükseltti! Tahran Hürmüz'ü kapattı! İran'dan sert mesaj: Ellerimiz tetikte

ABD-İsrail-İran savaşının 41. gününde ateşkes kırılganlığını korumaya devam ediyor. Tahran'dan Washington'a 'ya ateşkes ya savaş' mesajı gönderilirken dengeleri değiştirecek kritik harita paylaşıldı. Öte yandan ABD Başkanı Trump flaş bir açıklamada bulundu. İşte dakika dakika yaşananlar...

NETANYAHU: LÜBNAN İLE ATEŞKES OLMAYACAK

İsrail’in Lübnan sınırı yakınlarında yaşayanlara hitap eden Netanyahu, "Lübnan'da ateşkes yok.

Hizbullah'a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyor ve güvenliğimizi yeniden tesis edene kadar durmayacağız" dedi.

DONALD TRUMP AVRUPA'DAKİ BAZI ABD ASKERLERİNİ GERİ ÇEKMEYİ DÜŞÜNÜYOR

Reuters Beyaz Saray yetkilisine dayandırdığı habere göre ABD Başkanı Trump, Avrupa'daki bazı ABD askerlerini geri çekmeyi düşünüyor.

MÜCTEBA HAMANEY: SAVAŞ ARAMIYORUZ

 İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney yaptığı açıklamada, "İran savaş aramıyor ancak haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

ABBAS ARAKÇİ'DEN AÇIKLAMA

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, "Netanyahu’nun ceza davası pazar günü yeniden başlıyor. Lübnan’ı da kapsayan bölge genelinde bir ateşkes, onun hapse girmesini hızlandıracaktır.

ABD, Netanyahu’nun diplomasiyi öldürmesine izin vererek kendi ekonomisini çökertmek isterse, bu nihayetinde kendi tercihi olacaktır. Bunun aptalca olacağını düşünüyoruz ancak buna da hazırız." dedi.

ABD BASINI: "İSRAİL LÜBNAN GÖRÜŞMELERİ HAFTAYA"

ABD basınından yapılan açıklamaya göre, İsrail ile Lübnan arasında ateşkes için doğrudan müzakere gerçekleşecek. Görüşmelerin ise haftaya ABD'de gerçekleşeceği aktarıldı.

NETANYAHU’DAN LÜBNAN İLE DOĞRUDAN MÜZAKERE TALİMATI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hava ve kara saldırılarıyla hedef aldıkları Lübnan ile doğrudan müzakerelere başlayacaklarını açıkladı.

Başbakan Netanyahu, yaptığı açıklamada, dün toplanan Güvenlik Kabinesi'ne Beyrut yönetimiyle mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini duyurdu. Netanyahu, doğrudan müzakerelerin Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında "barışçıl ilişkiler kurulmasına" odaklanacağını ileri sürdü. ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı konusunda çelişkili iddialar ortaya atılırken İsrail ordusu, 8 Nisan Çarşamba günü başkent Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçmişti.

KUVEYT: SON 24 SAATTE SALDIRI OLMADI

Kuveyt, son 24 saat içerisinde (İran'dan ülkeye yönelik) herhangi bir saldırı veya yeni bir durumun kaydedilmediğini bildirdi.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü Suud el-Atvan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yayınladığı açıklamada, İran'dan ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin son durumu paylaştı. Sözcü Atvan, son 24 saat içerisinde herhangi bir operasyonel gelişme (saldırı) veya yeni bir durumun kaydedilmediğini belirtti. Atvan, silahlı kuvvetlerin görev ve sorumluluklarını yüksek verimlilik ve teyakkuz halinde yerine getirmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Bakanlık Sözcüsü Atvan, ordunun sürekli hazırlık ve daimi teyakkuz çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, bunun da ülke güvenliğinin güçlendirilmesine ve vatandaşlar ile ülkede yaşayanların güvenliğinin korunmasına katkı sağladığını dile getirdi. 

İSLAMABAD’DA GÖRÜŞMELER ÖNCESİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILDI

Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilmesi beklenen ABD-İran arasındaki görüşmeler öncesinde kentte yoğun güvenlik önlemleri alındı. İlan edilen iki günlük resmi tatil kapsamında birçok iş yeri ve okul kapatıldı, asker ve polis ekipleri ise çeşitli noktalarda kontrol noktaları kurdu.

İran ile ABD-İsrail hattında varılan ateşkes kararının ardından tarafların bir araya gelmesinin beklendiği Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kapsamlı hazırlıklar sürüyor. İslamabad yönetimi, görüşmeler öncesinde şehirdeki hareketliliği azaltmak amacıyla iki günlük resmi tatil ilan etti. Kent genelinde çok sayıda iş yeri ve okul kapatılırken, asker ve polis ekipleri, kritik noktalarda geniş güvenlik önlemleri aldı. Şehrin çeşitli bölgelerinde kontrol noktaları oluşturulurken, özellikle Pakistan'ın idari merkezlerinin bulunduğu Kırmızı Bölge'de araç denetimleri sıkılaştırıldı. Görüşmelerin hassasiyeti nedeniyle kent genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin sayısı da artırıldı. Yetkililer, alınan özel önlemler kapsamında heyetlerin programları süresince yapılacak görüşmeler, ulaşım süreçleri ve konaklama alanlarında güvenliğin en üst düzeyde sağlanacağını, bu doğrultuda daha kapsamlı güvenlik protokollerinin devreye alındığını bildirdi.

LAVROV, İRANLI MEVKİDAŞI İLE ATEŞKESİ GÖRÜŞTÜ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi telefonda ele aldı.

