tv100 Sidar Altaş'ın itiraf videosunun tamamına ulaştı: Bu kızın Gülistan olduğu yüzde 100
Gülistan Doku soruşturmasında cinayetin en kritik itiraf videosuna tv100 ulaştı. Tunceli’de Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı verilen, Umut Altaş'ın ağabeyi Sidar Altaş, itiraf videosunda Mustafa Türkay Sonel, "Türkay demiş ki, kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım" dedi.
Tunceli’de Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı verilen, ABD’de bulunan ve kırmızı bülten talebinde bulunulan şüpheli Umut Altaş'ın ağabeyi Sidar Altaş’ın Doku ailesinin avukatıyla yaptığı konuşmanın görüntülerinin tamamına tv100 ulaştı.
tv100'ün ulaştığı videoda Sidar Altaş şu ifadeleri kullandı;
Türkay, “Bu mektubu al, götür, bu kişiye ver” diyor. Benim anladığıma göre mektubu kızın ablasına veriyor. Bunu bana olaylar patlak verdikten sonra söyledi. Ben de Umut’un çok üstüne gittim. “Umut, ne oldu?” dedim.
Umut da, Türkay’ın “Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım” dediğini söyledi. Bu laf birkaç kez geçti. Tek bir mermi sıktığını anladım. Türkay’ın silahını gördüm sanırım; normal bir tabancaydı. Onun arabasına binmiştim. Mavi-siyah karışımı bir arabaydı. Silahı torpidoya koyuyordu. Umut da arabaya biniyordu.
“BU KIZ YÜZDE YÜZ GÜLİSTAN”
Avukat: Öldürüyor ama sonra ne oluyor? Eşek olsa bu soruyu sorar. Senin kardeşini biliyorum, biz bu dosyayla 7 yıldır uğraşıyoruz. Kafasına sıktı da sonrasında ne oldu? Bir şey demedi mi?
Abi: Umut’a çok kızdım, “Sen mal mısın?” dedim. O da, “Abi, birini öldürmüş bir adam, korktum. Sesimi çıkaramadım” dedi. Bence bu kız yüzde yüz Gülistan. Mantık olarak bütün parçaları birleştirince onun olduğu ortaya çıkıyor.
“Bak Umut,” dedim, “Bu kadar şey olmuş, bu kadar veri silinmiş. Birileri işin içinde mi, değil mi? Sen biliyor musun, bilmiyor musun?” diye sordum.
Bir kere İstanbul’da evine gittim. Babası durduk yere beni alnımdan öptü. Davranışları biraz garipti. Ben de “O zaman o yapmıştır” dedim. Umut da “Yapmıştır” dedi. Sanırım Umut, Türkay’ın İstanbul’daki evine gidiyor. O zaman bir şey anlamıyor ama sonradan düşününce şüpheleniyor. “Senin üstüne mi atmaya çalışıyorlar ya da babasının haberi var mı, her şeyi düşün ve anlat” dedim Umut’a. Benim açımdan bakarsanız kimin yaptığı belli.
Abi: Umut’un bana anlattığına göre Türkay, kız hamile kaldığı için çocuğu aldırmak istemiş, kız ise istememiş. Bunun üzerine Türkay vurmuş. Babasının durumundan dolayı korkuyordu; Türkay babasından da çekiniyordu. Ben de, babam da aylardır Umut’tan aynı soruların cevaplarını almaya çalışıyoruz. Annem hamilelik kısmını bilmiyordu bence; kafasına sıkma olayını da bilmiyordu diye düşünüyorum. Annem çok işin içinde değil.
Avukat: Annenin, Gülistan’ın kaybolduğu gün kafede olduğuna dair görüntüler var. Ben nasıl olduğunu öğrenmek istiyorum, derdim bu. Annenle Umut’un o kafeye girişleri var, sonra annen oradan ayrılıyor.
Abi: Ben Umut’a, “Sen bunu sormadın mı? Meselenin üstüne gitmedin mi?” diye sordum. O da, “Beynimden sildim, tamamen unutmuştum” dedi. Türkay “Kafasına sıktım” demiş. Umut ile Türkay tartışmışlar. Umut, “Birisini öldüren insan beni de öldürür” diye düşünmüş ve korkmuş.
“SENİ ÖLDÜRÜRLER, ORTALIKTA DOLANMA”
Bizi en son, ocak ayında New Yorklu bir kızın telefonundan arıyor. Gerçekten yerini bulmaya gidip bakmaya hazırım. Umut’un konuşması gerektiğinin farkındayım. Ben her şekilde yardımcı olmaya hazırım. Umut anlatınca, “Bak, seni öldürürler; çok ortalıkta dolanma” dedim. Sonra dayım geldi. “Hiçbir şeyden korkmayın, ne biliyorsanız anlatın” dedi. Ben de “Umut, artık korkma, ne varsa anlat” dedim. Bu olayın çok büyük olduğunun farkındayım. Kızın ailesi aylardır, yıllardır neler çekiyor. Ben korkuyu da aştım. Uğurcan’ı neden aldıklarını hiç bilmiyorum.
Abi: Vali beyin korumasının adı geçti. Şu an aklıma gelen tek isim Şükrü Bey ama doğru mu bilmiyorum. Sadece ismen biliyorum. “Kim götürdü, kim gömdü?” diye sordum. “Bilmiyorum abi, koruması olabilir” dedi. Umut, gömüldüğünü Türkay’dan duymamış; savcı hanımdan duymuş. Hatta kızın önce gömüldüğünü, sonra da oradan çıkarıldığını söylemişler.
Umut, “Şükrü tahminen biliyordur” dedi. Koruma olarak Erdoğan’ın ismini de biliyorum. Bir koruması daha vardı, sürekli beraber takılıyorlardı ama ismini bilmiyorum. Ercan Çelebi de vardı. Bunlar hep birlikte takılıyorlardı. Uyuşturucu kullansalardı anlardım. Umut yapsaydı da anlardım. Türkay, babasından çok korktuğu için alkol ve uyuşturucu kullanmaya da çekiniyordu.