Denizolgun cinayetinde çember daralıyor! Yok denilen otopsı videosu o gün ortaya çıktı! 155 kaydı ve HTS verileri soruşturmanın seyrini değiştirdi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada iki ayrı iddianame hazırlandı. Önce “yok” denilen otopsi videosunun daha sonra ortaya çıkması üzerine 3 Adli Tıp çalışanına, resmi kayıtlarla çeliştiği belirtilen ifadeleri nedeniyle de doktor Nurettin Demirkol’a dava açıldı.

Denizolgun cinayetinde çember daralıyor! Yok denilen otopsı videosu o gün ortaya çıktı! 155 kaydı ve HTS verileri soruşturmanın seyrini değiştirdi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, biri 3 Adli Tıp çalışanı, diğeri ise Denizolgun’un olay günü doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında olmak üzere iki ayrı iddianame hazırladı.

OTOPSİ VİDEOSU ÜÇ KEZ SORULDU

Savcılık, soruşturmayı yeniden derinleştirince Adli Tıp Kurumuna Denizolgun’un otopsisinin görüntülerinin olup olmadığını sordu.

İlk etapta yalnızca fotoğrafların bulunduğu bildirilmiş olmasına rağmen, daha sonra savcılığa 145 fotoğraf gönderildi. Ancak savcılık özellikle video kaydının olup olmadığını yeniden sorunca bu kez farklı cevaplar gelmeye başladı.

Denizolgun cinayetinde çember daralıyor! Yok denilen otopsı videosu o gün ortaya çıktı! 155 kaydı ve HTS verileri soruşturmanın seyrini değiştirdi - Resim : 1

 

3 ADLİ TIP ÇALIŞANINA DAVA

Savcılık, video mevcut olmasına rağmen daha önce “video yok” şeklinde cevap verildiği gerekçesiyle İstanbul Adli Tıp Kurumunda görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan hakkında dava açtı.

Üç isim “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçlamasıyla yargılanacak.

İKİNCİ DOSYA ÖZEL DOKTORLA İLGİLİ

Soruşturmanın diğer ayağında ise Nurettin Demirkol’un ifadesi var. 

Demirkol, savcılıkta verdiği ifadede Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, ölümü şüpheli bulmadığını, polisi kimin aradığını bilmediğini ve Denizolgun’un üzerinde kan görmediğini söylemişti. 

Ancak savcılık, elde edilen kayıtların bu ifadelerle uyuşmadığını belirledi.

Denizolgun cinayetinde çember daralıyor! Yok denilen otopsı videosu o gün ortaya çıktı! 155 kaydı ve HTS verileri soruşturmanın seyrini değiştirdi - Resim : 2

 

155 KAYITLARI FARKLI ÇIKTI

155 kayıtlarında polisi arayan kişinin Nurettin Demirkol olduğu belirlendi. Kayıtlara göre Demirkol, kendisini “ailenin hekimi” olarak tanıttı ve Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğunu söyledi.

Olay yerine giden polislerin ifadelerinde de Demirkol’un kendisini özel doktor olarak tanıttığı bilgisi yer aldı.

“KAN GÖRMEDİM” DEDİ, ESKİ TUTANAKTA BAŞKA ŞEY YAZIYORDU

Demirkol, 2026’daki ifadesinde Denizolgun’un yüzünde veya vücudunda kan görmediğini söylemişti. Ancak 2016’da tutulan olay yeri tutanağında, Denizolgun’un ağzından kan geldiği ve kanın yastığa bulaştığı yönünde Demirkol’a ait ifadeler yer aldı.

HTS KAYITLARIYLA DA ÇELİŞTİ

Demirkol aynı zamanda olay günü Kısıklı’daki evinde olduğunu söylerken, savcılık ise HTS kayıtlarında o saatlerde Kısıklı’da olmadığını tespit etti.

Ayrıca olay yerinde kimlerin bulunduğuna ilişkin verdiği bazı bilgilerin de telefon kayıtları ve tanık anlatımlarıyla uyuşmadığı belirlendi. 

YALAN TANIKLIK SUÇUNDAN DAVA AÇILDI

Savcılık, Demirkol’un ifadesinin 155 kayıtları, HTS verileri, olay yeri tutanakları ve tanık beyanlarıyla birçok noktada çeliştiği sonucuna vararak, Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçundan dava açtı.

 4 Eylül 2026’da tutuklanan Demirkol’un tutukluluğu sürüyor.