Sokaktaki sessiz dostlara can olalım!

Kış geldiğinde herkesi bir telaş kaplar. Kalın montları, giysileri çıkarırız, kombileri açar, battaniyeleri koltuklara sereriz. Hepimiz sıcakta mayışmayı severken peki ya dışardaki canlar? Onlar için bu soğuk günler çok daha zor geçiyor. Geçen yıl patilerini gölde ısıtan bir kedi vardı sosyal medyada yayılmıştı sonra onun soğuktan öldüğü haberini almıştık içimiz yana yana. Geçen günlerde de 15 yaşındaki matmazel soğuktan korunmak için metroya sığınmıştı. Görevliler döverek vahşice öldürmüştü köpeği... Biz merhametimizi nerede kaybettik?

Apartmanın önüne koyulan tabakları, kulübeleri atacak kadar kötü oldu insanoğlu. Biz sıcacık evlerde otururken dışarda birileri hayata tutunmaya çalışıyor. Bir kap mama, bir kap su ve bir karton parçası onları mutlu etmeye yeter aslında. Bizim için küçücük ama onlara can. 'Nasıl olsa birileri ilgileniyordur' diyerek çoğu insan hiç etrafına bakmıyor bile. Ama merhamet başkasına havale edilecek bir duygu değil. Çöpün yanına biraz mama koyabilmek sizden hiçbir şey götürmez aksine iyilik getirir. Muhtaç bir cana yardım ettiğinde güzellikler her zaman seni bulur.

Kış, vicdanın da sınandığı bir mevsimdir. Kapımızı kapatırken arkamızda kalanları hatırladığımız ölçüde insanız. Bir canın daha üşümemesine vesile olmak, belki de bu kış yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.

Sessiz dostlarımıza nasıl davranıyorsak hayat da bize öyle davranır. Çünkü iyilik de kötülük de, er ya da geç sahibini bulur.