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov ve Erakçi, telefon görüşmesi yaptı. ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ele alındığı görüşmede, Rus tarafı bu ateşkesi memnuniyetle karşıladı, sağlanan anlaşmaların bölgesel boyutta olduğunu ve Lübnan'ı da kapsadığını vurguladı. Bakan Lavrov görüşmede, İran ile ABD arasında yapılacak müzakerelerin başarılı olacağı umudunu paylaşarak, bölgede uzun vadeli barış ve sağlam güvenliğin sağlanması konusunda destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Erakçi de Rusya'ya, Basra Körfezi'ndeki durumla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) sergilediği tutumdan dolayı teşekkür etti. 

LÜBNAN ORDUSU: İSRAİL, ÜLKEDE İÇ KARIŞIKLIK HEDEFLİYOR

Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolph Heykel, İsrail'in süregelen saldırılarının ülkenin istikrarını hedef aldığını ve iç karışıklık çıkarmayı amaçladığını belirtti. Lübnan ordusundan yapılan açıklamaya göre Heykel, ülkenin güneyindeki bazı askeri birlikleri ziyaret etti. Burada askerler ve komutanlarla bir araya gelen Heykel, "zorlu şartlara rağmen gösterdikleri fedakarlıkları" takdir ettiğini söyledi.

Heykel, İsrail'in son dönemde yoğunlaşan ve sistematik şekilde yürütülen saldırılarının Lübnan'ın istikrarını bozmayı ve iç karışıklık çıkarmayı hedeflediğini vurguladı. Orduyu hedef alan kampanyalara da tepki gösteren Heykel, Lübnan ordusunun görevini kararlılıkla sürdürdüğünü ve ülkenin güvenliğini sağlamaya devam edeceğini kaydetti. İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti. 

İRAN: ATEŞKES İHLALİNE KARŞILIK VERECEKTİK, PAKİSTAN DEVREYE GİRDİ

İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından yaşanan sürece ilişkin, "İran, dün gece ateşkes ihlaline karşılık vermenin eşiğindeydi. Ancak Pakistan devreye girerek, ABD'nin İsrail'i kontrol altına alacağı yönünde mesajlar iletti" dedi.

ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ardından, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak görüşmeler öncesi İran'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından dünün Tahran için oldukça kritik olduğunu belirterek, "Bu saldırılara karşılık vermekten başka bir seçeneğimiz yoktu ve İran, dün gece ateşkes ihlaline karşılık vermenin eşiğindeydi. Ancak Pakistan devreye girerek, ABD'nin İsrail'i kontrol altına alacağı yönünde mesajlar iletti" ifadelerini kullandı.

"KALICI BARIŞI SAĞLAYACAK BİR UZLAŞIYA VARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ"

Hatibzade, "İran heyeti görüşmelere katılmak üzere yola çıkacak. Üzerinde çalıştığımız program ve gündem de bu yönde. Anladığımız kadarıyla ABD tarafı da aynı doğrultuda hareket ediyor. Bu nedenle Pakistan'da yakında bir araya gelerek Orta Doğu'da kalıcı barışı sağlayacak bir uzlaşıya varmayı temenni ediyoruz. Ancak ABD, taahhüdü gereği İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını durdurmalıdır. Bölgedeki herhangi bir barışın Lübnan'ı da kapsaması gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki saatler son derece kritik. ABD'nin müttefikini kontrol edebileceğini ve bu kez sözlerine sadık kalarak üzerinde anlaşılan hususlara bağlı kalacağını umuyoruz" dedi.

İSRAİL’İN TEHDİDİ ARDINDAN DAHİYE’DE HALK EVLERİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDI

 İsrail ordusunun Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesi için saldırı tehdidini yinelemesinin ardından bölge halkı apar topar evlerini terk etmek zorunda kaldı ve yollara düştü.

İsrail ordusu Dahiye'ye yönelik tekrarladığı saldırı tehdidinde Uluslararası Refik Hariri Havaalanı yakınında bulunan ve daha önce de saldırılar düzenlediği Cinah bölgesini de ekledi. Tehdidin ardından özellikle Dahiye'nin Cinah ve Uzai bölgelerinden yanlarına taşıyabildikleri eşyaları alan Lübnanlılar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Araçları olmayanlar ise yaya olarak bölgeden ayrılmaya çalıştı. İsrail ordusu halkını göçe zorladığı ve saldırı tehditlerini tekrarladığı Dahiye'ye sık sık saldırılar düzenliyor. Dahiye'nin Cinah bölgesi diğer bölgelerine nazaran daha gelişmiş olmasıyla öne çıkıyor. İran ve Kuveyt Büyükelçilikleri de bu bölgede bulunuyor. Saldırı tehdidinin ardından insanlar İsrail saldırılarından kaçmak için yollara düşerken, yollarda da trafik yoğunluğu meydana geldi. Saldırı tehdidi altındaki Cinah'ın sahil kesiminde ve genellikle halkın gelir seviyesi düşük kesiminin yaşadığı Uzai bölgesinde de hareketlilik yaşandı. İsrail saldırılarından kaçmak isteyenler sahil yolundan bölgeyi terk etmeye çalıştı. İsrail ordusu dün Lübnan genelinde 10 dakika içinde 100 hava saldırısı düzenlemişti. Saldırılarda 92'si Beyrut'tan olmak üzere en az 254 kişi yaşamını yitirmişti. İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1500'den fazla kişi hayatını kaybetti.

İSRAİL SAVUNMA BAKANI: “İRAN SALDIRIRSA CEVAP VERMEYE HAZIRIZ”

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkese dahil edilmemesi nedeniyle İran'ın misilleme yapması durumunda İsrail'in saldırıya hazır olduğunu söyledi.

