En değerli metaryaller arasında yer alan altınla ilgili dünyada birçok kişinin arayışı devam ediyor.
Bazıları umduğunu bulurken, bazılarının ise eli boş kalıyor.
2 KİLO ALTIN BULDU
ABD’de amatör olarak altın arayan bir doğa meraklısı, yıllardır kullanılan klasik yöntemlerin dışında ilginç bir teknik denedi.
Okuduğu eski bir madencilik kitabındaki yöntemi uygulayan altın arayıcısı, nehir yatağında yaptığı aramada beklemediği bir sonuçla karşılaştı.
Günler süren çalışmanın ardından topladığı altın parçacıklarının toplam ağırlığının yaklaşık 2 kilograma ulaştığı belirtildi.
Nehirlerde altın arama konusunda farklı teknikler öğrenmek için eski madencilik kitaplarını inceleyen arayıcı, özellikle 19. yüzyılda kullanılan bir yöntem dikkatini çekti.
Kitapta anlatılan yönteme göre altın ararken doğrudan nehir kumunu elemek yerine önce “siyah kum” olarak bilinen ağır mineral tabakasını bulmak gerekiyor.
Arayıcı, kitapta anlatılan yöntemi uygulamak için nehir yatağındaki tortuları dikkatle incelemeye başladı.
Özellikle manyetit ve diğer ağır minerallerin oluşturduğu koyu renkli kum tabakalarını tespit etti.
Topladığı bu kumları önce manyetik bir çubukla temizledi, ardından kalan ağır tortuları geniş bir altın tavasında yıkamaya başladı.
Bu işlem sırasında hafif kumlar suyla birlikte akarken, daha ağır olan parçalar tava dibinde kaldı.
Kitapta verilen bir diğer önemli ipucu ise nehir akıntısının davranışıyla ilgiliydi. Altın, suyun hızının düştüğü noktalarda daha kolay birikiyor.
Bu nedenle arayıcı özellikle büyük kayaların arkasındaki çukurları, nehir kıvrımlarını ve doğal oyukları araştırdı.
Bu alanlardan topladığı kumları elekten geçirdiğinde küçük ama parlak sarı parçacıkların ortaya çıktığını fark etti.
Arama birkaç gün boyunca devam etti. Farklı noktalardan toplanan kumlar yıkandıkça altın parçacıkları birikmeye başladı.
Altın arayıcıları için bu miktar oldukça dikkat çekici kabul ediliyor. Çünkü nehirlerde genellikle çok daha küçük parçalar bulunuyor.
Jeologlara göre altın, çoğu zaman dağlardaki kaya damarlarından koparak akarsularla taşınıyor.
Milyonlarca yıl süren erozyon sonucu bu parçacıklar nehir yataklarında birikiyor.
Uzmanlara göre doğru noktayı ve doğru yöntemi bulan kişiler, nehirlerde beklenmedik keşiflerle karşılaşabiliyor.
ALTIN ARARKEN BUNLARA DİKKAT
Kazı Yapmak Kesinlikle İzine Tabidir (Define Arama Yönetmeliği)
Elinde dedektörle arazide dolaşmak suç olmasa da, toprağa bir kürek vurmak bile yasal olarak "kazı" sayılır.
Sit Alanları ve Mezarlıklar "Kırmızı Çizgi"dir
Türkiye topraklarının büyük bir bölümü arkeolojik veya doğal sit alanı kapsamındadır.
Bulunan Altının Paylaşım Oranları ve Teslim Zorunluluğu
Altını bulduğunuzda o altın tamamen sizin olmaz. Devlet bu konuda net bir paylaşım modeli belirlemiştir:
Hazineye Teslim: Bulunan her türlü kültür varlığı veya define, 3 gün içinde en yakın müze müdürlüğüne veya mülki amire teslim edilmelidir.
Paylaşım: Eğer arama ruhsatlı ve yasal ise; çıkan altının değerinin %50'si devlete kalır. Kalan %50 ise; arama yapılan yer şahıs arazisi ise %10'u mülk sahibine, %40'ı arayıcıya; eğer devlet arazisi ise %50'si doğrudan arayıcıya verilir.
Kaçak Durumu: Kaçak kazıda bulunan altına el konulur ve kişiye herhangi bir ödeme yapılmaz, aksine dava açılır.