AK Parti Tekirdağ Milletvekili Gökhan Dikilitaş tv100'de: İnsanlık cephesi ve katliam şebekesi karşı karşıya
AK Parti MKYK Üyesi Gökhan Dikilitaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilere sert tepki gösterdi. İsrail’i “katliam şebekesi” olarak nitelendiren Dikilitaş, Türkiye’nin bölgedeki en büyük denge unsuru olduğunu vurguladı, “Terörsüz Türkiye” sürecinin kalıcı barış için kritik olduğunu söyledi.
AK Parti MKYK Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Gökhan Dikilitaş, gündeme ilişkin yaptığı açıklamalarda hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylemlere tepki gösterdi hem de Ortadoğu’daki gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştiren Dikilitaş, Türkiye’nin bölgedeki rolüne dikkat çekerek, devam eden barış girişimlerinin kalıcı sonuçlar doğurması gerektiğini ifade etti.
AK Parti MKYK Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Gökhan Dikilitaş'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiği saldırgan açıklamaları var. Burada Siyonizm'e karşı "biz sizinle birlikte olmayız, hareket etmeyiz" diyen Kürt kardeşlerimizi hem Cumhurbaşkanımıza hem ülkemize karşı kışkırtmaya çalışır bir hali var.
BİR TARAFTA İNSANLIK CEPHESİ DİĞER TARAFTA KATLİAM CEPHESİ
Tabii bu hem kendi ülkesinde içeriden bir zayıflama, içeriden aldığı tepkiler, dünya üzerinden aldığı tepkiler biraz daha saldırganlaştırmaya başladı. Cumhurbaşkanımız, bir tarafta bir insanlık cephesi var, diğer tarafta da bir katliam şebekesi var. Bu insanlık cephesinin başını çeken, bu dünya üzerinde en hür ve gür bir şekilde bunu seslendiren cumhurbaşkanımız var. İnsanlığın ve vicdanın sesi olan Cumhurbaşkanımızı biz bu sözleri kabul etmiyoruz.
SÜRECİN KALICI BARIŞLA DEVAM ETMESİ ÖNEMLİ
Netanyahu bu katliam şebekesinin de en sonunda uluslararası mahkemelerde yargılanacağına inanıyoruz. Diğer taraftan barış görüşmelerinin devam ettiği Pakistan'da yaklaşık 21 saat görüşmeler oldu. Buradan tabii ki bir umut bekliyordu herkes. Bilmiyorum daha sonraki aşamalarda belki paragraflar veya ana satırlar bırakılmıştır. Ama bir taraftan Hürmüz Boğazı'nın açılması isteği, diğer taraftan da İran'ın nükleer çalışmalarıyla alakalı beklentiler biraz daha yapısal ve maksimalist beklentiler. Bunlar tek seferde belki aşılamadı. Ama biz yine Türkiye olarak hem Cumhurbaşkanımız hem Dışişleri Bakanımız ve diğer unsurlarımızla beraber bu diplomasinin sürmesini, devam etmesini inşallah bekliyoruz, takip edeceğiz. Bu süreçin kalıcı barışla devam etmesi önemli.
İSRAİL'İN KARŞISINDAKİ EN BÜYÜK ENGEL TÜRKİYE
İsrail'in Filistin'le bıraktıktan sonra Suriye'ye saldırmaya çalıştı. Hizbullah bahaneleriyle Lübnan'a giriyor. Hamas'ı bahane etti, İsrail ile Filistin'de bunları yapmaya çalıştı. Bunu devam edecektir. Karşısında en büyük engel de Sayın Cumhurbaşkanımızın duruşu ve Türkiye'nin politikaları. Terörsüz Türkiye'nin de güçlü bir şekilde devam etmesi hem içeride hem terörsüz Türkiye olarak başlayan süreç terörsüz bölgeye dönüşmeye başladı. Suriye'de de istediği gibi gitmiyor, devam etmiyor İsrail'in politikaları. Bu manada biraz daha saldırganlaşıp ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Bu yüzden de Kürt kardeşlerimiz üzerinden bunları yapmaya çalıştı. Ama karşılığını bulamadı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Süreç, iki yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat'taki konuşmasıyla buradaki önemli kelime iç cephenin tahkimatı cümlesiydi. Bunun ne kadar önemli olduğunu bugünlerde görüyoruz. Bu kadar güvenlik problemlerinin, savaşların olduğu, etrafımızda ateşten bir çemberin olduğu bir ortamda, içerisindeki birlik beraberliğimizin daha sağlamlaşmasını, daha da temelinin güçlenmesini önemini şimdi daha da iyi anlamış olduk toplum olarak.
Terörist Türkiye süreci devletimizin başlattığı bir devlet projesi süreciyken, ardından Meclisimizde bir komisyon teşekkül etti.Yanıbaşınızda Suriye var. Ordan gelecek terör tehlikesini bertaraf etmek gerekiyordu. Güvenli bir bölge inşa edilmiş oldu. Buradaki ana kelime kalıcı hale gelmesi.
Komisyon bir rapor hazırladı, olayı millileştirdi. Burada birinci kural silahların bırakılması. Devletin birimleri bunu kontrol edecek, tescil edecek.
"EVLATLARIMIZ GÖMÜLECEĞİNE SİLAHLAR GÖMÜLSÜN"
Komisyonda herkesin bir dertlenmişliği oluştu. Ve şöyle de komisyonda bir laf geçti. Davetlerimizden birisi annelerimiz üzerinden. Barış anneleri, Diyarbakır anneleri ve Cumartesi anneleri gelmişti. Gayet bunlar şeylerde de açık okunabilir. Burada annelerimizi dinlediğimizde duygusal ortamlar olmuştu. Oradan annelerimizin ortak bir sözü vardı. Dediler ki evlatlarımızı gömüleceğine silahlar gömülsün.