Katz, yayımladığı video mesajda, Lübnan'da Hizbullah'a dün düzenlenen ve en az 254 kişinin hayatını kaybettiği açıklanan saldırılarla Hizbullah'a çok büyük darbe vurduklarını ileri sürdü. Söz konusu saldırılarda 200'den fazla Hizbullah mensubunun öldüğünü savunan Katz, 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da 1400'den fazla Hizbullah mensubunun saldırılarda öldürüldüğünü iddia etti. Katz, Lübnan'ın da ABD-İran arasındaki geçici ateşkes kapsamına alınması için İran'ın baskı uyguladığını belirterek, "İran, İsrail'e saldırırsa İsrail ordusu güç kullanmaya hazır." ifadesini kullandı. Lübnan'ın güneyindeki İsrail işgali konusunda da bilgi paylaşan Katz, sınırdan Litani Nehri'ne kadar 4 hat oluşturduklarını, bunların sırasıyla sınır hattı, sınıra yakın köyleri içeren ve 15 yerinde İsrail ordusunun konuşlandığı "savunma hattı", Hizbullah'ın tanksavar füzeleri atabildiği "taksavar hattı" ve Litani Nehri olduğunu kaydetti. Katz, Litani bölgesinde İsrail ordusunun büyük güçle hava saldırıları düzenlemeyi sürdüreceği tehdidinde bulundu. ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı konusunda çelişkili iddialar ortaya atılırken İsrail ordusu, 8 Nisan Çarşamba günü başkent Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti.

BAE İSRAİL'İN LÜBNAN'A YÖNELİK SALDIRILARINI ŞİDDETLE KINADI

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Saldırıların şiddetle kınandığı açıklamada, saldırıları durdurmak ve daha fazla kan dökülmesini önlemek için uluslararası düzeyde ortak çabalara ihtiyaç duyulduğu ve sivillerin uluslararası hukuk ve anlaşmalar çerçevesinde tam koruma altında olması gerektiği vurgulandı.

Bakanlığın açıklamasında, geçmekte olduğu bu kritik süreçte BAE'nin Lübnan hükümetiyle tam dayanışma içinde olduğu vurgulanarak, BAE'nin, Lübnan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme konusunda kararlı olduğu kaydedildi.

Açıklamada, devletler arası ilişkileri ve egemenliklerini düzenleyen yasalara hiçbir şekilde saygı göstermeyen, şiddeti, gerilimi tırmandırmayı ve pervasız eylem ve tepkileri reddetme konusundaki BAE'nin kararlı duruşu hatırlatılarak, bu tür davranışların durumu karmaşıklaştırdığı ve istikrarsızlık risklerini artırdığı vurgulandı.

Bakanlığın açıklamasında, anlaşmazlıkların çatışma ve gerilimi tırmandırma dilinden uzak, diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği belirtildi.

TEHRAN TIMES: “LÜBNAN’A SALDIRILARI DURMAZSA ABD İLE GÖRÜŞME OLMAYACAK”

İranlı bir yetkili, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının durdurulmaması halinde cuma günü Pakistan'da planlanan ABD'yle görüşmelerin gerçekleşmeyeceğini iddia etti.

Tehran Times gazetesine konuşan ismi açıklanmayan İranlı üst düzey güvenlik yetkilisi, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla ateşkesin ihlal edildiğini belirtti. ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını savunan İranlı yetkili, cuma günü İslamabad'da planlanan ABD ile İran arasındaki görüşmelere işaret ederek, "Lübnan'a saldırılar durmazsa, müzakereler olmayacak." ifadelerini kullandı. İranlı güvenlik yetkilisi, Lübnan'daki saldırılarının durdurulmasının, İran'ın 10 maddelik ateşkes planının önemli bir parçası olduğunu belirterek, İran'ın tehditlerinin ardından İsrail'in saldırıların hacminin azaldığını ve Hizbullah'ın da İsrail'e ağır darbeler indirdiğini savundu. İran ile ABD arasında varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin arabulucusu Pakistan Başbakanı Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu. İran ise ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamıştı. ABD ile İran, cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da görüşmelere başlanması konusunda uzlaşmıştı.

CENTCOM: İRAN'DA 13 BİNDEN FAZLA ASKERİ HEDEFİ VURDUK

CENTCOM'un X sosyal medya platformundaki hesabından, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın İran'a yönelik saldırılardaki son duruma ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı.

İran'a yönelik saldırılara 50 binden fazla ABD vatandaşının katıldığını belirten Cooper, saldırılarda temel stratejik askeri hedeflere ulaşıldığını aktardı.

Cooper, İran'daki askeri hedeflere 13 binden fazla saldırı düzenlendiğini ve ardından ABD kuvvetlerinin ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes uyarınca saldırıları askıya aldığını bildirdi.

ABD kuvvetlerinin bölgedeki varlığını sürdürdüğünü belirten Cooper, "İhtiyaç duyulduğunda harekete geçmeye hazırız." ifadesini kullandı.

Cooper, ayrıca saldırılar sırasında 13 ABD askerinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

TRUMP'TAN AÇIKLAMA

 Trump, "Kendi NATO'muz da dahil olmak üzere, bu insanların hiçbiri, üzerlerine baskı yapılmadıkça hiçbir şey anlamıyor" dedi. 

İRAN: İSLAMABAD'DAKİ GÖRÜŞMELERE KATILACAĞIZ

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, "bölgedeki herhangi bir barış lübnan'ı da içermeli. Önümüzdeki saatler kritik" açıklamasını yaptı. 

İran müzakere heyeti İslamabad'a doğru yola çıktı.

