İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den Fatma Betül Sayan Kaya ve fon soruşturması için çarpıcı sözler: Bugün tutuklanan sembol isimlerdendi...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, tv100 ekranlarında fon soruşturması ile ilgili, "Devletimiz her zaman 18 yaşındadır. Ben 30 yıllık kamu görevlisiyim. Hiçbir zaman yapanın yaptığı yanına kâr kalmamıştır. Hesap vermek gecikebilir ancak sorumlular, kim olursa olsun, eninde sonunda yaptıklarının hesabını verecektir." dedi. Çiftçi, Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasına ilişkin de dikkat çeken bir mesaj verdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, tv100 canlı yayınında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu
. Fon soruşturmasındaki son gelişmelerden yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye, okullarda alınan güvenlik önlemlerinden polislerin çalışma koşullarına kadar birçok konuya değinen Bakan Çiftçi, dikkat çeken mesajlar verdi.
Çiftçi, özellikle fon soruşturmasında mağduriyetlerin giderileceğini vurgularken, emniyet teşkilatına yönelik yeni düzenlemeler ve güvenlik politikalarına ilişkin detayları da paylaştı.
Bakan Çiftçi'nin açıklamaları şöyle:
Dün Afyon'da malesef üzücü bir hadise yaşadık. 8 vatandaşımız hayatını kaybetti. Saldırgan kısa süre içerisinde güvenlik güçlerimiz tarafından yapılan takiple yakalandı. Öncelikle saldırada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Çok üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.
FON SORUŞTURMASI HAKKINDA
Cumhurbaşkanımız sürecin başından beri bu konuyu yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanımızın başkanlık ettiği bazı toplantılarda da bulundum. Bu konuda talimatı oldukça net. Kim bu işe girdiyse, haksız kazanç elde ettiyse, o kişilerin bunun yanına kar kalmayacağı, haksız kazanç sağlayan kişilerden tutarların alınıp mağdur kişilere ödeneceği yönünde açıklaması vardı.
Konuyla ilgili Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Devlet Denetleme Kurulu'na da konuyla ilgili görev verilmiş durumda. Bunların dışında Adalet Bakanlığımızın da konuyla ilgilli soruşturmaları var.
Rakamları da sizlerle paylaşayım.
KAÇ KİŞİ TUTUKLANDI?
Şimdiye kadar 433 şüpheli şahıstan 112'si tutuklandı. 186'sı hakkında adli kontrolle serbest bırakılma var. 38 firari için de yakalama kararı çıkartılmış durumda. 359 gerçek ve 111 tüzel kişinin de mal varlıklarına blokaj konuldu. Cumhurbaşkanımız zaten ifade etti.
Hiçbir şekilde bütçeden harcama yapılmadan mağduriyetlerin giderilmesine ilişkin net bir talimatı var.
SEMBOL İSİMLERDEN BİRİYDİ.. KİMSENİN YANINA KAR KALMAYACAK
Bugünkü tutuklamayı da biliyoruz, fon soruşturmasının sembol isimlerden biriydi.
Bu konunun sonuna kadar gidileceğini ve mağduriyetlerin giderileceğini ve yapanların yanına kar kalmayacağını söyleyebilirim.
DEVLETİMİZ HER ZAMAN 18 YAŞINDA
Devletimiz her zaman 18 yaşında. Ben 30 yıllık kamu görevlisiyim. Hiçbir zaman yapanın yaptığı yanına kar kalmamıştır. Yarına kalmıştır ama yanına kalmamıştır. Sorumlular önünde sonunda hesabını verecek.

OKULLARDAKİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ: 4 AY ÇALIŞTIK, 7 BAKANLIK BİR PROTOKOL İMZALADIK
Bu konuda da 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta malesef elim bir hadise yaşanmıştı.
Biz MEB ve İçişleri olarak tedbirleri arttırdık. Daha da geliştirilmesi yönünde bu tedbirlerin çalışmalar yaptık.
4 ay çalıştık, 7 bakanlık bir araya geldik.
Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız da var. Tüm bakanlıklar bir araya geldik.
Herhangi bir şekilde sızıntı verdiklerinde öğrenciler bunun erken zamanlarda teşhis edilmesi ve okulun, sosyal hizmetlerin hemen devreye girdiği ve gerekli tedbirlerin alındığı bir protokol imzaladık. Protokol şu anda yürürlükte.

