Bakan Bayraktar: Diyarbakır'daki keşif oyunu değiştirecek, Gabar'ı 3'e katlayabilir

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2026 yılının enerji sektöründe yeni anlaşmalar, yeni keşifler ve üretim artışlarıyla kritik bir dönüm noktası olacağını belirterek; yerli doğal gaz, petrol aramaları, LNG anlaşmaları ve Akkuyu Nükleer Santrali başta olmak üzere çok sayıda stratejik adımın hayata geçirileceğini açıkladı. Bayraktar, "Karadeniz'de altı yeni keşif sondajı yapacağız. Bunlardan bir tanesi Rize Çayeli açıklarında olacak." dedi.

Bakan Bayraktar: Diyarbakır'daki keşif oyunu değiştirecek, Gabar'ı 3'e katlayabilir

Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerjiden petrol ve doğal gaz aramalarına, uluslararası iş birliklerinden madenciliğe kadar geniş bir yelpazede yeni adımların atılacağını ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yeni doğal gaz keşifleri, nadir elementler ve Türkiye'ye inşa edilecek nükleer santraller hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Bakan Bayraktar, "Diyarbakır'daki keşif oyunu değiştirecek, Diyarbakır petrolü Gabar'ı 3'e katlayabilir." dedi.

"2026 YENİ ANLAŞMALARIN VE GELİŞMELERİN YILI OLACAK"

2026 yılının enerji sektörünün tüm kollarında hareketli geçeceğini belirten Bayraktar, yıla hızlı bir başlangıç yaptıklarını hatırlattı.

Bakan Bayraktar, şunları kaydetti;

"2026'da enerjideki bütün alanlarda yeni anlaşmaların, yeni gelişmelerin olacağı bir döneme giriyoruz. Yenilenebilir enerjiden petrol ve doğal gaz aramaya, uluslararası iş birliklerine ve maden alanında birçok yeni konuya imza atacağız. Henüz yılın ilk günlerinde olmamıza rağmen iki önemli anlaşmayı hayata geçirdik. Bunlardan ilki, Azerbaycan ile imzaladığımız ve 2029 yılından itibaren başlayacak uzun dönemli yeni doğal gaz anlaşmasıdır. Bir diğeri ise ExxonMobil ile Türkiye Petrolleri (TPAO) arasında gerçekleşen ortak arama anlaşmasıdır. Bu ivmeyi önümüzdeki aylarda ve 2026 yılı genelinde sürdüreceğiz."

YERLİ DOĞAL GAZDA ÜRETİM ARTIŞI HEDEFİ

Türkiye'nin artan doğal gaz talebini karşılamak adına yerli üretim stratejisine ağırlık verdiklerini ifade eden Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'ndaki çalışmalara dikkat çekti.

2026'nın yerli gazın sisteme verilmesi noktasında bir dönüm noktası olacağını belirten Bayraktar, "Öncelikle kendi gazımızı arayıp bulmaya ve üretmeye odaklanıyoruz. Sakarya Gaz Sahası'nda üretim kapasitemizi artırıyoruz. 2026, kendi gazımızın üretim miktarının önemli ölçüde artacağı bir yıl olacak. Kendi kaynaklarımızı devreye alırken, diğer yandan dışarıdan ithal ettiğimiz gazı da en uygun kaynaktan, en ucuz şekilde ve arz güvenliğini en üst seviyede sağlayacak bir modelle yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.

"AZERBAYCAN KRİTİK TEDARİKÇİMİZ"

Azerbaycan’ın Türkiye için stratejik bir doğal gaz tedarikçisi olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, iki ülke arasındaki iş birliğinin Türkiye'nin enerji arz güvenliğine sunduğu katkının altını çizdi.

Bakan Bayraktar şöyle devam etti;

"Türkiye'nin artan bir doğal gaz talebi ve ihtiyacı var. Biz bunu karşılamak için birçok şey yapıyoruz. Öncelikle kendi gazımızı arayıp bulmaya; bulduğumuz gazı Sakarya Gaz Sahası'nda olduğu gibi, belki biraz detaylı konuşabiliriz o konuyu son durumlarla alakalı ama, kendi gazımızın üretimini artırmaya odaklanıyoruz. 2026 bu anlamda önemli bir yıl olacak, kendi gazımızın önemli miktarda artacağı bir yıl olacak. Ama onun dışında da dışarıdan ithal ettiğimiz gaz kaynağını da en uygun kaynaktan, en ucuz şekilde ve arz güvenliğini en güzel şekilde sağlayacak şekilde yapmaya çalışıyoruz.