 

İRAN'DAN GÜNDE 15 GEMİYE HÜRMÜZ VİZESİ

 Tass haber ajansının İranlı üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin ateşkes anlaşması kapsamında Hürmüz Boğazı’ndan günde 15 gemiden fazlasının geçişine izin vermeyeceği belirtildii

PEZEŞKİYAN, TAHRAN’DA GÖSTERİLERE KATILDI

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’da gösterilere katıldı.

 

PEZEŞKİYAN: TETİKTEYİZ

Pezeşkiyan : Siyonist rejimin Lübnan'a karşı yenilenen saldırganlığı, ilk ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir.Bu, aldatmanın ve potansiyel anlaşmalara uymamanın tehlikeli bir işaretidir. Bu eylemlerin devam etmesi, müzakereleri anlamsız hale getirecektir. Tetikteyiz.İran, Lübnanlı kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacak.

 

TRUMP'TAN ÜLTİMATOM: HAZIRLIKLARINI YAPIN!

 Alman basınından Der Spiegel'in iddiasına göre ABD Başkanı Trump, Avrupa müttefiklerine, Hürmüz Boğazı için somut askeri destek ve plan sağlamaları, önümüzdeki günlerde olası savaş gemisi konuşlandırmaları gibi hazırlıklara başlamalarına yönelik bir ültimatom verdi.

AB: ATEŞKES LÜBNAN'I DA KAPSAMALI

 Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İran'da varılan ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini belirtti.

İRAN: SALDIRILARDA EN AZ 3 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

 İran Adli Tıp Kurumu Başkanı tarafından yapılan son açıklamada 28 Şubat'ta başlayan saldırılardan bu yana İran'da en az 3 bin kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

'ABD VE İRAN DOĞRUDAN GÖRÜŞECEK'

 Pakistanlı yetkililer Anadolu Ajansı'na verdikleri demeçte "ABD ve İran heyetleri, İslamabad'da 'kalıcı' ateşkes konusunda doğrudan görüşmeler yapacak; görüşmelerin bir günden uzun sürebilir" dedi.

NETANYAHU: LÜBNAN'A SALDIRILAR DEVAM EDECEK

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dahil edilmesi tartışılan Lübnan'a saldırıların devam edeceğini söyledi.

 

İRAN HEYETİ BU GECE YOLA ÇIKIYOR!

İran'ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, 10 maddelik barış planı temelinde görüşmeler yapmak üzere Tahran heyetinin bu gece İslamabad'a gideceğini söyledi .

'ŞÜPHECİLİĞE RAĞMEN GERÇEKLEŞECEK'

Mukaddem, X'te yaptığı bir paylaşımda, heyetin İranlıların İsrail hükümetinin "diplomatik girişimi sabote etme" çabalarına yönelik "şüpheciliğine" rağmen bu geziyi gerçekleştirdiğini söyledi.

YÜZ YÜZE Mİ DOLAYLI MI?

Bununla birlikte, ABD ile görüşmelerin yüz yüze mi yoksa dolaylı mı olacağı, İran heyetine kimin başkanlık edeceği gibi konulara dair ise detay vermedi.

 

'YA ATEŞKES YA SAVAŞ'

İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dair şartların net ve açık olduğunu belirten İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi,"ABD, ateşkes ya da İsrail aracılığıyla devam eden savaş arasında bir seçim yapmak zorunda. İkisini birden seçemez" ifadesini kullandı.

MESCİD-İ AKSA, 41 GÜN SONRA İBADETE AÇILDI

 İsrail'in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları nedeniyle kapattığı Mescid-i Aksa'nın 41 gün aradan sonra Müslümanların ibadetine açıldığı bildirildi.

İSRAİL'DEN SALDIRI

 Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerini sürdürdüğüne dikkat çekilerek, Hizbullah'ın Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla Manara yerleşimine saldırı gerçekleştirdiği belirtildi.

Açıklamada, Hizbullah'ın ateşkese uyduğu, İsrail'in ise ihlal etmeye devam ettiğine işaret edilerek, "Lübnan'ı ve halkını savunmak ve düşmanın (İsrail) ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık olarak, İslami Direniş Mücahitleri (Hizbullah), 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 02.30'da Manara yerleşimine roket saldırısı düzenledi." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, "Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığı ülkemize ve halkımıza karşı sona erene kadar devam edecektir." ifadesi kullanıldı.

Söz konusu saldırının, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra Hizbullah tarafından İsrail'e yönelik gerçekleştirilen ilk roketli saldırı olduğu belirtiliyor.

NATO’DAN RUTTE-TRUMP GÖRÜŞMESİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

 NATO’dan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basına kapalı görüşme ile ilgili açıklama geldi.

NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte ve Trump’ın İran meselesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak güvenliğiyle ilgili çeşitli konularda samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak, "Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin daha güçlü ve daha adil bir ittifak oluşturmak için çaba göstermeye devam etmesinin önemini vurguladı" ifadelerini kullandı.

TRUMP, NATO GENEL SEKRETERİ RUTTE İLE GÖRÜŞTÜ

 ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray’da basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. İran eksenli gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve NATO-ABD ilişkilerinin ele alındığı değerlendirilen görüşmenin ardından, Trump’tan dikkat çeken bir paylaşım geldi.

Trump, Truth sosyal medya platformunda yayınladığı mesajda, "İhtiyacımız olduğunda NATO yanımızda değildi, ve tekrar ihtiyacımız olursa yine yanımızda olmayacak. Grönland’ı hatırlayın, o kocaman, kötü yönetilen buz kütlesini" ifadelerini kullandı.

