Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı'nda konuştu. Erdoğan, 15 Temmuz ruhunu ve yaşananları anlatıyor...

Google Haberlere Abone ol

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

* Rabbimizin buyurduğu, "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz" hükmü yer almakta. Bu uğurda şehadete koşan şehitlerimize şahsım ve milletim adıma şükranlarımızı ifade ediyoruz. Bin yıldır her karışını şehit kanıyla suladığımız bu toprakların vatanımız olarak kalması için mücadele veren gazilerimizi de minnetle yad ediyorum.

* 15 Temmuz gecesi ülkemize saldıran FETÖ'cü hainlerin TBMM'yi özellikle hedef alması rastgele bir tercih değildir. Bu meclis masa başında değil, savaş meydanında kurulmuş bir meclistir.

* Bu meclis, sadece düşmanla değil, ihanetle de mücadele ederek zafere yürümüş bir meclistir. Bu meclis ülkemizi her sıkıntılı dönemin ardından milletimizin umudu olarak yeniden ayağa kaldıran meclistir.

* Bu meclis, Polatlı'dan  top sesleri gelirken de tepesine bombalar yağdırılırken de azimle milletin hizmetinde olmayı sürdürmüş meclistir. Bu meclis, mayası bağımsızlık ateşiyle yoğrulmuş bir meclistir. Bu meclis tarihe gömülmek istenen 700 yıllık cihan devletinden genç bir cumhuriyet çıkararak milletimizin ayağına takılmaya çalışılan prangayı kırıp atan bir meclistir.

* Böyle bir meclisin 10 yılı aşkın süre mensubu olarak görev yapmaktan şeref duyuyorum. Milletin seçtiği cumhurbaşkanı olarak göreve başlamış olmaktan şeref duyuyorum. Türkiye'nin en büyük yönetim reformunu bu mecliste birlikte yürütmüş olmaktan şeref duyuyorum. Başbakan ve cumhurbaşkanı olarak 17 yıldır bu mecliste hizmet etmekten şeref duyuyorum. 

* Dünyada gazi unvanını bu kadar hak eden ve hakkıyla taşıyan başka meclis bilmiyorum. Rabbime bana böyle bir milletin ferdi olma şerefini bahşettiği için hamdediyorum.

* 15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekat Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile Meclis binamıza bomba yağdıran darbeciler, ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlardı. 15 Temmuz gecesi tankları ve zırhlı araçlarıyla Ankara'nın, İstanbul'un caddelerinde önlerine geleni ezip geçen darbeciler, yaptıklarının gayet şuurundaydılar.

* 15 Temmuz gecesi, devletin vatanı korumak üzre namuslarını emanet ettikleri silahları millete çeviren darbeciler, o tetiklere tahammüden dokunuyor, bilerek kan döküyor, can alıyorlardı. Güçleri yetseydi, bu meclisi taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz.

* Eğer güçleri yetseydi, ülkenin Cumhurbaşkanı ve başbakanı başta olmak üzere seçilmiş tüm yöneticilerini katletmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. 

* Eğer güçleri yetseydi, kendileri gibi düşünmeyen milletimizin her bir ferdine hayatı zehir etmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. 

* Eğer güçleri yetseydi, uğruna nice fedakarlıklar yaptığımız vatanımızı müstevlilere bırakmakta tereddüt etmeyeceklerinden emin olunuz.

* Eğer güçleri yetseydi, Türk milletini Anadolu'dan ve Avrupa'dan kazıyıp atmak, İslam'ın tüm izlerini bu topraklardan silmek isteyenlerin bayram edeceğinden emin olunuz.

* Hamd olsun, Allah'ın yardımı ve milletimizin direnişi sayesinde güçleri yetmedi ve darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. 15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir. Arkasında çok büyük hesapların olduğu, gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşkla mecralara sürüklenebileceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır.

