Ekonomistler 325 baz puanlık faiz indirimini değerlendirdi

Ekonomistler, Merkez Bankası'nın 325 baz puanlık faiz indirimini ve gelecek dönemi değerlendirdi.

Google Haberlere Abone ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bugünkü toplantısında politika faizini 325 baz puan düşürerek 16,50'ye çekti. Böylece son iki toplantıda 750 baz puanlık indirim yapılan politika faizinin yıl sonunda yüzde 15-16 aralığında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor.

Faiz kararı ve gelecek döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB'nin faiz indiriminin piyasadaki en yüksek beklentiye yakın gerçekleştiğini, swap piyasasının ise zaten daha yüksek indirimi fiyatladığını söyledi.

TCMB'nin yıl sonu enflasyonunu, son tahmininden de düşük beklediğini ancak para politikası duruşunu artık belirgin gevşetmeyeceği sinyalini de verdiğini belirten Bürümcekçi, "Bankanın 'Gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğu değerlendirilmektedir.' cümlesini kullanması bundan sonraki dönemde daha dikkatli adım atılacağı anlamına gelmektedir." ifadelerini kullandı.

Bürümcekçi, Merkez Bankasının önden yüklemeli faiz indirimlerini tamamladığını ve sonraki adımlarının daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Merkez Bankasının bu indirimle beraber politika faizini toplam 750 baz puan düşürdüğünü dile getiren Bürümcekçi, "Politika faizinin düşürülmesi ile önümüzdeki dönemde ortalama fonlama maliyeti haftalık repo faizi ile yakın seyredecek, para ve repo piyasasında gecelik faiz ise ortalama olarak piyasa yapıcı oranına daha yakın olmak üzere yüzde 15,50-16,50 aralığında bankaların likidite durumuna bağlı olarak dar bir alanda dalgalanacaktır. Faiz koridoru da gecelik borç alma faizi yüzde 15, haftalık repo faizi yüzde 16,50, gecelik borç verme faizi yüzde 18, piyasa yapıcı fonlama oranı yüzde 15,50 ve GLP faizi yüzde 19,50 şeklinde oluşacaktır." diye konuştu.

- "Yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 15-16"

Haluk Bürümcekçi, Türkiye'nin beklenen enflasyona göre hesaplanan reel faizinin, bu faiz indirimi sonrası yüzde 3,8 seviyesine inerek Meksika’nın altına gerilediğini ve emsal gelişmekte olan ülkeler ortalamasının da üst sınırına doğru yaklaştığını söyledi.

Bana göre gelişen ülkelerin ortalamasının altında uygulanacak bir reel faizin, Türkiye'nin yüksek kredi riski primi de dikkate alındığında uygun olmayacağını ifade eden Bürümcekçi, "Bu ise, bu indirimden sonraki faiz kararlarının, enflasyon eğilimi ve gelecek enflasyon beklentileri gelişmelerine bağlı olacağını düşündürmektedir." dedi.

Bürümcekçi, enflasyonun baz etkisiyle eylül-ekim aylarında yüzde 10 seviyesine kadar düşecek olmakla birlikte, bu seviyelerin kalıcı olmayacağını ve yine baz etkisiyle sonraki dönemde yüzde 13-14 seviyelerine tekrar yükseleceğini dile getirdi.

Enflasyon eğiliminin TCMB tarafından da yüzde 10-13 aralığında hesaplandığını gösteren çalışmaların da bulunduğuna işaret eden Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu yüzden en iyi ihtimalle kısa vadede göreceğimiz yüzde 12-13 civarındaki ana enflasyon eğilimiyle ve yüzde 3-4 aralığındaki bir reel faizle uyumlu olabilecek politika faizi seviyesinin yıl sonu için yüzde 15-16 aralığına işaret ettiğini düşünüyorum. TCMB'nin son Beklenti Anketi'nde politika faizinde üç ay içinde (bu toplantı dahil) 400 baz puan indirim beklendiğine işaret ederken, 6 ay ve 12 ay sonrası beklentisi yüzde 14,9 ve yüzde 13,7 ile sürecin toplamında 475-575 baz puan aralığında düşüş beklentisini yansıtmıştı."

- "Agresif faiz indirimi beklemiyoruz"

Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek de 325 baz puanlık faiz indirimi hamlesinin 225 baz puan düzeyinde olacağını düşündükleri Deniz Yatırım Araştırma ve 275 baz puan seviyesinde oluşan anket medyanlarının üzerinde, 300 baz puan civarında oluşan swap piyasası fiyatlamalarına ise paralel olduğunu söyledi.

TCMB'ye dair bekledikleri yıl sonu politika faizi oranı seviyesini yüzde 15,50'den yüzde 15'e revize ettiklerini ifade eden Gödek, "Yeni faiz patikamız, ekim ayında 100 baz puan ve aralıkta ise 50 baz puanlık indirim hamlelerinin gelmesi olarak şekillenmekte." dedi.