İRAN, HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN GEÇECEK GEMİLERE MAYINLARA KARŞI ALTERNATİF ROTA AÇIKLADI

 İran devlet televizyonu, Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından Basra Körfezi'nde geçiş bekleyen gemilere ilişkin yapılan duyuruyu yayımladı.

Duyuruda, "Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı'nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar aşağıda belirtilen alternatif güzergahların, ekli haritaya uygun şekilde kullanılması gerekmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.

Giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye doğru ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi olarak belirtilirken, çıkış rotası, Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası'nın güneyinden geçiş ve ardından Umman Denizi yönünde devam edilmesi olarak bildirildi.

ABD BAŞKAN YARDIMCISI VANCE İRAN'I UYARDI

 

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Macaristan’a gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretin sonunda, havalimanında gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran’la varılan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını söyleyen Vance, "İranlılar ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını sanıyordu, ama öyle değildi. Biz böyle bir söz vermedik. Böyle olacağına dair hiçbir zaman bir işaret vermedik" dedi. Lübnan konusunun müzakere sürecini etkilememesi gerektiğini vurgulayan Vance, "İran, kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan ve ABD'nin ateşkesin bir parçası olduğunu hiçbir zaman belirtmediği Lübnan yüzünden bu müzakerelerin başarısız olmasına izin vermek istiyorsa, bu nihayetinde onların tercihidir. Bize göre bu aptalca olur, ama onların tercihidir" ifadelerini kullandı.

VANCE İRAN’I VAATLERİNE UYMAYA ÇAĞIRDI

Ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açıldığına dair bazı işaretler gördüklerini aktaran Vance, "Anlaşma bir ateşkes ve bir müzakere sürecini içeriyor. Bizim vaad ettiğimiz şey bu. Onların vaad ettiği şey ise boğazların yeniden açılması. Eğer bunun gerçekleşmediğini görürsek, İranlılar kendi vaatlerine uymazsa, ABD Başkanı Donald Trump da bizim vaatlerimize uymayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"TÜM KOZLAR BAŞKAN TRUMP’IN ELİNDE"

Müzakerelerde ABD’nin avantajlı pozisyonda olacağını öne süren Vance, "ABD'nin bazı talepleri ve istediği şeyler var. İran bize ne kadar çok şey vermeye istekli olursa, bu müzakerelerden o kadar fazla kazanç elde edeceklerini düşünüyorum. Açıkçası, tüm kozlar ABD Başkanı Donald Trump’ın elinde" ifadelerini kullandı. Müzakerelerde ABD’nin gündeme getireceği konulara da değinen Vance, "İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine sahip olmasını istemiyoruz. Başkan Trump ayrıca İran'ın nükleer silah üretmeye yönelik uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde bulunmamasını ve nükleer yakıt programından vazgeçmesini istediğimizi de belirtti. Müzakereler sırasında taleplerimiz bunlar olacaktır" diye konuştu.

VANCE’DEN İRAN’A GÖZDAĞI

İran’a yönelik yaptırımların son bulması için İran’ın nükleer silah programından kesin olarak vazgeçmesi gerektiğini belirten Vance, "İranlılar nükleer silah geliştirmeye yönelik herhangi bir faaliyeti durdurma konusunda kesin bir taahhütte bulunmadıkça bu gerçekleşmeyecek" şeklinde konuştu. İran yönetimine ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme uyarısında bulunan Vance, "Başkan Trump, ABD'nin bu konuda büyük bir etki gücüne sahip olduğunu açıkça ortaya koydu. Ekonomik etki gücümüz var; askeri etki gücümüz var. Eğer İran anlaşmanın kendi payına düşen yükümlülüklerini yerine getirmezse, ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacak" dedi. ABD’nin gücüne işaret ederek İran’a gözdağı veren Vance, "Bildiğimiz şey şu ki, ABD İran'a önemli ölçüde ek askeri ve ekonomik güç uygulayacaktı. ABD bunu yapma kapasitesine hâlâ sahip" dedi.

İRAN BASINI: "HÜRMÜZ BOĞAZI TAMAMEN KAPATILDI, PETROL TANKERLERİ GERİ DÖNDÜ"

 İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanırken, boğazın gemi trafiğine tamamen kapatıldığı ve bazı petrol tankerlerinin geri döndürüldüğü belirtildi.

İran basınında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı çıkışına doğru ilerleyen "AURORA" adlı petrol tankerinin Umman’a bağlı Musandam Yarımadası kıyıları yakınlarında aniden rotasını değiştirerek 180 derecelik dönüş yaptığı ve tankerin, dönüşün ardından Basra Körfezi’nin iç kesimlerine yöneldiği bildirildi.

KRİTİK NOKTADA ROTA DEĞİŞİKLİĞİ

Haberde, geminin rota değişikliğinin uluslararası deniz taşımacılığı açısından en hassas bölgelerden biri olan İran’ın Lark Adası ile Musandam Yarımadası arasındaki dar geçitte gerçekleştiği, bölgenin yoğun enerji trafiği nedeniyle stratejik önem taşıdığı kaydedildi. Haberde ayrıca, Hürmüz Boğazı ve çevresinde gemilerin yaptığı 180 derecelik dönüşlerin genellikle operasyonel nedenler, idari kararlar ya da denetleyici otoriteler ile İran’a bağlı deniz devriye birimlerinin talimatları doğrultusunda gerçekleştiği belirtildi.

Öte yandan haberde, deniz trafiği izleme verilerine göre Hürmüz Boğazı’nda yalnızca İran ve Çin’e ait birkaç petrol tankerinin seyir halinde olduğunun gözlendiği ifade edildi.

