Prof. Dr. Şerif Barış Malatya'daki depremi tv100 ekranlarında değerlendirdi "Bir kaç ay daha bu tür depremler olacak"

Deprem Uzmanı Prf. Dr. Şerif Barış, Hande Aydemir'in sunduğu Gün Biterken programında Malatya'da meydana gelen 4.7'lik depremi değerlendirdi. "Bir kaç ay daha bu tür etkinlikler olacak" diyen Prof. Dr. Barış, Marmara depremini tetikler mi? sorusunu da yanıtladı.

Google Haberlere Abone ol
Kaynak: tv100.com

Malatya'da meydana gelen 4.7'lik depremi Prof. Dr. Şerif Barış tv100 ekranlarında yayınlanan Hande Aydemir ile gün Biterken programında değerlendirdi. Malatya'da meydana gelen 4.7'lik depremin Marmara depremini tetiklemeyeceğini söyleyen Prof. Barış, İzmir'de meydana gelen depreme de değindi. 

Prf. Dr. Şerif Barış'ın tv100 ekranlarındaki açıklamaları şöyle; 

"24 Ocak Elazığ depreminden sonra o bölgede depremi dış merkezine yaklaşık 50 kilometre yarıçapında bir daire çizdiğimizde bir yıl süreyle artçılar olacağını söylemiştim. Dolayısıyla bu etkinliğin bir devamı ve Pütürge’de civar faylarda da bir artçı depremler gibi bir deprem silsilesine yol açtı. Tabii ki bu etkinlik yavaş yavaş sönecektir. Bir kaç ay daha orada bu tür etkinlikler devam edecek diye düşünüyoruz. 

Marmara depremini tetikler mi?

Bu deprem Marmara depremini tetikleyecek miktarda gerilme dışarıya aktarmıyor. Daha doğrusu deprem tetiklemesi fayın iki ucuna o gerilmeden açığa çıkan enerjinin belli bir bölümü ile olan bir durumdur. Bu çok küçük bir deprem. 

Biz deprem tetiklemesi dediğimiz zaman 6.0, 6.30 büyüklükteki bir depremin açığa çıkan enerjisinden bahsetmemiz lazım. Bu tür küçük ve orta büyüklükteki depremlerin bir depremi tetiklemesi mümkün değil. Hele hele Marmara depremini tetiklemesi hiç mümkün değil. Çünkü arada çok uzun bir mesafe var. Bu depremde açığa çıkan enerji çok çok küçük. Depremin bir büyük enerjisi zaten kayalardan deprem dalgaları ile sönüyor. Bu kayalarda ısınma ve yer değiştirme yaparak büyük enerji orada boşalıyor.

Geriye kalan enerji yüzde yirmi kadarı fayın iki ucuna aktarılır. Bu da ancak çok büyük depremler de olur. Her gerilmede mutlaka bir depremi tetiklemez. Etrafındaki bölgenin geçmiş planda geçmiş yıllardaki gerilme birikimi önemli.

Bunu bilemediğimiz için biz depremin zamanını da bilemiyoruz. O yüzden insanlar bu tür depremlerle bir kere tedirgin olmamaları. Asıl bizim konuşmamız gereken de depremden sonra değil, depremden önce ne tür önlemler almamız gerektiğidir. 

Depremde hangi önlemler alınmalı?

Her insanın mutlaka evinde ve iş yerinde bir afet ve acil durum planı yapması lazım. Deprem sırasında ve sonrasında nerede buluşacaklar, bir buluşma noktası lazım. Evindeki tehlikeleri belirleyip bunları sabitlemesi ve gerekli malzemeleri bulundurması lazım.

Tabii aile bireylerimiz ile nasıl iletişime geçeceğiniz önemli. Bölge dışında bir kişiyi belirleyip buna SMS atmanız lazım.

Evinizde deprem sonrasında güvenliğinizi sağladıktan sonra ilk yardım yapacak bir yaralanmanız var mı önce ona bakmanız lazım. Biz panikle kaçmayın derken; İnsanların yaralanmasını, can kaybını gereksiz yere artmasını, koşmasını, düşmesini önlemek için söylüyoruz. Sakin kalmak çok önemli.

Yaralanmaların Çoğu bu panik sırasında binalardan düşen, kendilerini merdivenlerden atan, insanlardan oluyor.

Bir deprem Çantanız varsa bunu yanınıza almanız lazım. Elektrik kaçağı yoksa dışarıda kalmanıza çok fazla uzun zaman gerek yok. Bina kontrol edildikten sonra hiçbir hasar yoksa binanıza dönüp normal yaşamınıza devam etmeniz lazım.

İzmir'deki, depremde maalesef insanlar trafiğe çıktılar, trafiği kilitlediler ve arama kurtarma faaliyetleri engellendi. Gereksiz bir panikle evleri dayanıklı olanlar bile şehri terk etmeye çalıştı.

Hem ülke için, hem ekonomi için, hem de insanların psikolojisi için kötü bir durum. Aynı zamanda düşünün ki o enkaz altında kalan insanlar sizin akrabanız olabilirdi. Onlara müdahale ekipleri geç gitti. İtfaiye araçları ve ambulanslar geç gitti. Dolayısıyla belki de bir candan oldular farkında değiller. 

İzmir depreminden ders aldık mı?

Hiç ders alındığını düşünmüyorum. İzmir’de 17 tane binanın göçmesiyle biz maalesef yine binaları odaklandık. Halbuki yıkılmayan binlerce bina vardı. Yıkılmayan binlerce bina bu depremde ayakta kaldı. Demek ki biz hep kötüyü konuşuyoruz ama iyileri konuşmuyoruz.

En önemlisi her afetten sonra ruhsal travma çok önemlidir. İnsanların afet bölgesinde psikolojik durumları çok önemlidir. Ama hiçbir kanalda ruhsal travma uzmanlarını ekrana çıkaramadık. Halbuki insanların afetten sonra mutlaka bu tür uzmanların tavsiyesine ihtiyacı vardır. Türkiye'de bu alanda çok deneyimli hocalarımız var.