Yaşadığın hayat, aklından geçenin izidir!
İnsan çoğu zaman hep bir şeylerden şikayet eder. 'Benim payıma da düşen buymuş' der. Çoğu zaman başına geleni kabullenir. Oysa durup düşünmez, o kader dediği şeyi kendi düşünceleriyle oluşturduğunu. Çoğu zaman fark edersiniz, neyi düşünürseniz onu yaşadığınızı. Bir düşünce geçirirsiniz aklınızdan ve zaman geçmeden onu yaşarken bulursunuz. Hatta derler ya, 'kötüyü çağırma' ya da 'iyi düşün iyi yaşa' hepsinin bir anlamı var aslında.
Sürekli mutsuzum dersen mutsuz hissedersin, ben onu alamam dersen ona hiçbir zaman sahip olamazsın. Bir söz var; Zorlayınca olmaz, nasipse olur. Ama zorlamadan da nasip olmaz. Çünkü kader gayrete aşıktır" kendimize sürekli bunu hatırlatmalıyız. Kendine güvenmezsen zaten yapamazsın. Mesela biri bana güvenmediğinde benim orda inadım başlar. Sen kimsin ki bana yapamayacağımı söylüyorsun? Herkese bunu söyleyin. Eğer gerçekten inanır ve bunun için çabalarsan tüm yollar önüne serilir. Hayat sözcüklerden ibarettir.
Sürekli korkuyu düşünürsek cesaret uzaklaşır; umutsuzluğu beslersek umut yavaşça hayatımızdan çekilir. Düşünceler davranışlara dönüşür. Davranışlar alışkanlık olur. Alışkanlıklar ise hayatımızın yönünü çizer. Bir sabah uyanıp hayatımızın böyle olmasına şaşırırız ama o hayat, yıllar boyunca tekrarladığımız düşüncelerin sonucudur.
Elbette mutluyum dediğinde hemen mutlu olmayacaksın fakat bakış açını değiştirdiğinde yürüdüğün yol da değişecek.Aynı fırtınada kimi savrulur, kimi yönünü bulur. Aradaki fark, başına gelenler değil; ona ne düşündüğüdür. Yani nereye savrulacaksan o yönü de sen seç.
Seçtiğin yöntemlerin olmasa bile en azından denedim demenin gücüne var. Çünkü insanı asıl yoran başaramamak değil, hiç denememiş olmanın pişmanlığıdır.