Dolayısıyla Azerbaycan bizim yıllardır gaz tedarik ettiğimiz önemli bir ülke. Birçok açıdan çok stratejik yatırımları birlikte hayata geçirdik. Bakü-Tiflis-Erzurum ve TANAP boru hatlarıyla beraber de biz Azerbaycan'dan önemli bir miktarda gaz alıyoruz. Şimdi bunu 2029 ötesine taşıyacak bir anlaşmayı, 2,25 milyar metreküplük bir anlaşmayı da ocak ayı başında imzaladık, hayata geçirdik diyebilirim.

"UZUN DÖNEMLİ LNG ANLAŞMALARI YAPTIK"

Şöyle, 2025'i biraz hatırlatalım. 2025 biraz LNG yılı oldu hatırlayacaksınız. Çünkü uzun dönemli LNG anlaşmaları yaptık. Yani sıvılaştırılmış doğal gazı Türkiye'ye getirmekle ilgili anlaşmalar yaptık. Özellikle Amerikan LNG'sinde 2027'den başlayarak 2030'lar, 2040'lara kadar uzanacak uzun dönemli anlaşmalar yaptık.

Benzer şekilde açıkçası bu LNG anlaşmaları 2026'da devam edecek. Yani biz uygun kaynak bulduğumuzda, ucuz LNG bulduğumuzda bununla ilgili anlaşmaları hayata geçireceğiz. Cezayir'le anlaşmamızı tekrar gözden geçirip onu uzatmayı gündemimize almış durumdayız. Dolayısıyla farklı kaynakları inşallah değerlendireceğiz. Türkmen gazının devreye girmesi ve daha büyük miktarda devreye girmesiyle alakalı da 2026 önemli bir yıl olacak.

"KARADENİZ GAZINDA İLK FAZI TAMAMLADIK"

2025 yılı bizim Karadeniz gazında birinci fazı tamamladığımız yıl oldu. Buradaki hedefimiz ilk fazda 10 milyon metreküp günlük bir üretim ve sizin ifadenizle söyleyelim; 4 milyon hanenin, 4 milyon evin ihtiyacını Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılama yılıydı. Tabii açıkçası böyle herkes bizden her gün yeni üretim, yeni artış, yeni rakamlar bekliyor ama yaptığımız işin ne kadar komplike, ne kadar zor bir iş olduğunu ara ara anlatmamız gerekiyor.

Biz Sakarya gaz sahası dediğimiz saha karadan 170 kilometre mesafede, deniz derinliğinin 2 kilometre olduğu ve deniz tabanına ulaştıktan sonra da yaklaşık 2,5 kilometre, 3 kilometre, 3.000 metreye kadar tekrar sondaj yapıp oradaki doğalgazı 170 kilometre kareye taşıdığımız bir operasyon yapıyoruz. Yani Karadeniz'i gözünüzün önüne getirin lütfen. Dolayısıyla bu hem zaman alan hem de çok ciddi bir yatırım gerektiren teknik, çok sofistike bir iş. Adım adım gidiyoruz, çok hızlı adım atmaya gayret ediyoruz. Çünkü oradan üreteceğimiz her gaz bizim için çok önemli; dışa bağımlılığımızı düşürüyor, arz güvenliğimize katkı yapıyor.

Bunun jeopolitik etkisi, uluslararası alandaki, uluslararası ilişkilerdeki etkisini oraya girmiyorum ama çok önemli etkisi elbette ki var. Diğer gaz müzakerelerimizde etkisi var. Yani siz gaza çok ihtiyacı olan bir ülke olarak bir müzakere masasına oturabilirsiniz veya daha farklı, daha güçlü oturabilirsiniz. Onun için Karadeniz gazı bizim için hakikaten çok önemli bir milli proje. Fakat tabii bazı şeyler hayatın olağan akışı belli bir düzen içerisinde ilerlemesi gerekiyor. Çok şükür hamdolsun bakın biz yaklaşık 8 yıl oluyor neredeyse bu deniz operasyonlarına başladık ve bunları büyük oranda kendimiz yapıyoruz. Hamdolsun bugüne kadar iş sağlığı ve güvenliğinde hiçbir sıkıntı yaşamadık, çevreyle alakalı hiçbir sıkıntı yaşamadık; inşallah böyle devam eder. Dolayısıyla bu minvalde dikkatli bir şekilde hızlı bir şekilde bu çalışmaları yürütüyoruz.

2028'DE ÜRETİMİ 4 KATINA ÇIKARACAĞIZ

2026 bu belirlenen takvim içerisinde üretimin iki katına çıkacağı yıl. Yani 10 milyon metreküp günlük üretim 20’ye çıkacak. Yani 4 milyon hane 8 milyon haneye gelecek ve dolayısıyla çok önemli bir miktarda konutlardaki meskenlerdeki ihtiyacın bir kısmı Karadeniz gazıyla sağlanmış olacak. Bir sonraki kilometre taşımız hedefimiz 2028.