* Açık söylüyorum; Malazgirt'te, Kosova'da, Niğbolu'da, İstanbul'un fethinde ne olmuşsa, 15 Temmuz'da o olmuştur. Çanakkale'de, İstiklal Harbi'nde ne olmuşsa, 15 Temmuz'da o olmuştur.

* Her kim, 15 Temmuz'u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çalışıyorsa amacı bu derin tarihi anlamı gölgelemek ve gözlerden kaçırmaktır. Dünyada milletleri millet yapan ve asırlar boyunca etrafında bir arada tutunmasını sağlayan destanlara baktığımızda çoğunun konu ve hacim olarak 15 Temmuz'un gerisinde olduğunu görürüz.

* Bazen tek bir kahraman koskoca bir milletin kaderini değiştirebilir. 15 Temmuz'da ülkemizin dört bir yanında milyonlarca kahraman ortaya çıkmış, kendileriyle birlikte tüm milletin geleceğine damga vurmuştur. 

* Türkiye Büyük Millet Meclisi'miz ve o gece burada darbecilere duruşlarıyla meydan okuyan milletvekillerimiz dahi 15 Temmuz'u tarihimizin en önemli destanı yapmaya yeterlidir.

* Yaşadığımız durumun sebebini özellikle bilmeden, çok enerji sarf ediyor, az netice elde ederek hedeflerimize doğru yol almaya çalışıyorduk. Elbette bir noktadan sonra ülkemizin karşılaştığı sıkıntıların gerisinde bu örgütün silüetini görmeye başladık. Ama örgütün sinsi yapısı sebebiyle tespitlerimizi somutlaştırmakta ve etkili tedbir almakta zorlanıyorduk.

* Örgütün kendini pervasızca ilk belli ettiği yer, 17-25 Aralık Emniyet yargı darbe girişimidir. Bu tarihten itibaren FETÖ'nün saldırıları artmıştır. Asıl büyük hamlesi ise 15 Temmuz'da gelmiştir. O gece milletimizin iman dolu göğsünün çelikleşmiş serhaddi olarak görev yaparak darbecilerin bozgununu hızlandırmıştır.

* 15 Temmuz'da deşifre olan FETÖ hücrelerinin hızla tasfiyesiyle Türkiye her alanda yepyeni ufuklara kavuşmuş, yepyeni hamleler içine girmiştir. TSK, uzun yıllardır icrası için bir türlü harekete geçiremediğimiz operasyonları ardı ardına yapmaya başlamıştır. Bürokrasiden iş dünyasına herkes yönlerini geleceğe çevirmiştir.

* Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gibi, tarihimizin en büyük yönetim reformunu hayata geçirmek bu meclise nasip olmuştur. 15 Temmuz'un perçinlediği birlik ve beraberliğimizin en önemli tezahhürünü TBMM'nin çalışmalarında görmek mümkündür.

* Dünyada kartların yeniden karıldığı, sancılı olduğu kadar kritik bir döneme girmiş bulunuyoruz. Türkiye gerek coğrafi, gerek stratejik konumu, gerekse kültürel ve tarihi birikimiyle bu sürecin tam merkezinde yer alıyor. 3 kıtanın kavşağında olan bir ülke olarak bu değişim sürecini başarıyla yönetmek zorundayız. Sadece kendimiz için değil, komşularımız, yüz milyonlarca kardeşlerimiz için güçlü olmak, sağlam durmak zorundayız. Kimsenin bizi hedeflerimizden koparmasına, büyük ve güçlü Türkiye idealimizden vazgeçirmesine müsaade edemeyiz. Kimin adına ve ne sebeple olursa olsun, hiçbir gücün demokrasimizin ayaklarına yeni prangalar vurmasına göz yumamayız.

* Bizim nazarımızda hiçbir şey Türkiye'nin istikbalinden, milletimizin birlik ve beraberliğinden daha kıymetli değildir. Söz konusu vatansa ve milletse gerisi teferruattır. Kefenimizi giyerek çıktığımız bu kutlu yolculukta milli iradenin üstünde bir güç, millete hizmetkarlıktan daha büyük bir paye tanımıyoruz.