Cumhurbaşkanı'nın hastalığı hakkında açıklama nasıl yapılır?

0:00/ 0:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan canlı yayında rahatsızlanınca herkesin yüreği ağzına geldi. Tüm programları iptal edildi ve evinde dinlenmeye çekildi. Yorgunluk ve üşütmeden kaynaklı bir rahatsızlık olarak açıklandı.

Fakat bu açıklama kimseyi tatmin etmedi. Sabah oldu, kaydadeğer bir açıklama yine yapılmadı. Hadi şöyle diyelim, vatandaşı tatmin edecek bir açıklama olmadı.

Bu arada, özellikle sosyal medyada birbiri ardına değişik yorum ve haber yayıldı. Erdoğan’ın ağır hasta olduğunu söyleyenler de çıktı, kalp krizi geçirdiğini iddia edenler de…

Bazı yabancı yayın organlarında da Erdoğan’ın çok ağır hasta olduğu yazıldı çizildi.

Bunun karşılığında Twitter üzerinden açıklamalar yapıldı.

Sonra her zaman olduğu gibi, özellikle sosyal medyada yayılan haberler yalanlandı.

İyi ama Türkiye Cumhuriyeti’nin bir numaralı insanının sağlık durumu hakkında böyle mi açıklama yapılır?

Eğer Cumhurbaşkanı hastaysa, ortada bir sorun varsa, herkesi ikna edecek şekilde hatta gerekirse saat başı açıklama yapılması gerekmez mi?

Doktorlarının canlı yayında çıkıp soruları yanıtlaması, basit bir rahatsızlık geçirdiğinin işin uzmanları tarafından halka anlatılması herkesi rahatlatmaz mı?

Cumhurbaşkanlığı makamının sözcüleri, hükümetin önemli isimleri, yine canlı yayında açıklama yapsa herkesin aklındaki sorular yanıt bulmaz mı?

85 milyon insan, eğer devletinin başındaki isim hastalandıysa, hele ki rahatsızlığı canlı yayında ortaya çıktıysa merak eder. Hatta endişelenir. İnsanları aydınlatmak, bilgilendirmek, endişelerini gidermek de devletin, hükümetin görevidir.

Bu açıklamalarla, basitçe Twitter üzerinden iki satır yazılıp çizilerek, insanların tedirginlikleri giderilemez?

Elbette ki bu iletişim doğru yönetilemezse, birçok kişi de saçma sapan, yalan yanlış haberler yayar. En güvenilir kaynaklardan, ciddi açıklamaları duymayan insanlar da endişeye kapılır.

Sosyal medyadan yalanlar yayılırken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın yine sosyal medayadan iki satır yazması yeterli görülebilir mi?

Tüm bunlar hem yaşanılan olayın ciddiyetiyle örtüşmüyor hem de devlet ciddiyetine yakışmıyor.

Ülkenin bir numaralı insanı hakkında ortada bir sorun varsa, 85 milyonu ve hatta dünya kamuoyunu bilgilendirmek, aydınlatmak o devletin boynunun borcudur.

Hem sosyal medyayı bu kadar eleştirip hem de bu kadar ciddi bir konuda sadece sosyal medyadan açıklama yapmakla yetinmek, vatandaşı küçümsemek anlamına gelmez mi?

Nitekim yapılan ciddi açıklamaların ardından, yazılan bazı haberler, iddialar da yazanlar tarafından silindi.

Bu kadar basit.