2028’de de biz bu üretimi bugünkü üretimi 4 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Orada da belki biraz daha üzerine 16 ile 17 milyon hanenin ihtiyacını kendimiz karşılamış olacağız. Bu şu anda bulduğumuz rezervle alakalı gelişecek tablo; yani bu tamamen planlaması yapılmış, işte Osmangazi yüzer üretim platformumuzun hazırlıkları devam ediyor. Yılın son günü gecesi biz oradaydık, oradaki çalışanlarla çalışan arkadaşlarımızla yeni yıla girmiş olduk. Dolayısıyla böyle bir planlama içerisinde mevcut üretimi inşallah artıracağız.

"6 YENİ SONDAJ YAPACAĞIMIZ PROGRAMI GELİŞTİRDİK"

Malumunuz Cumhurbaşkanımız milletimize bunu bu müjdeyi vermişti; Göktepe sahasında biz yeni bir gaz keşfi yaptık. Yaklaşık piyasa değeri 37 milyar doları bulan bir doğalgaz keşfi yaptık. Biz o Göktepe’deki keşfi şimdi faz 3 kapsamında, hani 2028’de devreye girecek ve 4 katına çıkacağımız dediğimiz üretimin içerisine dahil etmeye gayret ediyoruz. Yani onun üretimini 2028’de inşallah yapacağız.

Onun dışında karalarda yaptığımız aramalar neticesinde yaklaşık 70 milyon varile yakın bir yeni rezervi de, petrol tarafında söylüyorum, ağırlıklı Diyarbakır'da olmak üzere onu da yeni keşif olarak bir anlamda müjde olarak verebildik. 2026’ya geldiğimizde bir taraftan Karadeniz'in üretimi, bir taraftan Gabar'daki mevcut üretim ama onların yanında yeni keşif kuyularıyla, ki bu sefer Karadeniz'de şunu yapacağız; Karadeniz'de biz şu ana kadar tümüyle Batı Karadeniz'e odaklandık. Yani Sakarya gaz sahası dediğimiz saha aslında Batı Karadeniz'deki bir alandan bahsediyoruz.

Şimdi bu sene için değişecek unsurlardan bir tanesi Karadeniz'in diğer bölümlerine, Orta Karadeniz'e ve Doğu Karadeniz'e açılacağımız ve toplamda 6 yeni sondaj yapacağımız bir program geliştirdik denizde. Dolayısıyla bu 6 yeni sondaj demek aslında 6 yeni keşif ümidi, umudu, beklentisi ve çalışması. O kıyıdaki kıyıdaş diyelim illerden bahsedelim; işte dün Rize'de Uluslararası Ayder Forumu'nda orada ifade ettik. Bir tanesi Rize açıklarında, Çayeli açıklarındaki bir sondaj lokasyonu. Keza Ordu açıklarında, yine Samsun açıklarında da Orta Karadeniz bölümünde, Kastamonu açıklarında da yine biz tespit ettiğimiz deniz alanına inşallah sondaj yapacağız.

"HEDEFİMİZ DOĞALGAZ İHTİYACINI KENDİ GAZIMIZLA KARŞILAYABİLMEK"

Daha büyük bir hedeften bahsetmek zorundayız çünkü şimdi sadece konut konuşuyoruz ama Türkiye'nin kullandığı doğalgazın işte yaklaşık üçte biri, dörtte biri gibi bir miktar, yani yılda 20-22 milyar metreküp bir gazı biz evlerimizde kullanıyoruz. Şimdi kışın kış şartlarının yoğunlaştığı bir dönemde tabii doğalgaz çok daha anlamlı oluyor bu bugünkü sohbetimizde. Ama şunu söyleyelim; Türkiye'nin çok önemli bir miktarda doğalgaz ihtiyacı aynı zamanda sanayide var, ticarethanelerde var, önemli miktarda bir doğalgazı biz elektrik üretiminde kullanıyoruz.

Hal böyle olunca o taraftaki ihtiyaç için bizim yeni keşiflere, yeni üretimlere yani bu söylediğimiz rakamların üzerine çıkmamız lazım. Ama yani şunu söyleyelim, doğalgazda bizim ilk hedefimiz, öyle söylemiş olalım, bizim mutlak surette hane halkında dışa bağımlılığımızı bitirebilmek. Yani o 22 milyon hane bugün doğalgaz kullanıyor, o da her geçen gün artıyor çünkü artık çok daha küçük yerleşim yerlerine doğalgazı götürüyor olacağız. Dolayısıyla hedefimiz hane halkının ilk etaptaki ihtiyacını, doğalgaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılayabilmek. Buradaki dışa bağımlılığı bitirmiş olmak.