TAHRAN BELEDİYE BAŞKANI: ABD ATEŞKESİ İHLAL ETTİ, ATEŞKESE BAĞLI KALMANIN BİR ANLAMI KALMADI

 Zakani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

ABD yönetiminin son saatlerdeki tutumunun, eski ülke lideri Ali Hamaney'in "Büyük Şeytan'a güven olmaz ve onunla müzakere faydasızdır" ifadelerini hatırlattığını dile getiren Zakani, "Hem açık beyanlarında 10 maddelik teklifin tüm maddelerini çiğnedikleri hem de pratikte kendi talep ettikleri ateşkesin hükümlerini birçok açıdan ihlal etmeleri nedeniyle ateşkese bağlı kalmanın bir anlamı kalmamıştır." ifadelerini kullandı.

Zakani, bu nedenle İranlı askerlerin "sert bir intikam alma" konusunda elinin artık serbest olduğunu öne sürdü.

Mehr Haber Ajansı, İran'ın başkenti Tahran civarında saldırı olduğunu duyurmuş ve hava savunma sistemi devreye girmişti.

Ayrıca, Huzistan'da İsrail'e ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının (İHA) düşürülmesi nedeniyle 1 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştı.

Devrim Muhafızları Ordusu, Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki saldırganlara karşılık verileceğini duyurmuştu.

MACRON, LÜBNAN’A DESTEĞİNİ YİNELEDİ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnanlı mevkidaşı Joseph Avn ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail'in Lübnan'da düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek, ülkesinin bu zor koşullarda Lübnan ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Macron, Avn'ı telefonla arayarak İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi ve Lübnan halkına dayanışma mesajı verdi. Macron, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı da kapsaması için gerekli temasları yürütmeye hazır olduğunu ifade etti. Avn da Lübnan'a verdiği destek dolayısıyla Macron'a teşekkür etti. İsrail'in bugün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 254'e yükseldiği bildirilmişti.

LÜBNAN'DA 1 GÜNLÜK ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ

Lübnan'da İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 254 kişi için 1 günlük ulusal yas ilan edildi.

Hükümet binalarının, kamu kurumlarının ve belediyelerin kapalı olacağı belirtilen açıklamada, bayrakların da yarıya indirileceği ve televizyonlardaki yayın akışının yasa göre uyarlanacağı kaydedildi.

Başbakan Selam'ın başta saldırılarda hayatını kaybedenlerin aileleri olmak üzere Lübnan halkına en derin taziyelerini sunduğu açıklamada, yaralılara için acil şifalar dileğinde bulunuldu.

"İSRAİL'İN BM ÜYELİĞİ ASKIYA ALINMALI"

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk günde İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesini sert bir şekilde eleştirerek, Avrupa Birliği'nden (AB) bu ülke ile ortaklık anlaşmasını askıya almasını istedi.

"YA ATEŞKES SAĞLANACAK YA DA SAVAŞ SÜRECEK"

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İran-ABD ateşkesinin şartları açık ve nettir: ABD bir tercih yapmak zorundadır. Ya ateşkes sağlanacak ya da İsrail üzerinden savaş devam edecek. ABD ikisini birden yürütemez" dedi.

TÜRKİYE’DEN TIBBİ MALZEME TAŞIYAN YARDIM TIRLARI İRAN’A GEÇTİ

 Türkiye'den İran'a gönderilen tıbbi yardım malzemelerini taşıyan 3 tır, Ağrı'daki Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden komşu ülkeye geçti.
 

Van başta olmak üzere farklı illerdeki sağlık kuruluşlarından temin edilen ilaç, serum, sarf malzemeleri, tıbbi cihazlar, sedyeler ve oksijen tüpleri, Van İl Sağlık Müdürlüğünün koordinasyonunda kolilere konarak tırlara yüklendi. Van'dan yola çıkan 3 yardım tırı, yaklaşık 5 saatin ardından Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Sınır Kapısı'na ulaştı. Tırlar, görevlilerce yapılan işlemlerin ardından sınır kapısından İran'a geçiş yaptı.

BEYAZ SARAY: "İRAN HÜRMÜZ'Ü AÇACAK"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "İranlılar başlangıçta 10 maddelik bir plan sundu ve bu plan kabul edilemezdi. Tamamı reddedildi ve ABD Başkanı Donald Trump ile müzakere ekibi tarafından adeta çöpe atıldı. İran rejimi müzakere ekibine daha makul bir plan sundu. Başkan Trump ve ekibi, yeni planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü ve kendi 15 maddelik teklifimize uyumlu hale getirmeye karar verdi" dedi.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taraflar arasında ilan edilen tarihi ateşkese ilişkin Leavitt, "Bu ABD için bir zaferdir. Bunu mümkün kılan ABD Başkanı ve inanılmaz ordumuzdur" ifadelerini kullandı. Trump'ın savaşın takvimini en baştan 4 ila 6 hafta olarak belirlediğini söyleyen Leavitt, "ABD, savaşçılarının olağanüstü kabiliyetleri sayesinde Başkan tarafından belirlenen askeri hedeflere sadece 38 gün içinde ulaşmış, hatta bunların ötesine geçmiştir" dedi. Leavitt, İran genelinde 13 binden fazla hedefin vurulduğu saldırılarda İran'ın savunma sanayi altyapısının imha edildiğini ve İran'ın altı hafta öncesine göre yıllarca geriye itildiğini savundu. Leavitt, "İran'ın terör vekillerini finanse etme ve destekleme kabiliyeti de büyük ölçüde azalmıştır. Bu noktada İran artık bölgedeki vekillerine silah dağıtamayacak durumda. En önemlisi de, İran'ın nükleer silah elde edemeyecek olması" şeklinde konuştu.