Gödek, enflasyonda beklentilerinden daha iyimser bir resmin oluşması, global faiz ortamındaki destekleyici koşullar ve Türk lirasının oynaklık azalışı destekli nispeten stabil seyir içerisinde olması nedeniyle beklentilerini revize etme ihtiyacı duyduklarını dile getirdi.

PPK metninde yer alan "Gelinen noktada, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğu değerlendirilmektedir." ifadesinden en azından mevcut iç ve dış koşulların değişmediği-sınırlı düzeyde iyileştiği varsayımıyla "agresif" faiz indirimi hamlelerinin gelmeyeceği çıkarımını yaptıklarını söyleyen Gödek, alınan para politikası kararlarını yerel varlıklar nezdinde pozitif okuduklarını ve dış fiyatlama koşullarına paralel seyrin devam edeceğini sözlerine ekledi.

- "TL varlıklar adına olumlu karar"

İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Eda Karadağ ise Merkez Bankasının net bir şekilde enflasyon konusunda iyimser olduğunu söyledi.

Bugünkü karar metninde, yıl sonunda enflasyonun yüzde 13,9'un da altında kalabileceğinin ifade edildiğini belirten Karadağ, Merkez Bankasının enflasyon konusunda elinin her geçen ay daha da rahatlamasını beklediklerini dile getirdi.

Karadağ, aralık ayında aylık bazda negatif enflasyon ile karşı karşıya bile kalınabileceğini ve bu doğrultuda enflasyon hedefleri doğrultusunda ilerlediğinde, TCMB'den kademeli şekilde faiz indirimine devam etmesini beklediklerini kaydetti.

Bu yıl sonuna kadar TCMB'den toplamda 150-200 baz puan aralığında ilave bir indirim olmasını öngördüklerini söyleyen Karadağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Merkez Bankası bundan sonraki süreçte de başta Fed olmak üzere diğer merkez bankalarını da yakından izlemeye devam edecektir. Gelecek hafta 18 Eylül'de Fed toplantısı bulunuyor. Fed'den 25 baz puanlık bir faiz indirimi bekleniyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkeler açısından olumlu olabileceği gibi Türkiye tarafından da pozitif karşılanabilir. TCMB'nin bu kararının ardından dolar/TL'de baskı kalktı ve kur aşağı yönde tepki vererek daha da rahatlamış oldu. Net bir şekilde yönünü aşağı çevirdi demek zor. Ancak bu ortam kurun yükselişini bir süre daha zorlaştıracak gibi duruyor. Kısacası, TL varlıklar adına olumlu bir karar geldi."

- Yabancı ekonomistlerin değerlendirmeleri

Medley Global Advisors Direktörü Nigel Rendell, TCMB'nin faiz kararına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, TCMB'den 300 baz puanlık indirim beklediklerini, yapılan 325 baz puanlık indirimin beklentilere çok yakın olduğunu söyledi.

Rendell, faiz indiriminin enflasyondaki düşüş eğiliminden sonra gerçekleştiğini ifade ederek, bankanın, güçlü kredi büyümesini teşvik ederek ekonomik aktiviteyi canlandırmaya ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

TCMB'nin bundan sonra da parasal genişlemesine devam edeceği öngörüsünde bulunan Rendell, enflasyonun bundan sonra da düşüş gösterebileceğini ve TL'de geçen yıl yaşanan değer kaybına dair etkilerin çok azaldığını söyledi.

Rendell, TL'deki istikrarın devam edeceği göz önünde bulundurulduğunda, TCMB'nin ekim ayında da faizlerde indirime gidebileceğini vurguladı.

- "Faiz indirimi bundan sonra da masada"

Capital Economics Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Jason Tuvey de politika faizinin yüzde 12,50 seviyelerine kadar indirilebileceğini belirterek, "Faiz indirimi bundan sonra da masada. Politika yapıcılar özellikle enflasyona karşı çok hassas." dedi.

Tuvey, dünyanın önde gelen merkez bankalarındaki genişlemeci politikaların TCMB'nin bugünkü kararında etkili olduğunu, genişlemeci politikanın bundan sonra da devam edeceğini aktararak, enflasyonun tek haneli seviyelere ulaşabileceği öngörüsünde bulundu.

- "325 baz puanlık indirim olunca piyasalar rahatladı"

Societe Generale Gelişmekte Olan Piyasalar Strateji Direktörü Phoenix Kalen ise piyasaların, bu sabah 400 baz puanlık bir indirimi fiyatladığını ancak 325 baz puanlık indirim olunca rahatladığını söyledi.

Commerzbank Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose, 275 baz puanlık indirimin son günlerde geçerliliğini yitirdiğini ifade ederek, indirimin 400 baz puanlık beklentinin altında gerçekleştiğine dikkati çekti.

Rabobank Gelişen Piyasalar Kur Stratejisti Piotr Matys de bugünkü faiz kararının politika yapıcıların, piyasa beklentilerini hesaba kattığını ve bundan sonra faizleri çok düşük seviyelere indirmeyeceğini gösterdiğini kaydetti.