Uzman isimler tv100’de açıkladı! Kabus gemide başladı: Hantavirüs Türkiye’ye geldi mi?
Prof. Dr. Önder Ergönül ve Prof. Dr. Mehmet Ceyhan tv100 ekranlarında Kübra Par’ın sunduğu Hantavirüs Özel Yayını’nda dünyada diğer virüsler nedeniyle pandemi riskinin olduğunu ancak hantavirüsün bulaş yolu nedeniyle pandemi riskinin düşük olduğunu belirtirken risk altındaki kişiler hakkında dikkat çeken bilgiler verdiler. Hantavirüsün Türkiye’ye gelip gelmediği merak konusu olurken Ceyhan, "Bunu ancak gemiyi terk ettikleri günden itibaren 42 gün geçtikten sonra söyleyebileceğiz." dedi.
Hollanda bandralı "MV Hondius" gemisinde tespit edilen hantavirüs vakaları hakkında endişeler sürüyor. Dünya genelinde yeni bir pandemi endişesi yaşanırken Prof. Dr. Önder Ergönül ve Prof. Dr. Mehmet Ceyhan tv100 ekranlarında Kübra Par’ın sunduğu Hantavirüs Özel Yayını’nda merak edilen soruları yanıtladı.
HANTAVİRÜSÜN BELİRTİLERİ NELER?
Uzman isimler hantavirüsün belirtilerinin ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, sırt ağrısı, halsizlik, bulantı ve kusma olduğuna, virüsün fareler başta olmak üzere kemirgen kaynaklı olarak bulaştığına dikkat çekti.
“VİRÜSLER MUTASYONA UĞRUYORLAR”
Prof. Dr. Önder Ergönül, “En başta rahatlatıcı bir şekilde söyleyelim: Bir pandemi beklemiyoruz. Ama hemen şunu ifade ediyoruz: Bu sefer olmasa bile, zamanın birinde bu virüsler değişerek ve dönüşerek hakikaten yaygın hale gelebiliyorlar. 2004’te Sars-Cov-1 ortaya çıktıktan sonra çok sınırlı kalmıştı. Ama daha sonra 2012’de Suudi Arabistan’da, 2019’da Sars-Cov-2 olarak karşımıza çok farklı bir şekilde, çok bulaşıcı olarak çıktı. Çünkü virüsler yapı değiştiriyorlar, mutasyona uğruyorlar ve farklı şekilde gelebiliyorlar.” dedi.
"HANTAVİRÜSÜN ÖLÜM ORANI YÜKSEK"
Ergönül, “Gemide toplam 150 kişi vardı. 150 kişiden 11 kişide saptandı. Bu 11 kişiden 8 tanesi kesin tanı yani kesinleşti. 2 tanesi ise olası. Yani laboratuvar testi ile onaylanmadı. 150’de 8 çok yüksek bir rakam değil. 3 de kayıp, ölüm var burada. Ölüm oranı yüzde 27 saptananlar açısından. Zaten hantavirüsün ölüm oranı yüksektir.” ifadelerini kullandı.
"ORTAK ÖZELLİKLERİ DOĞA DÜŞKÜNÜ KİŞİLER OLMALARI"
Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Önder Ergönül, “Gemideki Türklerle ilgili durumda şu ana kadarki bilgilerde bir sorun yok. Gemide toplam 23 ülkeden yolcu var. Bu insanların ortak özelliği şu: Bunlar doğa düşkünü kişiler. Klasik bir yolcu gemisi değil. Daha çok doğa meraklılarının yolcusu olduğu bir gemi. Bunların bir kısmı doğa yürüyüşü yaptıktan sonra gemiye biniyorlar. Asıl mesele o. İlk başta görülen iki karı koca, yani ilk ölenler, Arjantin’de uzunca bir doğa yürüyüşü yaptıktan sonra gemiye biniyorlar. Tam o öyküyü bilmiyoruz aslında.” diye konuştu.