"DÜNYA, TARİHE GEÇECEK KADAR HIZLI VE BAŞARILI BİR ASKERİ ZAFERE TANIK OLDU"

İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney dahil olmak üzere üst düzey liderlerinin öldürüldüğünü ve geriye kalan liderlerin "korkudan felç olmuş durumda" olduklarını söyleyen Beyaz Saray Basın Sözcüsü Leavitt, "Başkomutan Trump'ın talimatları ve savaşçılarımızın eşsiz başarısı sayesinde dünya, tarihe geçecek kadar hızlı ve başarılı bir askeri zafere tanık oldu. Başkan Trump, 'Epic Fury' (Destansı Öfke) Operasyonunu belirli askeri stratejik hedeflerle başlattı ve ABD bu hedeflere açıkça ulaştı" dedi. ABD'nin baskı politikası ve askeri başarılarıyla İran'ın ateşkes talep etmeye ve nihayetinde ABD'nin ateşkes önerisini kabul etmeye zorladığını söyleyen Leavitt, "İran, Hürmüz Boğazı'nı açmayı kabul etti ve Başkan'ın da söylediği gibi, İranlılardan müzakere için uygulanabilir bir temel olarak değerlendirilen bir teklif aldık" dedi.

"TRUMP YENİ VE DEĞİŞTİRİLMİŞ PLANI MÜZAKEREYE UYGUN BİR TEMEL OLARAK GÖRDÜ"

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'ın önerdiği ilk ateşkes maddelerini reddettiklerini ancak, daha sonra sunulan maddelerin ABD'nin teklif ettiği 15 madde ile uyumlu olduğunu söyledi. Leavitt, "Bugün medyada bu müzakereler ve planlar hakkında çok sayıda hatalı haber gördüm. Bu yüzden açık bir şekilde kayıtlara geçsin istiyorum. İranlılar başlangıçta 10 maddelik bir plan sundu ve bu plan, temel olarak ciddiyetsiz ve kabul edilemezdi. Tamamı reddedildi ve Trump ve müzakere ekibi tarafından adeta çöpe atıldı. Bu salondaki birçok medya kuruluşu, ABD'nin bu planı kabul ettiği şeklinde haber yaptı. Bu doğru değildir. Başkanın belirlediği son tarih hızla yaklaşırken ve ABD ordusu İran'ı saatler ilerledikçe giderek daha fazla zayıflatırken, rejim durumu kabul etti ve müzakere ekibine daha makul, tamamen farklı ve daha kısa bir plan sundu. Başkan Trump ve ekibi, bu yeni ve değiştirilmiş planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü ve kendi 15 maddelik teklifimize uyumlu hale getirmeye karar verdi" dedi. Leavitt, Başkan Trump'ın İran'ın uranyum zenginleştirmesine ilişkin kırmızı çizgilerinin değişmediğini ve İran'ın "istek listesinin" bir anlaşma olarak kabul edildiği iddialarının saçma olduğunu söyledi.

"BAŞKAN, YALNIZCA ABD'NİN MENFAATLERİNE HİZMET EDEN BİR ANLAŞMAYI KABUL EDECEKTİR"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan yalnızca ABD'nin menfaatlerine hizmet eden bir anlaşmayı kabul edecektir ve müzakere ekibi, Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama ve gecikme olmaksızın açık kaldığı sürece önümüzdeki iki hafta boyunca bu çabaya odaklanacaktır" ifadelerini kullandı.

"BİR SONRAKİ AŞAMAYA GEÇİYORUZ"

Basın toplantısında ABD Başkanı'nın İran'a yönelik saldırılar ile neyin başarıldığı konusunda Amerikan halkına mesajının ne olduğu sorusuna Leavitt, "İran'ın oluşturduğu yakın tehdit artık büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Donanmaları, füzeleri, savunma sanayi altyapıları imha edilmiş ve artık ülke içinde nükleer bomba geliştirme arzu ve planları mümkün değildir. Son 38 gün boyunca Destansı Öfke Operasyonu'nun olağanüstü başarısı sayesinde bu hedef kesinlikle gerçekleşmiştir" şeklinde cevap verdi. Leavitt, "Şimdi bir sonraki aşamaya geçiyoruz. Bu da bazı ince ayrıntıları netleştirmek ve umarız Orta Doğu'da uzun vadeli bir barış sağlayabilecek bir anlaşmaya aracılık etmek için müzakere dönemidir" dedi.

"BUGÜN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİNDE ARTIŞ GÖZLEMLEDİK"

İran'ın Lübnan'a saldırılar nedeniyle bugün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatmasına yorumu sorulan Leavitt, "Bugün Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinde artış gözlemledik ve Başkanın beklentisi ve talebi, Hürmüz Boğazı'nın derhal hızlı ve güvenli bir şekilde yeniden açılmasıdır" dedi.

"GERİ ADIM ATAN İRANLILAR OLDU, BAŞKAN TRUMP DEĞİL"

ABD Başkanı Donald Trump'ın uluslararası ilişkilerde kaba bir dil kullanmasına ilişkin bir soruya Leavitt, "Başkanın en çok önemsediği şey sonuç almaktır. Bugün hepinizin tanık olduğu sonuçlara yol açan da onun sert söylemleri ve sert müzakere tarzıdır" şeklinde cevap verdi. Leavitt, "İran dün gece açıkça ABD ile ateşkesi kabul ettiğini ya da istediğini açıkladı. Çünkü artık güçlü ve ölümcül ordumuz tarafından bombalanmaya tahammül edemiyorlardı ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma taahhüdünde bulundular" dedi. Dünyanın Trump'ın sözlerini ciddiye alması gerektiğini söyleyen Leavitt, "Başkan en çok sonuçlarla ilgilenir. Geri adım atan İranlılar oldu, Başkan Trump değil. Dün gece saat (ABD Doğu Saati ile) 20.00'a kadar Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul etmezlerse çok ağır sonuçlarla karşılaşacakları söylendi. Peki dün gece ne yaptılar? Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul ettiler" dedi.

