Çiçek böcek

Kürk için fok balıkları katledilince çok üzülüyorum… Petrol sızıntısı içinde çırpınan martıları görünce içim cız ediyor… Yunuslar topluca kıyıya vurunca içim sızlıyor…

Kımıl zararlıları bitkileri için için tüketince ne diyeceğimi bilemiyorum…
Deniz kirliliğine, hele o salyalara, bakamıyorum…
Nesli tükenen çıtaları inadına vuranları gördükçe nefret ediyorum…
Hele o güzelim geyikleri avlayan avcılara söyleyecek söz bulamıyorum…

Eriyen buzullar nedeniyle 80 yıl içinde nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan kutup ayılarına kıyamıyorum…
25 Nisan ‘Penguenler Günü’nde kara kara düşüncelere dalıyorum…
Balık nesline büyük darbe vuran trolleri hedef alıyorum, balık yiyememekten çok korkuyorum…

Koca koca binalar dikmek için o güzelim ormanları yok edenleri hapse tıksınlar istiyorum…
‘Çimlere basmayın’ yazısı asanlara ‘O zaman niye bu çimleri serdiniz?’ diye sormak istiyorum…
İklim değişikliğini düşündükçe, yazın üşümekten kışın sıcaklamaktan endişe ediyorum…

Hava kirliliği artarsa, pandemide hayatımızın parçası olan, ‘Maskelerden hiç kurtulamayacak mıyız?’ diye düşünüyorum…
Küresel ısınma nedeniyle kıyılarımızı sular yutarsa ‘araba yerine bir tane kayık alsa mıydık?’ diye kendi kendime sorar mıydım? diyorum…
Sera gazı etkisini söylemiyorum bile…

30 yıldır yolsuzlukları, hırsızlıkları yazacağına, kelle koltukta terör örgütleriyle mücadele edeceğine bunları yazsaydın ‘Daha mı değerli olurdun?’ diye sormaktan kendimi hiç alamıyorum….