Motosikletli Gönüllüler AFAD’la Güçlerini Birleştiriyor: Afetlerde hızlı müdahale dönemi
Afet denince akla ilk gelen şey, hız olur. Dakikalarla, bazen saniyelerle yarışılan bir zaman. Bir yolun kapanması, bir köprünün çökmesi, bir ambulansın geçememesi…
Geçen hafta İstanbul’da düzenlenen “Afetlerde Motosikletin Önemi” semineri, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye Motosiklet Platformu (TMP) ve Motosikletli Arama Kurtarma ve Destek Derneği (MAKUD) öncülüğünde gerçekleşen etkinlikte, devletin önemli kurumlarıyla motosiklet toplulukları aynı masada toplandı. " Seminerde AFAD'dan Sefa ÖZEL, Ulaştırma Bakanlığı'ndan Hakan KARA, TULPARS Arama Kurtarma Başkanı Ziya Gökalp ŞAHİN, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü Sefa AYNAL da görüş ve önerilerini sundu.
Bu satırları yazmadan birkaç gün önce, Türkiye Motosiklet Platformu Başkanı Zafer Fatih Özsoy ve yönetim kurulu üyeleriyle Kartal’da bir kafede bir araya geldim. Konu TMP'nin bir önceki hafta katıldığı afetlerde işbirliği semineriydi.

Özsoy keyifliydi ve her zamanki gibi kararlıydı. "Doğal Afetlerde ilk yardım ve arama kurtarma çalışmaları için en hızlı ve en esnek ulaşım desteğini biz motosikletliler sağlayabiliriz. Bu ülkenin gizli kahramanlarıyız.” O cümle, aslında TMP’nin ruhunu özetliyor. Gerçekten de bu topluluk yalnızca motosiklet sürücülerinden değil; aralarında doktorların, yazılımcıların, kaptanların, insan kaynakları uzmanlarının bulunduğu bir gönüllüler ordusundan oluşuyor.
Türkiye Motosiklet Platformu ile devlet kurumları afetlerde iş birliği için bir araya geldi
Kahramanmaraş ve Hatay depremleri, hepimize acı bir gerçeği hatırlattı: Yollar çöker, sistemler tıkanır, ama bir motosiklet geçer.
Özsoy'un anlattığına göre, TMP, Makut, Afad ve Ulaştırma Bakanlığı yetkililerinin katıldığı seminerinde bu fark net biçimde ortaya konmuş. "Yolların kapanması, trafik sıkışıklığı ve ulaşım altyapısının zarar görmesi yardım ekiplerinin ulaşmasını zorlaştırabilir. Bu noktada motosikletler, esnek ve hızlı yapılarıyla kritik bir rol oynar.”
Gerçekten de afetlerde bir motosikletin sesi, çoğu zaman bir umudun sesi olur.. O ses kimi zaman bir sağlık personelini taşır, kimi zaman bir çocuğa ilaç ulaştırır. Bir bakıma vicdanın sesidir o.
TMP ve Makut AFAD ile protokol hazırlığında

Tmp'ye göre seminerden çıkan en önemli sonuç, gönüllü bu gücün artık kurumsal bir çerçeveye kavuşacak olmasıydı.
AFAD, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TMP ve MAKUD arasında hazırlanan protokol, afetlerde motosikletlilerin resmi destek gücü olarak görevlendirilmesinin önünü açıyor.
Artık rastgele değil, planlı bir koordinasyon dönemi başlıyor. Her ilde oluşturulacak motosiklet timleri, afet anında AFAD kontrolünde sahaya çıkacak. Kimin nereye gideceği, hangi malzemeyi taşıyacağı, nasıl raporlayacağı önceden belirlenecek.
Özsoy bu adımı şu sözlerle anlattı: "Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinde motosikletlilerin ne kadar faydalı olduğunu gördük. Şimdi bunu sistemli hale getiriyoruz. Artık her ilde gönüllü motosikletçiler AFAD koordinasyonuyla afet bölgelerine sevk edilecek. Bu sadece bir proje değil, hayat kurtaracak bir organizasyon.”
Afetlerde dayanışmanın yeni sloganı: İki teker, bir vicdan
Türkiye Motosiklet Platformu’nun bu yeni yönü, sadece afet anında değil, toplumsal bilinç açısından da büyük bir dönüşümün işareti.Devletin ilgili kurumlarıyla motosiklet topluluklarının el ele vermesi, “Her an olacakmış gibi” hazırlıklı olmanın en somut örneği. Masadan kalkarken Özsoy’un şu sözleri kulaklarımda kaldı:“Afetler kaçınılmaz olabilir, ama hazırlıksız yakalanmak kader değildir. Biz iki tekerle de olsa, o hazırlığın bir parçası olacağız.”
Bence mesele tam olarak budur. Bir motosikletin tekeri döndüğünde, bir umut da hareket geçer