"MEDENİYETİN ORTADAN KALDIRILMASI" TEHDİDİNİN BOŞ BİR TEHDİT OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD'nin İran'a yönelik "Bir medeniyetin ortadan kaldırılması" yönündeki tehdidine ilişkin, "Bu tehdit, İran rejiminin diz çökmesine, ateşkes istemesine ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul etmesine yol açtı. Bu, sonuç veren güçlü bir tehditti. Bu hiçbir şekilde boş bir tehdit değildi. Pentagon'un dün gece uygulanmaya hazır bir hedef listesi vardı" dedi.

"LÜBNAN ATEŞKESİN BİR PARÇASI DEĞİL"

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin bir soruya Leavitt, "Lübnan ateşkesin bir parçası değil. Bu durum ilgili tüm taraflara iletilmiştir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bildiğiniz üzere dün gece ateşkesi ve ABD'nin çabalarını desteklediğini belirten bir açıklama yaptı ve önümüzdeki iki hafta boyunca yararlı bir ortak olmaya devam edecekleri konusunda Başkan'a güvence verdi" dedi.

"VANCE, WİTKOFF VE KUSHNER İSLAMABAD'A GİDECEK"

ABD'nin Cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacağı sorusuna Leavitt, "Başkan Trump'ın, Başkan Yardımcısı James David Vance, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Sayın Jared Kushner'in liderlik ettiği müzakere ekibini, bu hafta sonu yapılacak görüşmeler için İslamabad'a gönderiyor olduğunu duyurabilirim. Görüşmelerin ilk turu, Cumartesi sabahı gerçekleştirilecek" cevabını verdi.

"ATEŞKES, HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN GÜVENLİ BİÇİMDE YENİDEN AÇILMASINA BAĞLI"

ABD'nin durumu yakından izlemeye devam edeceğini ifade eden Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan'ın dün geceki açıklamasında söylediği üzere, bu ateşkes Hürmüz Boğazı'nın güvenli biçimde yeniden açılmasına bağlı. Bu daha dün gece kararlaştırıldı. İşlerin zaman almasını anlıyoruz ama Başkan'ın beklentisi bu" şeklinde konuştu. ABD'nin İran medeniyetini ortadan kaldırma tehdidinin ahlaki açıdan oluşturduğu imaja ilişkin bir soru alan Leavitt, "Başkan, İran'ın terör rejimi karşısında mutlak bir ahlaki üstünlüğe sahiptir. Bunun aksini ima etmeniz, açıkçası hakarettir" ifadelerini kullandı.

İRAN İLE ATEŞKES SAĞLANMASINDA ÇİN'İN ROLÜ SORULDU

İran ile ateşkes sağlanmasında Çin'in rolüne ilişkin bir soruya Leavitt, "Hükümetimizin en üst düzeyi ile Çin hükümetinin en üst düzey kesimi arasında görüşmeler oldu. Başkan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e büyük saygı duyuyor; onunla ve ülkesiyle iyi bir çalışma ilişkisine sahip. Birkaç hafta içinde Çin'i ziyaret etmeyi dört gözle bekliyor" ifadeleriyle cevap verdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti almasına karşı olmadıklarını söyledi. Leavitt, ABD ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alma ihtimallerine ilişkin olarak, "Bu, önümüzdeki iki hafta boyunca görüşülmeye devam edilecek bir konu. Ama Başkan'ın önceliği, ücretlendirme olsun ya da olmasın, Boğaz'ın hiçbir sınırlama olmaksızın yeniden açılmasıdır" dedi. ABD'nin neden Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti toplamasına izin vereceği sorusuna Leavitt, "Bu uzun yıllar karşı çıktığımız bir şey değil. Yine de bunu kesin olarak kabul ettiğimizi söylemedik. Ortak girişim, Başkan'ın ortaya attığı bir şeydi. Fakat dün gece çok açık konuştu. Boğazın derhal ve hiçbir kısıtlama olmaksızın yeniden açıldığını görmek istiyor" dedi.

"NATO'NUN ABD HALKINA SIRT ÇEVİRMİŞ OLMASI OLDUKÇA ÜZÜCÜ"

NATO müttefiklerinin yayınladığı bir ortak açıklamayla Hürmüz Boğazı'nın açılmasına katkıda bulunmak istediklerini ilan etmelerine Beyaz Saray'ın yorumunun ne olduğu sorusuna Leavitt, "ABD Başkanı'nın NATO hakkında yaptığı bir açıklamasını alıntılamak istiyorum: Test edildiler ve başarısız oldular" cevabını verdi. Leavitt, "NATO'nun son altı hafta boyunca ABD halkına sırt çevirmiş olması oldukça üzücü. Oysa Amerikan halkı onların savunmasını finanse ediyor. Bildiğiniz gibi Başkan Trump, birkaç saat içinde Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüşecek. Kendisiyle çok açık ve dürüst bir görüşme yapmayı sabırsızlıkla bekliyor" dedi. ABD Başkanı Trump'ın NATO'den çekilmeyi hala düşünüp düşünmediği sorusuna Leavitt, "Bu Başkanın konuştuğu bir konu ve birkaç saat içinde NATO Genel Sekreteri Rutte ile de konuşacağı bir konu. Belki bugün öğleden sonra o görüşmenin ardından bunu doğrudan Başkanın ağzından duyarsınız" ifadeleriyle cevap verdi.