MasterChef jüri üyesi Danilo Zanna'dan itiraf! 'Yaşadıklarımız çok özel'

MasterChef Türkiye jüri üyesi Danilo Zanna, sanılanın aksine yarışmacılarla samimiyetlerinin olmadığını, seyirciler kadar yarışmacıları gördüklerini açıkladı. Danilo Zanna MasterChef çekimleri sırasında yaşananların jüri için de yarışmacılar içinde çok özel olduğunu söyledi.

Google Haberlere Abone ol

MasterChef Türkiye’nin sevilen jüri üyesi Danilo Zanna, konuk olduğu Armağan Çağlayan'ın Gör Beni programında MasterChef programı hakkında da merak edilen soruları yanıtladı. Danilo Zanna, MasterChef'in yeni sezonunun başlangıç tarihini ise Kurban Bayramı sonu olarak verdi.

"Yaşadıklarımız çok özel"

Danilo Zanna, "Jüri üyeliği çok güzel ama kıran biri değilim. Çok başarılı gençlere dokunabiliyoruz, mesleki anlamda bir şeyler öğretebiliyoruz. Bu çok güzel bir şey. MasterChef'deki ortam hem bizim hem de yarışmacılar için çok özel" dedi.

"Yarışmacıları biz de seyirciler kadar görüyoruz"

MasterChef'te jüri üyeleri olarak asla taraf olmadıklarını belirten ünlü şef, yemek konusunda geleneksel kuralların olduğunu ve buna göre karar verdiklerini söyledi. Yarışmacılarla stüdyo dışında görüşmediklerini de anlatan Zanna, "Meslek olarak bazı kuralları var. Bu kurallar çok düz ve tartışamazsın. Ben orta pişmiş istedim, az pişmiş geldi. Bunu görebiliyorsun. Geleneksel yemek kuralları çok net. Bir taraf var yaratıcılık. Bunun üzerinde 3 jüri de kendi vizyonundan değerlendiriyor. Orada aslında bir farklılık oluyor. Yarışmada o kadar yüksek bir tempo içinde gidiyoruz ki, biz de yarışmacıları seyirciler kadar görüyoruz. Daha fazla değil sadece o yarışmada görüyoruz. Fazla sohbet etme fırsatımız olmuyor. Mesela Barbaros'la hesaplasan kaç dakika konuştuk. O da kişisel değil yemek üzerine. O yüzden sevdim yada sevmedim gibi bir fırsat olmuyor. Karakteri çok fazla insanlar tanımıyor" ifadelerini kullandı.

 "Şırdan, mumbar yedirmeye çalıştılar"

Ayranı ise bir içecek olan çok sevdiğini ancak yemek sırasında içemediğini söyleyen Danilo Zanna, Türk ve İtalyan yemek kültürü arasındaki farkları da açıkladı. Zanna, "Ben Türkiye'ye çok alıştım. Türk ve İtalyan kültürleri de çok benziyor. Ancak sadece ayran içemiyorum. Bir içecek olarak seviyorum ama yemek yanında bir türlü içemiyorum. Bu konuda kendimi çok zorladım ama olmadı. Türkiye ve İtalya arasında yemek sofrası farkları var. İtalya'da yemekler tek tek gelir ve yeriz. Türkiye'de ise tüm yemekler aynı anda masada oluyor. Mesela kuru fasulye, pilav, cacık gibi. Buna alışmakta zorlandım. Bir de geldiğimde herkes bana şırdan, mumbar yedirmeye çalıştı. Sanki İtalya'da sakatat yemiyoruz gibi. Aynı buradaki gibi sakat atları yiyoruz ama farklı pişirme yöntemleriyle" dedi.

 "Bu akşam seni istiyorum demeyi öğrettiler"

Türkçe'yi öğrenmeye çalıştığı dönemlerde Türk arkadaşlarının şakalarına maruz kaldığını da anlatan Zanna, "Türkçe konuşamıyordum, kursa da gittim ama olmadı. Restoran işletmeye başladığım için fırsat olmadı. Bilmediğim şeyleri arkadaşlarıma soruyordum. Onlar bana bambaşka şeyler öğretmiş. Mesela bir kadınla konuşurken bunları söylediğimde çok kötü şeyler oldu. En hafifini anlatırsam, 'Bu akşam buluşalım mı?' yerine 'Bu akşam seni istiyorum' demeyi öğretmişler bana. Bu en hafifiydi çok daha kötü şeyler öğrettiler" şeklinde konuştu.