"Dış politikalarını şahsi kankalıklarına endeksledi"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

İlk olarak Türkiye'nin dış politikalarına eleştiriler yönelten İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik olarak "Bütün dış politikalarını şahsi kankalıklarına endeksledi" ifadesini kullandı.

"Bugünlerde bir şeyler oluyor. Sayın Hulusi Akar çıktı, 'Mısır'la tarihi birçok değerimiz var önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir' dedi. Ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü çıktı, 'Mısır ve diğer körfez ülkeleriyle bölgesel barış için yeni bir sayfa açılabilir' dedi. Şimdi ben de doğal olarak sizler adına soruyorum; Sayın Erdoğan, bu konuları bakan ve sözcüne açtırarak nabız mı yokluyorsun, Rabia'yı öksüz mü bırakıyorsun?

'Rabia'yı Sisi'nin sofrasında mı bırakıyorsun?'

Mısır'la bu inatlaşma olmasaydı Doğu Akdeniz konusunda emin olun elimiz daha da güçlü olurdu. Tarih tekerrür mü ediyor? Rabia'yı bu kez de Sisi'nin sofrasında mı bırakıyorsun? Sayın Erdoğan devlet böyle yönetilmez. Kişisel kaprislerinin bedelini bu millete ödetemezsin. Zikzaklarının bedelini Türkiye'ye ödetemezsin. Madem bu noktaya gelecektiniz, Türkiye'ye bunca kaybı niye yaşattınız? Hem ekonomik, hem ticari hem askeri alanda bunun hesabını kim verecek? 'Yeni sayfa açıyorum' diye işin içinden sıyrılamazsın. Önce sorumluluk alacak, milletimizden özür dileyeceksin."

Esnafın sorunlarına yer verdi

Biliyorsunuz, biz iktidar ortakları gibi, koltukları değil, ayakkabılarımızı eskitiyoruz. Her hafta, ilçe ilçe, köy köy, milletimize gidiyoruz, dertlerini dinliyoruz. Ekonominin halini hep birlikte yaşıyor, milletimizin sıkıntılarını görüp çözümler hazırlıyoruz. Bu kürsüden her hafta, milletimizin gür sesini, millete sırtını dönmüş saray şürekasına duyuruyoruz. Geçen hafta Eskişehir’deydim. Sivrihisar’da bir eczacı kardeşim, önümüze veresiye defterini koydu. Alacak toplamı 50 bin lirayı buluyor. Çay Ocağı’ndaki kardeşim; ‘İşler durdu, ne yapacağımızı bilemiyoruz. Günde 500 çay satardım, 200’ü bulamıyoruz’ diyor. Bir başka esnaf kardeşim diyor ki; ‘Ödeyemediğimiz için borçlarımız ertelendi. Şimdi üzerine faiz bindirdiler, ödeyin diyorlar.’ İşe bakar mısınız? Faizsiz halini ödeyemiyor diye ertelemişsin, şimdi üzerine faiz bindirip, daha fazla öde diyorsun. Bunun adına da esnafa destek diyorsun… Allah akıl fikir versin. Alpu’da hayvancılıkla uğraşan bir kardeşim; ‘Sulama Birlikleri bizi haraca bağladı. Daha önce koyun başına 1-2 lira alırken; kayyum geldikten sonra, geçen sene 15 lira aldılar. Çiftçi için de aynı. 100 dönüm yer ekiyorsa 5 bin lira, 1000 dönüm ekiyorsa 50 bin lira alıyor.’ Bildiğin, ‘Sorma ver parası’ diyor. ‘Çiftçi ürettiğinin parasını 5 ay, 6 ay sonra alıyor. Ama, iş bilmezlerin idaresindeki TEDAŞ, çiftçiye 1 ayda fatura kesiyor. 15 günde ödemeyenin de elektriği kesiliyor’ diyor.

Her adımda siyasi hesapları var

Hukuk ve demokraside çıta ne kadar yükselirse, ekonomi de o kadar yükselir. İktidar ise maalesef bu gerçeği bir türlü görmedi, göremiyor. Ama son dönemde, batı ile ilişkilerini düzene sokmak için bazı adımları, atarmış gibi yapıyorlar. Hukukta reformdan, yeni anayasadan, insan hakları ile ilgili adımlardan bahsediyorlar. Bahsediyorlar ama, icraata gelince her zamanki gibi ortalıkta yoklar. Sonra ne oluyor? İşin doğasının aksine, Türk Lirası değerleneceğine, döviz yükseliyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Vatandaş da, piyasayalar da, artık bu iktidara güvenmiyor demek. Çünkü artık herkes biliyor ki, Sayın Erdoğan ve ortakları hiçbir adımı, millet için, memleket için atmıyor. Her adımda, siyasi bir hesapları var. Her adımda bir koltuk kaygısı, her sözde bir hamaset var. O yüzden kimseye güven vermiyorlar. O yüzden, ne içeride, ne de dışarıda kredileri kalmadı. Bu iktidarın artık Türkiye’ye ve milletimize verecek bir şeyi kalmadı