 

"DİYARBAKIR'DA YATAY SONDAJ YAPACAĞIZ"

Ama bu yeni büyüme hikayesinin içerisinde Diyarbakır’a da belki bir parça petrol tarafına girecek olursak, Diyarbakır’da yapmayı planladığımız şey oyun değiştirici etkisi olabilir. Şöyle; Diyarbakır’da biz ankonvansiyonel dediğimiz yani geleneksel petrol aramada dikey bir sondaj yaparsınız, orada bir kaynak varsa onu üretirsiniz, yüzeye çıkarırsınız.

Biz Diyarbakır’da dikey sondajdan sonra bir yatay sondaj yapacağız ve kayaların içerisine sıkıştığını düşündüğümüz petrol ağırlıklı, petrol ağırlıklı ama bu gaz da olabilir; aslında bunu insanlarımız, seyircilerimiz zaman zaman yani özellikle basında "kaya gazı" diye hep bilinir ama bunun bir de "kaya petrolü" diye bir tabir de kullanabiliriz.

Dolayısıyla bu kayaların içerisine sıkışmış petrolü farklı bir üretim yöntemiyle yüzeye çıkarma hadisesi. Dolayısıyla Diyarbakır bu anlamda neden Diyarbakır? Çünkü orada bu potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Bu yöntemi inşallah 2026’da uygulayacağız ve neticelerini görmeye başlayacağız. Eğer bu konu başarılı olursa, bu konuda biz muvaffak olabilirsek işte o zaman oradaki potansiyel mesela Gabar’ın çok daha ötesinde. Bu anlamda oyun değiştirici etkisi olacağını ifade ettim.

"GABAR’I İKİYE, ÜÇE KATLAYABİLECEK BİR POTANSİYEL GÖRÜYORUZ"

Gabar malumunuz 80 bin varil petrol günlük üretiminde. İnşallah Gabar’ı biraz daha işte kuzeydoğu Gabar tarafına genişleterek yeni aramalarımız, burada yeni kuyular ve yeni rezervler katmaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla üretimi daha da artırma hedefimiz var. Ama Diyarbakır şu anda bizim bu bahsettiğim projeyi uyguladığımız ve 24 kuyuluk bir programdan, 3-4 yıllık bir programdan bahsediyorum yani 2026, 27, 28... 24 yatay sondaj yapacağımız, çatlatma yapacağımız bu kuyularla beraber 4 sahayı, 4 bloğu, 600 kilometrekarelik bir alanı test ediyoruz aslında biz. Fakat baktığınız zaman o bölgedeki potansiyel bunun yaklaşık 10-12 katı. Yani 7.200 kilometrekarelik bir alanda, Bismil’in kuzeyinden bahsediyorum Diyarbakır’da, burada bu testini yapacağımız, çalışmasını yapacağımız alanın 10-12 kat büyüklüğünde bir saha olacak aslında. Yani orada biz başarabilirsek bunu diğer taraflara da taşıyacağız ve burada yani Gabar’ı böyle ikiye, üçe katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz inşallah eğer tüm şeyler istediğimiz gibi giderse.

Şu anda yurt içi, yurt dışı petrol üretimimiz yaklaşık 180 bin varil günlük seviyelerde. Bizim bu hani yeni bir büyüme hikayesi, özellikle Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında yazacağımız yıl başladı dediğim 2026 yılı aynı zamanda bizim Milli Enerji Maden Politikamızın 10. yılı. Yani bir Milli Enerji Maden Politikası 2.0’a geçiyoruz. Burada da hedefimiz şudur; Türkiye 2028 yılına geldiğinde Türkiye Petrolleri yaklaşık yurt içi ve yurt dışından şu andaki üretim kabiliyetiyle yaklaşık 550 bin varillik günlük petrol üreten bir şirket haline geliyor, petrol ve doğal gaz üreten. Türkiye’nin günlük ihtiyacı yaklaşık 2 milyon varil; petrol ve gaz olarak söylüyorum, ikisini eşdeğere getirdiğimiz zaman. Bizim şimdi bir sonraki yürüyeceğimiz hedef yani bu yıl itibariyle başladığımız hedef Türkiye Petrolleri’ni 1 milyon varillik bir şirket haline getirebilmek. Yani doğal gaz ve petrol üretimi açısından.

"AKKUYU'DA İLK REAKTÖRÜ DEVREYE ALACAĞIZ"

Pazartesi Akkuyu’da olacağız. Sahada tekrar çalışmaları yerinde takip edeceğiz. Şimdi çok büyük bir ilerleme yaptık. Yüzde 95’leri buldu şu anda birinci reaktördeki hazırlık. Yani dolayısıyla artık bizim bütün gücümüzle, bütün gayretimizle, bütün bir ekip olarak onlarla beraber bu santralin ilk reaktörünü devreye almayı hedefliyoruz. Yani elimizden gelen her şeyi yaparak inşallah ilk reaktörü devreye alacağız. Nükleer doğası gereği çok çok zor bir iş ve uluslararası anlamda standartları çok keskin hatlarla çizilmiş.