Krizden dayanma gücü çıkarmak
Hep duyarız 'krizi fırsata çevirmek'. İşte, evde bulunduğun her ortamda senden bunu isterler. Fakat krizi yaşayan kişi için bu teselli değil, yük oluyor. Geçim derdi varken, gelecek kaygısı varken, hep sonrasını düşünürken insanın aklına gelen şey fırsat değil ayakta kalmak oluyor.
Kriz, en çok da sabrı ve dayanıklılığı sınar. Alıştığımız düzen bozulur, güvende hissettiğimiz zemin sarsılır. İnsan böyle zamanlarda büyük hayallere değil de tutunacak küçük dallara ihtiyaç duyar.
İşte tam da bu yüzden, krizi fırsata çevirmek devrimsel hamleler yapmak değil, küçük ama bilinçli adımlar atabilmek gerekir.
Her kriz bir şeyler öğretir. Kimi zaman sınırlarımızı, neyi isteyip istemediğimizi, ihtiyaçlarımızı öğreniriz. Fazlalıkları ayıklar, bizi zorunlu bir yüzleşmeye iter. Daha önce ertelediğimiz kararlar, görmezden geldiğimiz gerçekler bir anda karşımıza çıkar.
Ama şu da bir gerçek: Kriz herkes için eşit değildir. Kimi için kriz yeni kapılar açarken, kimi için hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Bu yüzden “yeterince istersen başarırsın” cümlesi, çoğu zaman vicdansız bir kolaycılıktır. Fırsat yaratmak kadar, o fırsata ulaşabilecek şartların varlığı da önemlidir.
Krizi fırsata çevirmek, ayağa kalkıp koşmaya herkesin gücü yoktur. Fakat yere düştüğünde neden düştüğünü anlamaya çalışmak gerekir. Bunun içinde düşünmeye fırsat yaratmak gerekir.