Pasaport Damgaları Tarihe Karışıyor
Avrupa’ya Girişte Yeni Dönem: EES
Seyahat kültürünün en sembolik detaylarından biri daha yavaş yavaş hayatımızdan çıkıyor; pasaport damgaları. O damgalar çoğu seyahat sever için bir koleksiyon niteliğindeydi. Ancak şimdi dijital dönüşüm zamanı. Her girişte basılan o küçük mühürler, yerini artık dijital kayıtlara bırakıyor. Avrupa Birliği’nin hayata geçirmeye hazırlandığı Giriş/Çıkış Sistemi – Enrty/Exit System (EES) ile birlikte, Schengen ülkelerine geçişlerde yeni bir dönem başlıyor.

Peki bu değişim ne anlama geliyor?
Öncelikle, Schengen bölgesine giriş yapan Avrupa Birliği vatandaşı olmayan yolcular için süreç tamamen dijitalleşiyor. Artık pasaportlara fiziksel damga basılmayacak. Bunun yerine yolcuların parmak izi ve biyometrik yüz verisi alınarak sisteme kaydedilecek. Giriş ve çıkışlar bu veriler üzerinden takip edilecek.
Bu, güvenlik ve kontrol açısından daha modern bir sistem. Ancak işin bir de pratik tarafı var; süreler.
Sistem 10 Nisan 2026 itibariyle uygulanmaya başlayacak. Özellikle sistemin ilk uygulanmaya başlanacağı dönemde, her yolcudan biyometrik veri alınacak olması pasaport kontrol noktalarında işlemlerin uzamasına ve uzun kuyruklar oluşmasına neden olabilir.
Fakat burada kritik bir ayrım var.
EES sistemi, Türkiye’deki havalimanlarında değil, Avrupa’ya giriş yapacağınız noktalarda uygulanacak. Direkt uçuşlarda durum basit. İstanbul’dan Paris’e gidiyorsanız yaşayacağınız tek şey, Paris’te biraz daha uzun süren bir pasaport sırası olacaktır. Yani sistem İstanbul’dan çıkış yaparken değil, Paris’e indiğinizde pasaport kontrolünde devreye giriyor. Uçağı kaçırma gibi bir risk söz konusu değil. Bekleme süresi artar, hepsi bu.

Son günlerde sosyal medyada dolaşan “Uçuştan 4 saat önce havalimanında olun.” uyarıları ise bu nedenle biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Yurt dışı uçuşlarda zaten uçuştan 3-4 saat önce havaalanında bulunmak gerekiyor o ayrı.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta aktarmalı uçuşlar.
Eğer Avrupa içinde bir aktarma yapıyorsanız, ilk giriş yaptığınız havalimanında pasaport kontrolünden geçersiniz. İstanbul’dan Paris üzerinden Madrid’e uçuyorsunuz, bu senaryoda pasaport kontrolü Paris’te yapılır. Yani EES işlemi de burada devreye girer. Eğer kontrol noktalarında yoğunluk varsa, ikinci uçuşa yetişmek zorlaşabilir.
Schengen bölgesine girişte özellikle ilk dönemde, aktarma sürelerini daha geniş tutmakta fayda var. Benim gibi Madrid aktarmasını 8 saat tutabilirsiniz mesela…
Özetle, pasaport damgalarının tarihe karışması, seyahatlerin zorlaşacağı anlamına gelmiyor. Ancak her yeni sistem gibi, bu da bir geçiş süreci gerektiriyor. En doğru yaklaşım ise panikle hareket etmek değil, değişimi doğru anlamak.