Altın yatırımcılarının ya da ihtiyacı olan vatandaşların en fazla tükettiği altınların başında gram ve çeyrek gelmeye başladı.
Çeyrek altının 12 bin TL'yi gördüğü günlerde ise dev bir bankadan gelen altın tahmini tüm piyasayı sallamayı başardı.
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının tarihi zirvelerden dönmesinin ardından başlayan “düşüş trendi” tartışmalarına, ABD’li bankacılık devi JPMorgan’dan net bir itiraz geldi.
Bankanın stratejistleri, altındaki rallinin sona erdiğini savunan tezlerin “makul görünse de hatalı” olduğunu belirterek, 2026 yılında merkez bankalarının devasa alımlarıyla yeni rekorların test edileceğini vurguladı.
Raporda, altındaki fiyat artışının temel kaynağının bireysel talepler değil, doğrudan devletlerin merkez bankaları olduğu açıkça ifade ediliyor.
Özellikle 2022’de patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı sonrası jeopolitik risklerin artması, net altın alımlarını iki katına çıkardı.
Küresel rezervlerdeki güncel durum şu şekildedir:
Gelişmiş Ekonomiler: Altının toplam döviz rezervleri içindeki payı %47 gibi ezici bir çoğunluğa ulaştı.
G
elişmekte Olan Ülkeler: 2025 verilerine göre bu oran %19 seviyesinde bulunuyor ve yukarı yönlü güçlü bir ivme taşıyor.
Küresel arz-talep dengesinde gözler Asya’nın devine çevrilmiş durumda. JPMorgan raporu, Çin’in altın alımları konusunda henüz doyuma ulaşmadığına dikkat çekiyor.
ÇİN FAKTÖRÜ
Çin’in devasa merkez bankası rezervleri içinde altının payı şu an yalnızca %8,6 düzeyinde bulunuyor.
JPMorgan uzmanlarına göre, bu oranın Batılı ülkeler seviyesine yaklaşması için Çin’in piyasadan çok daha yüksek hacimli ve istikrarlı ilave altın alımları yapma ihtimali son derece güçlü.
Bu da fiyatlar üzerinde kalıcı bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
ALTINDA TARİHİ YÜKSELİŞLER YOLDA VURGUSU
JPMorgan Global Research’ün 2026 yılına yönelik somut piyasa projeksiyonları, arz-talep dengesinin altın lehine çalışmaya devam edeceğini gösteriyor.
Banka, yatırımcı ilgisinin ve kurumsal talebin güçlü seyrini koruyacağını öngörerek şu tahminde bulunuyor:
ÇEYREK İÇİN 585 TON ALTIN TAHMİNİ VAR
2026 yılı boyunca küresel merkez bankalarının her çeyrekte (3 aylık periyotlarda) ortalama 585 ton altın alımı yapması bekleniyor.
Bu devasa alım hacmi, fiyatların aşağı yönlü kırılmasını engelleyen ve yeni zirvelerin önünü açan en kritik eşik olarak değerlendiriliyor.
Piyasayı domine eden merkez bankalarının aksine, borsalardaki yatırım fonlarında (ETF) nispeten daha durağan bir tablo hâkim.
Mevcut Borsa Yatırım Fonu (ETF) varlıkları yaklaşık 100 milyon ons seviyesinde seyrediyor.
(Bu rakam, 2020 yılındaki 110 milyon onsluk tarihi zirvenin henüz gerisinde).
Daha da çarpıcı olanı; dünyadaki tüm ETF varlıklarının toplamı, küresel merkez bankası rezervlerinin yalnızca %8’ine denk geliyor.
Bu istatistik, altın piyasasında direksiyonun tamamen merkez bankalarının elinde olduğunu kanıtlıyor.
NOT: KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ YA DA ÖNERİ DEĞİLDİR.