ABD “Özgürlük Projesi”ni durdurdu: Gözler Hürmüz’de
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi”ni askıya alması, uluslararası arenada yankı uyandırdı. Washington yönetimi kararı müzakerelerde ilerleme olarak sunarken, İran cephesi bunu baskıların sonucu olarak değerlendirdi. Bölgedeki askeri ve siyasi tansiyon ise yüksek kalmaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazı merkezli gerilimde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ticari gemilerin geçiş güvenliğini sağlamak amacıyla başlatılan “Özgürlük Projesi”nin geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Karar, bölgede diplomatik temasların hız kazandığı bir dönemde gelirken, İran basını bu adımı “geri adım” ve “başarısızlık” olarak yorumladı.
Trump, "Pakistan ve diğer ülkelerin talebi, İran'a karşı yürüttüğümüz harekatta elde ettiğimiz muazzam askeri başarılar ve İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiş olması nedeniyle, abluka tam olarak yürürlükte kalırken nihai bir anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulması konusunda mutabık kaldık" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump: Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel.
ABD Başkanı Trump, İran'la anlaşma konusunda "iyimser" olduğunu ve sürecin "1 haftada" sonuca ulaşmasını beklediğini belirtti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına yönelik ablukayı aşmaya çalışan İran bandralı M/T Hasna adlı yüksüz petrol tankerine ABD ordusuna ait bir savaş uçağından ateş açıldığını açıkladı.
İsrail Başbakanı Netanyahu: Çarşamba günü ilerleyen saatlerde Trump ile görüşeceğim. Trump ve ben hemfikiriz, İran’ın en önemli hedefi tüm zenginleştirilmiş uranyumu ortadan kaldırmak ve İran’ın zenginleştirme kapasitesini ortadan kaldırmaktır.
Donald Trump: Anlaşma yapmak istiyorlar. Anlaşıp anlaşmayacaklarını göreceğiz.
Tesnim Haber Ajansı, 30 Nisan ila 6 Mayıs tarihleri arasındaki uydu verilerini yayımladı.
Son bir haftada İran bağlantılı 13 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan aynı günlerde ayrıca 10'u petrol tankeri olmak üzere toplam 33 geminin geçtiği belirtildi.
Söz konusu gemilerden 5'inin ABD yaptırım listesinde olduğu kaydedildi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta, İran’ın bölgedeki ABD askeri tesislerine ait en az 228 hedefi vurduğu ve hasara yol açtığı, bu sayının ABD hükümetinin daha önce açıkladığından çok daha yüksek olduğu bildirildi.
Donald Trump: Savaş Çin ziyaretimden önce sona erebilir. Eğer anlaşma olmazsa onları yoğun bombardımana tutarız.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve İsrail’in ekonomik baskı ile "İran’ı teslim almaya" çalıştığını belirterek, “Askeri saldırıları, özellikle de terörist saldırı ihtimalini düşük görmüyoruz.” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Washington yönetimini müzakerelerde samimi bir çaba içerisinde olmamakla suçladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD'nin teklifine ilişkin İran'dan gelen olumsuz haberlerin ardından üst düzey İsrailli yetkililerle istişarelerde bulunduğu bildirildi.
İran basını: İranlı yetkililer, ABD’nin kabul edilemez bazı maddeler içeren son anlaşma metnine henüz resmi bir yanıt verilmediğini bildirdi
Pakistam önümüzdeki hafta ABD-İran görüşmelerinin 2. turuna ev sahipliği yapmayı bekliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, “ABD-İran arasında yüz yüze görüşmeleri düşünmek için henüz çok erken” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social medya hesabından yeni bir açıklamada bulundu.
Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İran'ın, mutabık kalınan anlaşmadaki maddeleri kabul etmesi durumunda zaten efsanevi hale gelen Destansı Öfke operasyonu ve son derece etkili olan abluka sona erecek. Böylece Hürmüz Boğazı'nın İran da dahil olmak üzere herkese açık olması sağlanacak. Eğer kabul etmezlerse, bombalama yeniden başlayacak ve ne yazık ki, öncekine göre çok daha yüksek bir seviyede ve yoğunlukta olacak."
Axios haber kuruluşuna göre, ABD ve İran savaşı sonlandıracak tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinden anlaşmaya yaklaştı.
Anlaşma, İran'ın nükleer zenginleştirmeye moratoryum uygulamayı taahhüt etmesini ve ABD'nin de yaptırımlarını kaldırmayı ve dondurulmuş İran fonlarından milyarlarca doları serbest bırakmayı kabul etmesini içerecek.
ABD-İran anlaşması, Hürmüz Boğazı’ndan geçişle ilgili kısıtlamaları her iki tarafın da kaldırılamsını içererek.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, İran'ın sorumlu tutulduğu BAE'ye yönelik saldırıların ardından Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede BAE'ye düzenlenen saldırılar ile bölgesel gelişmeler ele alınırken, ikili ilişkiler de masaya yatırıldı.
Saldırıları kınayan Abdulati, ülkesinin BAE'nin yanında olduğunu vurguladı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ziyaretini sürdürdüğü Çin'in başkenti Pekin'de Suudi Arabistanlı mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, iki bakanın, son bölgesel gelişmeleri gözden geçirdiği ve gerginliğin tırmanmasını önlemek için bölge ülkeleri arasında diplomasi ve iş birliği yolunun devam ettirilmesinin önemini vurguladığı aktarıldı.
Fransız deniz taşımacılığı ve lojistik şirketi CMA CGM, San Antonio adlı geminin dün Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında saldırıya uğradığını açıkladı.
Şirket, saldırının ardından mürettebat arasında yaralananlar olduğunu ve gemide hasar meydana geldiğini bildirdi.
Açıklamada, yaralı mürettebatın tahliye edildiği ve kendilerine tıbbi bakım sağlandığı belirtildi.

İran basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulması yönündeki açıklamasını "başarısızlık" olarak nitelendirdi.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, konuya ilişkin haberini "Trump geri adım attı, sözde 'Özgürlük Projesi' durduruldu" başlığıyla verdi.
Trump'ın Özgürlük Projesi'nin askıya alındığını duyurmasının "ABD'nin Hürmüz Boğazı sorunuyla başa çıkmadaki başarısızlıklarının devamı niteliğinde" bir adım olarak değerlendirildiği haberde, "Trump, planının başarısızlığını bir şekilde örtbas etmeye çalışırken, her zamanki yanlış iddialarını bir araya getirdi." ifadesine yer verildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı da Trump'ın açıklamasına ilişkin, "Trump, Özgürlük Projesi'ni durdurarak bir daha geri adım attı" başlığını kullandı.
Haberde, Trump'ın planı geçici olarak durdurma açıklaması "İran'dan yapılan kesin uyarılar karşısında" verilmiş bir karar olarak yorumlandı.
ABD Başkanı Donald Trump'tan ABD'nin ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan Özgürlük Projesi ile ilgili yeni açıklama geldi. Truth sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulacağını belirten Trump, "Pakistan ve diğer ülkelerin talebi, İran'a karşı yürüttüğümüz harekatta elde ettiğimiz muazzam askeri başarılar ve İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiş olması nedeniyle, abluka tam olarak yürürlükte kalırken nihai bir anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulması konusunda mutabık kaldık" ifadelerini kullandı.
"ÖZGÜRLÜK PROJESİ"
Trump, 4 Mayıs itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin, boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamış ve buna "Özgürlük Projesi" adını vermişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "İran, müzakere masasına gelerek şartları kabul etmeli. Bizim tercihimiz, boğazların olması gerektiği gibi açık olması, önceden olduğu gibi. Suda mayınların bulunmaması. Kimsenin geçiş ücreti ödememesi. Hedef bu” ifadelerini kullandı.
Rubio, İran ekonomisiyle ilgili değerlendirmesinde ise enflasyon oranının yüzde 70 olduğunu ve İran'ın para biriminin düşüşte olduğunu aktardı. Rubio, “İran'ın yaptırımlardan kaçınmasını sağlayanlar ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını ve ABD finans sistemine erişimini kaybedecek” diye konuştu.
Bakan Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasından ötürü Körfez bölgesinde 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması için "Özgürlük Projesi" adlı operasyonu başlattıklarını savundu.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını ve boğaza mayın döşemesini "uluslararası hukuka temelden aykırı" diye eleştiren Rubio, "Bu, tam olarak korsanlık." yorumunu yaptı.
Rubio, ABD ile İran arasındaki savaşla hiçbir ilgisi olmayan onlarca ülkenin, ABD'den boğazda mahsur kalan ticari gemilerinin kurtarılması için yardım istediğini ve bunun üzerine Başkan Donald Trump'ın "Özgürlük Projesi" adlı operasyonu başlattığını vurguladı.
"BİZE ATEŞ AÇILMAZSA BİZ DE ONLARA ATEŞ AÇMAYIZ"
Bu süreçte bölgede ABD donanmasının yardımıyla söz konusu tankerlerin boğazdan güvenli şekilde çıkmasını sağlayacak bir "güvenli alan" oluşturmaya çalıştıklarını anlatan Rubio, bunun için gereken askeri takviyeyi de yapacaklarını belirtti.
ABD operasyonunun "savunma amaçlı" olduğunu savunan ABD'li Bakan, "Bu gemilere ateş açılmazsa ve bize ateş açılmazsa, biz de onlara ateş açmayız. Ancak bize ateş açılırsa biz de karşılık vereceğiz, ölümcül bir şekilde karşılık vereceğiz." ifadelerini kullandı.
Rubio, Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olmadığını, boğazın Tahran tarafından kapatılamayacağını ve bunun normalleştirilmesini kabul etmeyeceklerini vurgulayarak ABD olarak boğazın savaş öncesindeki statüsüne dönmesini istediklerini kaydetti.
"DESTANSI ÖFKE OPERASYONU BİTTİ"
ABD Dışişleri Bakanı, ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılarının devam edip etmeyeceği hususunda, "Destansı Öfke Operasyonu sona erdi. Başkan'ın Kongre'ye bildirimini yaptığı üzere o operasyon bitti, bu aşamayı tamamladık. Şimdi Özgürlük Projesi'ne geçiyoruz." değerlendirmesini yaptı.
ABD'nin İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmak istediğini, İran'ın nükleer silaha sahip olacak materyale hiçbir şekilde sahip olmaması gerektiğini ve bunu İran'la müzakerelerde kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktaran Rubio, müzakerelerin sonucunu görmeleri gerektiğini belirtti.
"İSRAİL İLE LÜBNAN ARASINDA BİR SORUN YOK"
Rubio, İsrail ile Lübnan arasında aslında bir sorun olmadığını ve asıl sorunun, Hizbullah olduğunu savunarak ABD'nin İsrail ile Lübnan hükümetlerini bir araya getirerek sorunları çözmeye çalıştığını dile getirdi.
"İsrail, herhangi bir Lübnan toprağında hak iddia etmiyor." diyen Rubio, İran destekli Hizbullah'ın hem Lübnan halkına hem de İsrail'e doğrudan tehdit oluşturduğunu savundu.
İsrail'de bazı askeri yetkililerin, Körfez'de artan gerilimi İran'a karşı savaşı yeniden başlatmak için fırsat olarak değerlendirdiği bildirildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Tel Aviv yönetiminin Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakereleri "zaman kaybı" olarak gördüğü, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'a ilettiği mesajın da bu yönde olduğu ifade edildi. Haberde, bazı İsrailli askeri yetkililerin mevcut bölgesel gerilimin İran'a karşı savaşın yeniden başlatılması için kullanılmasını savunduğu aktarıldı. KAN'ın haberinde, İsrail ordusunun hükümete, "zenginleştirilmiş uranyumun İran'dan çıkarılmaması ve gelecekte zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılmaması halinde İran'a karşı yürütülen mücadelenin başarısız olacağı" yönünde değerlendirme sunduğu belirtildi. Haberde, İsrail ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) son bir ayda İran'a yönelik yeni bir "hedef bankası" oluşturduğu, bu kapsamda özellikle petrol depoları ve enerji tesislerinin hedefe konulduğu belirtildi. Bu hedeflerin belirlenmesinin, İran'ın altyapı ve ekonomisine ağır zarar verilmesinin Tahran yönetimini geri adım atmaya zorlayacağı yönündeki değerlendirmeye dayandığı ifade edildi. Haberde, İsrail'in savaşı yeniden başlatmaya hazırlandığı, ABD'nin ise Orta Doğu ve İsrail'de askeri varlığını savaş uçakları ve yakıt ikmal uçaklarıyla güçlendirmeyi sürdürdüğü kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bugün ikinci kez İran'dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarını engellediğini duyurdu. Ancak İran devlet televizyonu, Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı'na dayandırdığı haberinde, Tahran'ın son günlerde BAE'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediğini bildirdi. İran, daha önce de İsrail ve ABD'yi Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenlemekle ve bu saldırıların sorumluluğunu Tahran'a yüklemeye çalışmakla suçlamıştı. ABD ve İsrail, İran'ı bölgedeki müttefikleri için tehdit oluşturan nükleer ve füze programları geliştirmekle suçlarken, Tahran yönetimi nükleer programının barışçıl olduğunu ve nükleer silah üretmeyi hedeflemediğini savunuyor. İsrail ise Filistin'in yanı sıra Lübnan ve Suriye'ye ait bazı toprakları işgal altında tutarken, bölgede nükleer silahlara sahip olduğu bilinen tek ülke konumunda bulunuyor. İsrail'in nükleer kapasitesi resmi olarak açıklanmazken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) denetimine de tabi değil.