Güçlü bağışıklık için “bentonit kili” önerisi

Osmanlı döneminde 'yaşayan toprak' adıyla salgın hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla kullanılan "bentonit kili" karantina günlerinde tekrar insanların ilgisini çekti.

Google Haberlere Abone ol
Kaynak: İHA

Osmanlı döneminde ‘yaşayan toprak’ adıyla salgın hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla kullanılan “bentonit kili” karantina günlerinde tekrar insanların ilgisini çekti.

Çağın hastalıklarının incelenmesinde bir önceki yüzyıla nazaran çevresel faktörler önemli bir yer tutuyor. Solunan havada, tüketilen gıdalarda ağır metal toksinleri olarak anılan civa, kadmiyum, benzen, kurşun gibi maddeler bulunabilir ve metabolizmaya karışan bu tür maddeler, çeşitli rahatsızlıklara neden olabiliyor. Aynı şekilde endüstriyel gıdalardaki genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), üretimde kullanılan tarım ilaçları ve yapay şekerler de vücutta birikerek toksik maddeye dönüşebiliyor. Vücutta biriken bu toksik maddeler sindirim sistemi rahatsızlıklarından depresyon ve cilt sorunlarına kadar pek çok hastalığa neden olabiliyor. Bir tür volkanik kil olan bentonit kil, içeriğindeki elektromanyetik negatif yük sayesinde bakteriyel ve toksik maddeleri güçlü bir şekilde tutarak vücut dışına atma özelliği ile tavsiye ediliyor.

Bağışıklığın güçlenmesi için bentonit

Bentonit kili, hem ağız yoluyla alınarak hem de cilde sürülerek kullanılabiliyor. İçilebilir bentonit kil, vücuttaki zararlı patojenlere bağlanarak bu zararlı maddelerin bağırsaklardan kan dolaşımına karışmasını engelliyor ve vücuttan atılımını kolaylaştırıyor. Sıvı olarak tüketilebildiğinde kolon temizliği, mide rahatsızlıklarının giderilmesi, mineral takviyesi ve detoks için kullanılabiliyor. Cilde uygulaması da yapılıyor. Cilt maskesi, kil lapası, kil banyosu, saç maskesi ve diş macunu şeklinde de kullanılabilen bentonit kil, bu şekilde kullanıldığında da deri üzerindeki ve ağız içindeki toksinlere bağlanarak bölgenin temizlenmesini sağlıyor.

Osmanlı salgın hastalıklar başladıktan sonra vücut bentonit kili ile güçlendirilirdi

Salgın hastalıklar döneminde Osmanlı hekimlerinin ilk aldıkları önlem vücudun bentonit ile kuvvetlendirilmesiydi. Salgın hastalıklarda bedenin kendi kuvvetlerinin kullanılması çok eskiden beri öncelikle başvurulan bir önlemdi. Korunmada öncelik ‘tini mahtum’ dedikleri kil toprağıydı. Bugün bentonit kili denen ilaç olarak kullanılan beyaz kil salgın başlar başlamaz ilaç olarak kullanılmaya başlanıyordu. Bu killer hap şekline getirilerek satılırdı. Osmanlı hekimleri salgınlarda her gün ara verilmeden yarım kil tabletini içmeyi tavsiye ederlerdi.

Bentonit Uzmanı Hamit Tecer: “Korona için kullanılmalıdır”

Bentonitin tüm virüslere karşı etkin olduğunu belirten Bentonit Uzmanı Maden Mühendisi Hamit Tecer, “Bentonit çok yüksek negatif iyon özelliği taşıdığı için, içerisinde bulunan pozitif yüklü patojenlerin zararlı bakterileri ve tüm virüsler mıknatıs gibi çekerek vücuttan atma kabiliyeti çok yüksektir. Bu yüzden virüssel tedavilerde geniş olarak kullanılıyor. Tabii, bu biz söylemimizi ispat etmemiz için elimizde bir delil olması gerekir. Nanobit bentonit AIDS, kuş gribi ve gripte etkili olma ihtimalleri araştırıldığında bentonitin etkili olduğunu gösteriyor. Bentonit kilinin ve nanotik boyutunun küçük olduğunu biliyoruz. Bu kil yüzde 99,5 AIDS mikrobuna karşı direnç sağladığını ve vücut içerisindeki mikropları mıknatıs gibi dışarı atıyor ve dolayısı ile insanın hasta olmasını önlüyor. AIDS virüsünde içerisinde bulunan maddeler korona virüsüne çok benzediği için bu bentonit ondada etkili olabilir. Bu nedenle bentonitin korona virüsünde çok etkili olacağını düşünüyorum. Bentonit kili virüsleri sadece vücuttan attığı için değil aynı zamanda toksin, ağır metal, radyasyon, bakteri ve enfeksiyona karşı da çok etkili olduğunu görmekteyiz. Yani bentonit içen insanlarımızda duyarlılık, dirençlilik çok fazla artar” dedi.

“Bentonite hak ettiği değeri vermeliyiz”

Bentonitin tüm dünyada özellikle Amerika’da tedavi edici ve bağışıklığı güçlendirici yönüyle ön planda olduğunu ve Türkiye’de de bu yönünü ön plana çıkarmak için çalışmalar yaptığını belirten Hamit Tecer, “Dünyada bentoniti sağlık alanında kullanan 30'dan fazla marka var. Ülkemizde de bentonit kilini içilebilir hale getirip kullanan tek medikildir. Aynı zamanda bentonit kilinin ihracatını da yapmaktayız. Dünya bentonit rezervinin yüzde 20’si ÜnyeFatsa bölgesinde bulunmaktadır. Hammadde olarak 30’dan fazla ülkeye gönderim sağlamaktayız. Ayrıca gıda bentoniti de Amerika'ya göndermek için FDA onaylı bir sertikamız da bulunmaktadır” dedi.