Dünya siyasetinde iklim sert şekilde değişmeye devam ederken, parasını kaybetmek istemeyen yatırımcılar da altına yükleniyordu.
Güvenli liman konumunu her geçen gün biraz daha artırmaya devam eden altının gram fiyatı bile 6300 TL seviyelerine kadar tırmandı.
Altının bundan sonra gramda 10.000 TL'ye kadar gidebileceği konuşuluyordu. Uzman bir isimden konu hakkında açıklamalar geldi.
Ons ve gram bazında değerli metaller hangi seviyelere ulaşabilir? Henüz altın veya gümüş almayan yatırımcılar için geç mi kalındı? Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, bu sorulara yanıt verirken dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu
ABD'NİN POLİTİKALARI, RİSKLERİ KALICI HALE GETİRİYOR
Yıldırımtürk, ABD’nin jeopolitik politikalarının küresel riskleri kalıcı hale getirdiğini belirterek, altına olan talebin sadece enflasyona karşı korunma ile sınırlı kalmayıp bu tedirginlikten de beslendiğini ifade etti.
GRAM ALTIN İÇİN FLAŞ SÖZLER! 10.000 TL...
Altın fiyatlarına ilişkin olarak uzman, 2026’nın özellikle eylül-ekim döneminde gram altının 9.000 TL seviyelerine ulaşmasının mümkün olduğunu, daha üst senaryoda ise 9.500-10.000 TL bandının görülebileceğini söyledi.
5.000 DOLAR GÜNDEMDE
Yıldırımtürk, Fed’in olası faiz indirimleri durumunda ons altının 4.600-4.800 dolar bandına yerleşebileceğini, yılın ikinci yarısında 5.000 dolar
seviyesinin de gündeme gelebileceğini belirtti.
Gümüş piyasalardaki dinamiklerin altından farklı işlediğini vurgulayan Yıldırımtürk, endüstriyel talebin güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve yapay zeka teknolojileri gibi alanlarda artmasının gümüşe destek sağladığını söyledi.
GÜMÜŞ İÇİN FİYAT VERDİ
Ons gümüşte 90-95 dolar seviyelerinin görülebileceğini, daha agresif senaryoda 100 doların da mümkün olduğunu kaydetti, ancak fiyat hareketlerinin çok sert olabildiği konusunda yatırımcıları uyardı.
Ekonomim'e konuşan Yıldırımtürk, fiziki gümüş piyasasında yüksek alım-satım makasları nedeniyle yatırımcıların kontrat bazlı işlemler veya fonları değerlendirmesinin daha sağlıklı olabileceğini önerdi.
Ayrıca bakırın enerji dönüşümü ve altyapı yatırımları nedeniyle portföyde öne çıkabileceğini, platin ve paladyumun da risk toleransına göre düşük oranlarda değerlendirilebileceğini söyledi.
Portföy önerisinde bulunan uzman, portföylerin yaklaşık yüzde 40 altın, yüzde 30 bilançosu güçlü hisseler, yüzde 10 gümüş, Eurobond’lar ve yüzde 10 TL mevduat şeklinde çeşitlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti.