AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten dikkat çeken Terörsüz Türkiye mesajları: "Asıl mesele şimdi başlıyor!"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK sonrası gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine geniş bir yer ayırdı, "Süreç yeni ve ince işçilikli bir aşamadayız. Zaman propaganda yapma zamanı değil." dedi. Sürece ilişkin yasal çerçevenin ne zaman çıkacağına ilişkin ise Çelik, "Meclis kapanmadan çıkarılmasını hedefliyoruz" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten dikkat çeken Terörsüz Türkiye mesajları: "Asıl mesele şimdi başlıyor!"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Genel Merkez’de MYK toplantısına ilişkin basın açıklaması gerçekleştiriyor.

Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Bugün iki temel konuyu görüşüyoruz. Bir tanesi, 14 Ağustos'ta partimizin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla yapacağımız etkinlik. O çerçevede Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Faruk Acar'ın bir sunumu gerçekleşecek. Yine Terörsüz Türkiye'nin ekonomik boyutunun değerlendirilmesi bakımından Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Nihat Zeybekci'nin kapsamlı bir sunumu olacak. Tabii her zamanki gibi Grup Başkanımız Sayın Abdullah Güler, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları hakkında bilgi verecek.  Diğer arkadaşlarımızın değerlendirmeleriyle birlikte MYK'mız devam edecek. Bu konularla ilgili sizinle bilgi paylaşacağım.

"FİLENİN SULTANLARI İLE HEPİMİZ GURUR DUYUYORUZ"

Öncelikle Filenin Sultanları'nı buradan bir kez daha tebrik ediyoruz. Görkemli bir şampiyonluk getirdiler ülkemize. Hepimiz kendileriyle gurur duyuyoruz. Milletimizin sevinci büyük. Sadece spor camiasının değil, milletimizin her bir ferdinin sevincini bu şekilde yükselttiler. Hepimize büyük bir gurur yaşattılar. O yüzden Filenin Sultanları'na buradan bir kez daha teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi sunuyoruz. Desteğimizin her zaman onlarla olduğunu da ifade ediyoruz.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Terörsüz Türkiye sürecinde mesele yeni başlıyor. 

Yeni aşama silah bırakmanın temin edilmesi, terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin ortaya çıkmasıydı. Bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz, hemen hemen her gün çalışıyoruz. 

Aslında bir bakıma mesele yeni başlıyor. Yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama ayrıca politik atmosfer de çok önemlidir.

ERDOĞAN'DAN TALİMAT

Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlarla bunun bir devlet politikası olarak yürütülüyor olması, yine Sayın Bahçeli'nin açıklamalarıyla bu konunun önünün açılmasına dönük stratejik müdahaleler, bütün bu zaman diliminin son derece dinamik geçmesini sağladı. Bütün bu dinamizm içerisinde devletimizin niteliklerine ve milletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı.

Aslında bir bakıma, başka bir boyutuyla mesele yeni başlıyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından tabii ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer önemlidir. Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp sağlamamak önemlidir. O yüzden özellikle bu süreçte tabii ki katkılar çok değerlidir. Tabii ki yapıcı eleştiriler de çok değerlidir. Burada katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesi son derece zararlıdır. Ya da eleştiri adı altında yapıcı olmak yerine yıkıcı eleştirilerde bulunulması son derece zararlıdır. Çünkü bu, bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir. Bu mesele sadece siyasi bakışlara göre var olan ya da yok olan bir mesele değildir.

"TÜRKİYE ÖLÇEĞİNİ BÜYÜTMELİYİZ"

Türkiye uzun zamandır terörle mücadele ediyor. Biz hükümetlerimiz döneminde pek çok reformu hayata geçirerek Türkiye'nin demokrasi eksiğinin kapatılması, Türkiye'nin demokrasi eksiğinden doğan sorunların giderilebilmesi bakımından en zor zamanlarda, vesayetin en ağır ve en karanlık dönemlerinde güçlü reformlara imza attık. Tabii ki en büyük takdir, en büyük gurur, en büyük değer milletimizin fertlerinindir.

Şimdiye kadar milletimizin arasına Türk-Kürt diye, Alevi-Sünni diye fitne sokmaya çalışan birçok istihbarat operasyonuna, birçok provokasyona ve suikasta hedef oldu ülkemiz. Siyasi tarihimizi şekillendirmek için, siyasi partileri şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı. Ama ister Türk olsun, ister Kürt olsun, ister Alevi olsun, ister Sünni olsun, bütün bu provokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bile bir diğerine yan gözle bakmadı. Kimse kimseyi incitecek bir iş yapmadı.

Dolayısıyla burada esas kahraman, ülkemizin bugünlere gelmesindeki esas kahraman milletimizin bu makul çoğunluğudur. Milletimizin bu sağduyusudur, bu basiretidir. Şimdi de biz bu sağduyuyu ve bu basireti toplumun her kesiminde, aidiyeti ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun görüyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey ölçek büyütmektir. Dar mahalle ideolojilerinin dışında Türkiye'nin ölçeğini büyütmektir. Türkiye'nin her bir ferdinin, her bir kesiminin, her bir kimliğinin, her bir aidiyetinin ve mensubiyetinin daha büyük bir birlikteliğin parçası olmanın hazzını yaşamasıdır. Daha büyük bir birlikteliğin sorunları gidermedeki oluşturacağı zemini ve atmosferi herkesin solumasıdır. Bu son derece önemlidir.

Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. O sebeple bütün bunları dikkate alan, dar mahalle ideolojilerinin dışına çıkan, büyük bir zihinsel ölçekle konuşan, büyük bir demokratik perspektifle konuşan, yapıcı bir dille konuşan bir yaklaşımı hep beraber üretmeliyiz ve sahiplenmeliyiz. Bugün etrafımıza baktığımızda, yakın coğrafyamıza baktığımızda Türkiye'nin pozitif olarak nasıl ayrıştığını, Türkiye'nin pozitif olarak yüksek değerleri nasıl güçlü bir temsille koruduğunu hep beraber görüyoruz. Sandık var. Demokrasi var. Siyasal katılımın önü açık. Siyaset yapmanın önü açık. Bir tezi olanın millete ulaşma imkânlarının önü açık.

"DEĞERLERİMİZİ KORUMALIYIZ"

Bugünün dünyasına baktığınızda bunlar büyük değerlerdir. Ama şimdi bunların büyük değerler olmasına yeni boyutlar da eklendi. Eskiden bazı ülkeler bunlara ulaşacak imkânlara sahip değildi. Bunlara ulaşacak siyasi sistemlere sahip değildi. Bunlara ulaşacak kurumsal kapasiteye sahip değildi. Ama şimdi daha büyük bir sıkıntı var. Bunlara ulaşan yüksek kapasiteye sahip bazı devletlerin, bazı toplumların aslında kurumlarının içinin boşaldığını, demokratik mekanizmalarının içinin boşaldığını, demokrasinin bir tür propaganda faaliyetine dönüştüğünü, demokrasinin bir şekilde yozlaştırılmaya çalışıldığını, hukukun elastik hâle getirilmeye çalışıldığını, dünyada böyle bir akımın ortaya çıkmaya çalıştığını görüyoruz. Onun için bu değerlerimizi korumamız konusunda daha hassas, daha güçlü bir yaklaşım ortaya koymamız gerekiyor.

"AŞIRILIKLARDAN KAÇINILMALI"

Bu vesileyle de Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedefleri açısından en çok ihtiyaç duyulan şey şudur. İster katkı olsun, ister eleştiri olsun. Önemli olan sisteme oksijen mi yüklüyorsunuz, yoksa toksik gazlar mı yüklüyorsunuz? Bugün daha çok oksijen yükleyecek bir dile ihtiyacımız var. Daha çok oksijen yükleyecek, dar mahallelerin dar kalıplarını ve zindanlarını aşacak, daha büyük ölçeklerden bakabilecek yaklaşımlara ihtiyaç var. Burada da hem hukuki hem siyasi açıdan ince işçilik gerekiyor. Zaman propaganda zamanı değil. Zaman gerçekten doğru bir dille her bir vatandaşımıza ulaşabilecek bir zamandır. Zaman sadece belli bir kesimin rengini diğerlerine dayatmasının zamanı değildir. Tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu, bu rengin altında diğer bütün renklerin kendisine en anlamlı aidiyeti bulabildiği bir siyasal yaklaşımın ortaya konulmasının zamanıdır. O yüzden aşırılıklardan kaçınmak en temel ilke olmalıdır.

GAZZE

İsrail Batı Şeria'yı Gazze'leştirecek. Yerleşimciler Filistinlilerin topraklarına saldırıyor.