'O masada niye Türkiye yok?'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında sert açıklamalarda bulundu.

Google Haberlere Abone ol

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

- Zor günlerden geçiyoruz. Hep birlikte bu zorluğu aşacağımıza inanıyorum.

- Ankara'nın başkent oluşunun 97'inci yılındayız. Küçük bir Anadolu kasabası bugün Türkiye'nin en büyük ikinci şehri. Ankara'yı Ankara yapan bizim büyüklerimiz, dedelerimiz. Onlar etnik köken, inanç ayrımı yapmadılar.

- Azerbaycan'dan hoş haberler gelmiyor. Sayın Aliyev "Ben savaşacağım." demiyor. "İşgal altındaki topraklarımızdan ayrılırlarsa bizim Ermenilerle bir sorunumuz yok." diyor. Haklı mı, haklı. Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerekiyor. Ama başka bir şey yapıyorlar, sivilleri öldürüyorlar. Ermenistan'ı bundan vazgeçmeye çağırıyoruz.

- Bu sırada Rusya'da masa kuruldu, Türkiye masada yoktu. Bunu da tüm vatandaşlarımın hafızalarının bir kenarında tutmalarını isterim. O masada niye Türkiye yok?

- 10 Ekim'de bir grup arkadaşımızla Ankara Garı'na gittik, bombanın patladığı yere karanfillerimizi koyduk. En büyük terör olaylarından biriydi. Hala olay tüm boyutlarıyla aydınlanmış değil.

- Biz nereden gelirse gelsin, terörü insanlık suçu olarak görüyoruz. Bizimle diğerleri arasında terör tanımı arasında bir fark var, terörist eline silah alıp masum insanları öldürüyorsa teröristtir. Terörle mücadeleyi milli mücadele haline getirdiğimiz takdirde Türkiye terörden arınır. Teröre karşıysanız bu saldırıyı tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarın.

- Bir ormanı, orada yaşayan canlıları yakmayı hangi vicdan kabul eder. "Efendim, teröristler yaktı.", ormanı yakan zaten teröristtir. Doğayı ve insanlığı korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Her mücadelenin haklı yönleri vardır. Haklılığınızı kanıtlamak ve vatandaşa hizmet etmek için devleti adaletle yönetmeniz gerekir.

- Bir ekonomik buhran yaşıyoruz. Esnaf siftah yapamıyor, emekli geçinemiyor, siz çıkıp "Yoksullukta sabredin." diyorsunuz. Siz niye sabretmiyorsunuz? Hak talebinde bulunmanı istemiyor. "Ben asarım, keserim. Sen sabredeceksin." diyor. Sen niye sabretmiyorsun? Senin yazlık, kışlık sarayların var. Vatandaşın boğazındaki lokmayı bile vergi diye alıyorsunuz.

- Aldığın vergiyi de yandaşın için harcıyorsun. Allah kimseyi kibirli yapmasın.

- Çalışma Bakanı, "Son iki yılda emeklilerimize toplam 674 milyar dolarlık aylık ödemesi gerçekleştirdik." Emekliye aylık vermişler, bunu bir övünç meselesi olarak gösteriyorlar. Sen emeklinin ne kadar prim ödediğini biliyor musun? Sen emeklinin ne kadar vergi ödediğini biliyor musun? Sen emekli ne halde biliyor musun? Benim kumbaramdaki parayı bana veriyor, lutuf olarak görüyorlar. "Bakın beni kızdırırsanız, emekli aylığını ödemem" mesajı çıkıyor burada.

- Bunu yaparken 5'li çeteye dolar bazında verdikleri ihaleyi tıkır tıkır ödüyorlar. Bir gün bile geciktirmiyorlar. Onlar dua ediyor, dolar biraz daha yükselsin diye. Ne kadar yükselirse emekli o kadar ezilecek, esnaf ezilecek; onların da keseleri dolacak.

- Hiç kimse kendisini sahipsiz sanmasın. İster esnaf, ister işsiz, ister sanayici, kimse kendini sahipsiz görmesin. Bu vatanın, bu bayrağın sahibi var; adı da Cumhuriyet Halk Partisi'dir.

- Esnaf Bakanlığı kurulmalı. Sicil affı çıkarılmalı. Kredi verdiniz, faizsiz erteleyin. Kiralarda stopajı kaldırın. AVM'ler ve zincir mağazaları haftanın bir günü kapatın. Sosyal Güvenlik Pirimlerini, esnafın dükkanı kapalıysa devlet ödesin.