Oturma eylemi yapan annelerden HDP'li yöneticilere tepki

Çocuklarının dağa kaçırıldığını iddia ederek, HDP İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır anneleri, konuya ilişkin basın açıklaması yapan HDP'li yöneticilere tepki gösterdi.

Kaynak: AA

Çocuklarının HDP'lilerce dağa kaçırıldığını iddia ederek, dün HDP İl Başkanlığı binası önüne gelen anneler Fevziye Çetinkaya ile Remziye Akkoyun ve Ayşegül Biçer'in başlattığı oturma eylemi, yakınlarının da desteğiyle sürüyor.

HDP İl Başkanı Zeyyat Ceylan, beraberinde bazı HDP'li milletvekilleri ve partililerle il binası önünde konuyla ilgili gazetecilere açıklama yaptı.

Ceylan, çocukları kaybolan veya eve gelmeyen ailelerin partiye yönlendirildiğini, oturma eylemi gerçekleştirmeleri sağlanarak, partinin Türkiye kamuoyunda itibarını zedelemeye yönelik bir siyasi oyun başlatıldığını öne sürdü.

"Kayyuma karşı yaratılan ve Türkiye halklarına mal olan direniş ve meşruiyetimize gölge düşürmek, partimiz HDP'yi kriminalize etmektir. Bize bu komployu, bu iftiraları kimlerin yaptığını biliyor, bunlarla ilgili hukuki mücadelemizi başlatacağımızı söylüyoruz." diyen Ceylan, şunları kaydetti:

"Yalanların ve iftiraların gücü ne direniş meşruiyetimize gölge düşürebilir ne de partimiz HDP'yi kriminalize etmeyi başarabilir. Herkes çok iyi biliyor ki; partimiz HDP, demokratik siyasetin merkezidir. HDP, her zaman ve her koşulda barışçıl politikaları savunmuştur."

Annelerden HDP'lilere tepki 

Basın açıklaması yapan HDP'lilere oturma eylemine katılan anneler ile yakınları tepkilerini dile getirdi. HDP'lilerin bu tepkileri sloganlarla bastırmaya çalıştıkları görüldü. Çıkan tartışma polisin müdahalesiyle sona erdi.

Anne Ayşegül Biçer, kendilerinin yönlendirildiği iddialarına ilişkin, "Sen gel içimdeki yangını gör. AKP'ye kurban ol. O çocuk gelmesin burayı yakacağım, başınıza yıkacağım. Bir candır canımı vermeye hazırım. Ben her gün ölüyorum." dedi.

"Bizim yüreklerimizi yakmak için parti kurmuşlar"

Çocuğunun kandırıldığını savunan Biçer, şöyle konuştu:

"Kesin çocuğum onlarla. Gelsinler ispat edeyim. Çocuğumu onlar kandırdı. Barışın neresindesiniz? Elin çocuğunu Amerikan uşaklığına gönderen sizlersiniz. Yanan yüreğimin ateşiyle oturuyorum. Diyarbakır sizin rezilliğinizden bıkmış artık. Bizim yüreklerimizi yakmak için parti kurmuşlar. Bunlar neyin barışından bahsediyorlar. Kayyum haklarıdır, kayyum getirilmiş. Yoksa daha çok anaların yüreği yanacak. Biz mücadeleyi bırakmıyoruz. Tehdit edildim, 'oğlunun peşini bırak' diye. Oğlumun peşini bırakmıyorum, mücadeleye devam ediyorum. Hiçbir şeyden korkmuyorum. Yeter artık, her gün ölüyorum. Hiçbir şey yıldırmaz beni bu saatten sonra." 

Biçer daha sonra, kaçırıldığını iddia ettiği oğlu ve örgüt mensuplarıyla yaptığı telefon konuşmasına ilişkin ses kaydını basın mensuplarına dinletti.