Sonsuz seçenek arasında seçilmiş yalnızlıklar

 Sosyal medyanın ve dijital dünyanın gelişmesiyle elimizde birçok seçenek varken, yalnızlıklar da aynı oranda arttı. Tek tıkla dünyanın her noktasından birine ulaşabiliyorken, bu sınırsız erişilebilirlikte hiç olmadığı kadar erişilemez olduk. Çoğalan seçenekler, aslında yalnızlığın bu kadar artmasının sonsuz bir yokluğun habercisi mi? Seçenekler arttıkça, seçme isteğimiz de aynı oranda yok oluyor.

 Pew Research Center’ın 2023 yılında yaptığı bir ankette, 18-29 yaş arası gençlerin %63’ü ‘Bir ilişkiye başlamak istemediğin’ söyledi. Gerekçeleri net: zaman kaybı, duygusal yük, kariyer odaklılık ve bağ kurma korkusu. Ve haksız da sayılmazlar. Çünkü bu dönem bize erişmeden elde etmeyi öğretti. Sınırlar kalktıkça, ilişkiler anlık ilgiye, geçici heveslere dönüştü.

Bağ olmadan her şeye erişebilmek, ‘birine ihtiyaç duymadan yaşama’ mitini güçlendirdi mi? Elbette. Ama en acısı şu: Her şey bu kadar kolaylaşmışken, duygular hâlâ en zor olan.