"HANTAVİRÜSTEN PANDEMİ OLMAZ"
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Hantavirüsten pandemi olmaz. Bir virüsün pandemi yapabilmesi için birkaç şart lazım. Bunlardan bir tanesi solunum yoluyla bulaşma. Bu hantavirüslerin 21 tipinin sadece bir tanesinde var. İşte bu gemideki salgına neden olan tipi. İkinci olarak çok hızlı bulaşması lazım. Yani bulaşıcılık katsayısının yüksek olması lazım. Hatırlarsanız bu kat sayı Covid’de, grip salgınlarında 3-4 civarında bir rakamdı. Burada 1’in bile altında. Bunun nedeni hastalığı oluşturmak için çok miktarda virüs lazım. Gripte ve koronavirüslerde çok az miktarlarda virüs hastalığı başlatabiliyor. Dolayısıyla çok yakın temas ile ya da kapalı ortamda çok uzun süre vakit geçirilen kişilere bulaşabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
HANTAVİRÜS TÜRKİYE’YE GELDİ Mİ?
Hantavirüsün Türkiye’ye gelip gelmediği hakkında soruyu yanıtlayan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Bunu ancak gemiyi terk ettikleri günden itibaren 42 gün geçtikten sonra söyleyebileceğiz. Çünkü hantavirüsün çok geniş bir kuluçka süresi var. 4 günle 42 gün arasında değişiyor. Gemideki Hollandalı karı koca muhtemelen hastalığa kuş gözlemi için gezdikleri Arjantin, Şili ve Uruguay bölgesinde yakalandılar. Ama 3 ülkede turizmleri etkilenmesin diye birbirine atıyor durumu. 1 Nisan’da gemiye biniyorlar. Erkekte 6 Nisan’da hastalık belirtileri başlıyor ve kısa sürede kaybediliyor. Kadında bundan yaklaşık 20 gün sonra çıkıyor. Aynı yoldan alsalar bile farklı aralıklarla çıkıyor. Fransa’da tespit edilen son vaka daha birkaç gün önce hastalık geliştirdi. Şu ana kadar hastalık çıkmadığını biliyor. 42 gün boyunca takip devam edecek. Bakanlık belirli aralıklarla test yapıyor. Fakat bu biraz o hastalarla ne kadar sıkı bir ilişkileri olduğu ile ilgili. Gemide hastalanan insanlar yanlarından geçti diye hastalığı kapmazlar ama onlarla oturup bir kapalı ortamda uzun süre vakit geçirdilerse risk altındalar.” dedi.
KİMLER HANTAVİRÜS RİSKİ ALTINDA?
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hantavirüsün hakkında, “COVID’de hatırlarsanız, devamlı risk gruplarını saydık. İşte çocuklar, yaşlılar, kronik bağışıklık yetmezliği olanlar diye… Burada böyle bir şey yok. Burada risk daha çok temasla ilgili. Bir kişi eğer doğa ile iç içe olduğu kuş gözlemleri gibi etkinliklere katılmışsa, metruk ya da uzun süre kullanılmamış bir binanın temizliğinde çalışmışsa, kilerlerde ya da gıda depolarında çalışmışsa, farelerin, sıçanların, tarla farelerinin atıklarına maruz kalmış insanlar gibi hikaye varsa bu kişinin riski daha yüksektir. Hastalığın klinik belirtileri oldukça geniş bir kuluçka süresinden sonra ateş ile başlıyor. Hantavirüste yeni dünya ve eski dünya diye ikiye ayrılıyor. Yeni dünya virüsleri dendiği zaman daha çok Amerika kıtasında görülen tipler akla geliyor. Eski dünya virüsleri de Avrupa, Asya ve Orta Doğu bölgelerinde görülen tipler için kullanılıyor. Türkiye eski dünya virüsleri ile bu hastalığın görüldüğü bir ülke.” ifadeleriyle bilgi verdi.