611 MÜFETTİŞ SAHAYI TARIYOR
Okul güvenliğiyle ilgili İçişleri Bakanlığı olarak genelge de yayımladık, valiliklerimizi de talimatlandırdık. Şu anda 611 müfettişimiz sahayı tarıyorlar. Alınan tedbirleri, tedbirlere ilişkin bir açıklık var mı vs. diye. Önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili raporu da bize sunacaklar.
31 BİN KİŞİ İSTİHDAM ETTİK
Tedbirleri arttıralım diye çalışma bakanımızla görüşmüştüm. 31 bin kadro verdiler bize. Bu kişiler güvenlik sertifikasına da sahipler. 31 bin kişiyi istihdam ettik ve 28 bin 945 kişi göreve başladı. Bunlar okul bahçe görevlisi olarak, polislerimizin bekçilerimizin yanında onlar da çalışıyor. Onlara dedektör de verdik.
Bunun dışında okulun bahçe duvarlarının dışarısında güvenlik, asayiş ekiplerimiz var. Çocuk şube görevlilerimiz, narkotik ekiplerimiz, trafik ekiplerimiz hepsi çalışmalarını sürdürüyor.
ŞEFKAT KALKANI PROJESİ
Okullardaki güveni ve narkotik suçlarla mücadeleyi sadece okullarda önleyemeyeceğimizi biliyoruz. Bu konuda okullardaki önlem dışında ailelerimiz de mutlaka yer almalı. Okullarımız mutlaka yer almalı. Sağlık teşkilatının destekleri bizim için önemli. Aile bakanlığımızın destekleri önemli.
Şefkat Kalkanı projemiz şu: Bizim daha önceden bir çocuğu en iyi annesi tanır şeklinde bir ifademiz vardı. Bu projeyle ailelerimizi de bu konuda eğitmek istiyoruz. Çocukta bir değişim veya sızıntı varsa aile bunu okul yönetimine, kolluk teşkilatına, sosyal hizmetler müdürlüğüne tedbir için bildirmesi gerekebilir.
Hep beraber tedbir alalım. Sorun ortaksa çözüm de ortak olmalı diyoruz.
COP31 TEDBİRLERİ
İçişleri Bakanlığı olarak her meseleyle aşağı yukarı bağlantımız var mutlaka. Temmuz ayında bir NATO zirvesi oldu Ankara'da 56 bin polisimiz görev aldı. Devlet başkanları geldiler ve ülkemiz için çok prestijli bir toplantıydı.
Her şeyi A'dan Z'ye tüm teferruatıyla hesapladık. Orada Ankara'yı merkeze alarak etrafındaki illeri birinci, onun etrafındaki illeri ikinci dereceden, sınır illerimizi ise üçüncü dereceden iller olarak belirledik. Aynı sistemi COP31 için uyguluyoruz.
Yeşille gösterilen iller birinci, turuncu iller ikinci dereceden iller, lacivert yerler ise sınır hattı olarak üçüncü dereceden illerimiz. Bu illerin her biri için özel tedbirlerimiz var.
NATO tedbirlerine benzer güvenlik tedbirleri aldık. Antalya'da 26 bin polis görevde.

HAVADA, KARADA, DENİZDE TEDBİRLERİMİZ VAR...
COP31 için de havada, karada, denizde tedbirlerimiz var. Biz yine bu organizasyonu kusursuz şekilde tamamlamayı planlıyoruz. Her türlü negatif gelişmeye karşı planımız hazır. 100'e yakın devlet başkanı katılacak
200 civarında bakan katılacak, 20 bin civarında delegasyon katılacak. Her gün 100 bin ziyaretçi gelecek buraya. Bu organizasyonu da alnımızın akıyla tamamlayacağız.
AK PARTİ 24 YAŞINDA
AK Parti kurulduğunda ben 30'lu yaşlarda genç bir kaymakamdım. 28 Şubat dönemini tüm ağırlığıyla yaşamış birisiyim. O dönemde bir kaymakam olmama rağmen mesleğimizi nerdeyse sürdüremez duruma gelmiştik. 2002 yılında milletimiz tercihte bulundu ve iradesini ortaya koydu. O günden bugüne AK Parti'ye verdiği kredisini hiçbir zaman geri almadı.
İktidara gelmesiyle beraber AK Parti vesayet odaklarına karşı kararlı bir mücadele yürüttü. Askeri vesayete, yargı bürokrasisine, YÖK bürokrasisine karşı bir mücadele yürüttü. Bunları geriletti ve millet iradesini egemen kıldı.
Başörtüsü meselesi, ülkenin gündemindeki en önemli meselelerden biriydi. Cumhurbaşkanımız başlarda genel başkandı, ardından başbakan ve cumhurbaşkanı oldu. Ayasofya'nın açılması...
Milletimizin 86 yıl beklediği bir özlemdi, bununla ilgili "zincirler kırılacak" diye sloganlar atılıyordu. 2020 yılında Ayasofya da müzeden camiye dönüştürülmüş oldu.
Terörsüz Türkiye süreci… 50 yıldır terörle yattık kalktık, ağır bedeller ödedik. Ben 2001-2002 yılında Erzurum'da kaymakamdım. Bir dönem Van'da görev yaptım. Erzurum, Bitlis'te çalıştım. Malatya'dan öbür tarafa geçtiğiniz zaman sanki ülke değiştirmiş gibi oluyordunuz. Yol kontrol noktaları vardı. Kolluğun denetimleri daha da sıklaşıyordu.
Terörsüz Türkiye'yle beraber 50 yıllık prangadan da kurtulmuş oluyoruz. Bu da başlı başına Cumhuriyetin ikinci asrının büyük başarılarından birisi. Cumhurbaşkanımızın iradesinin bu konuda belirleyici bir etkisi var. 2 sene önce Malazgirt'te iç cephenin tahkimi ile başladı bu süreç.
Ardından sayın Devlet Bahçeli'nin bu konudaki desteğiyle bu konu iyi bir noktaya geldi. Meclis'te komisyon toplantıları yapıldı, hukuki zemin oluştu. Bu da Cumhur İttifakı'nın başarılarından birisi. O günden bugüne süreci yaşadığım için çok iyi karşılaştırma yapabiliyorum.
Güvenlik noktasında da bugün sınırlarımız daha güvenli. Kara sınırlarımızda, doğu sınırlarımızda bin 365 kilometre sınır duvarlarımız var.
Optik kuleler inşa ettik, dronelerle, İHA'larla sürekli gözetleniyor. Sınırlarımız şu anda daha güvenli. 7/24 devriye atıyorlar.

YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ
Bakanlık olarak her hafta pazartesi günü bir gündemle toplanıyoruz. Bunun başlığı bazen asayiş, bazen organize suç örgütleriyle ilgili olabiliyor, narkotik, siber suçlar, düzensiz göçler olabiliyor…
Önceden mahallede kabadayılar vardı, ardından bunlar mafya tipi örgütlenmelere dönüştü, şimdi yeni nesil suç örgütleri deniyor. Bunlar dijital ortamda örgütlenen suç örgütleri olarak karşımıza çıktı.
En büyük özellikleri dijital ortamda örgütlenmeleri. Eskiden mafyanın belli bir hiyerarşisi bir yerleri vardı. Yeni nesil suç örgütlerinin bir merkezleri ve belli bir yapıları yok. Dijital örgütleniyorlar.
BUNLARLA UĞRAŞMAK MAFYA İLE UĞRAŞMAKTAN DAHA ZOR
Tamamen dijital ortamdalar yani. Bunlarla mücadele etmek mafya ile mücadele etmekten daha zor. Bütün ağırlığımızı da buraya kaydırdık.
Ben görevi devraldığımda kendime iki önemli mücadele alanı belirlemiştim. Birisi yeni nesil suç örgütleriyle mücadele ve ikincisi de narkotik suçlarla mücadele konusundaydı.
Bu yıl sadece İstanbul'da 190 operasyon gerçekleştirdik.

SIKIŞINCA YURT DIŞINA KAÇIYORLAR
Dijital ortamda gençlerimizi kandırıyor bu suç örgütleri. Bir kullan-at taktiğiyle işliyorlar. Başları sıkıştığında ise bu yeni nesil suç örgütü üyeleri yurt dışına kaçıyorlar.
5 AYAKLI STRATEJİ
Normal klasik suçla mücadele yöntemlerinde bir suç işlenir ve takip başlar.
Biz suçla mücadelede bunun yeterli olmadığına inanıyoruz. Buna göre bir strateji belirlemiş durumdayız. Buna göre 5 adımlı bir stratejimiz var.
1- Olay sonrası müdahaleden olay öncesi risk yönetimine,
2- Sadece faili yakalamaktan suçu üreten ağı dağıtmaya,
3- Kurumların ayrı ayrı çalışmasından bütünleşik güvenlik yönetimine,
4- Operasyon sayısından vatandaşın hayatındaki güvenlik sonucuna,
5- Teknolojiyi kullanmaktan teknolojiyi hukuk denetiminde yönetmeye geçiyoruz.
Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeledeki 5 ayaklı stratejimiz bu şekilde.
18 yaşından küçük çocuklarla ilgili kavram suça sürüklenen çocuktan adli süreçteki çocuk kavramına geçildi. Bu son derece bilinçli bir yaklaşımdı.
Devlet olarak çocuklarımızı korumak zorundayız. Suç şebekelerinin insafına çocuklarımızı terkedemeyiz. Yeni nesil suç örgütlerinin 18 yaş altındaki çocukları suçta kullanmalarını önlemek için cezada arttırıma da gidildi.
ÇELİK KASA MECBURİYETİ
Okul saldırılarında da örneklerini gördüğümüz üzere, ateşli silahları çocukların ulaşabileceği şekilde muhafaza eden kişilere, başka bir suç oluşmadığı takdirde 3 yıla yakın hapis cezası öngörülüyor.
Evde anne-babanın ruhsatlı silahı var.Çocuk alıp bunu okula götürüyor. Bunun çocuğun eline geçmemesi lazım. Biz bu konuda da bir kanun değişikliği öngörüyoruz.
Evde bulunan ruhsatlı silahların çocukların erişemeyeceği güvenli bir yerde saklanması gerekiyor.
Bu kapsamda, silah ruhsatı verilecek kişilere çelik kasa zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Yeni düzenlemeyle silah sahiplerinin ruhsatlı silahlarını çelik kasada muhafaza etmeleri sağlanacak.
AİLENİN DE ÇOCUĞUYLA İLGİLENMESİ LAZIM
Sadece okulun, polisin aldığı tedbirlerle bu iş ilerlemez. Ailenin de çocuğuyla ilgilenmesi lazım. Okula gidiyor mu gitmiyor mu, evde hangi sitelere giriyor vs. Ailenin de çocukla aktif şekilde ilgilenmesi gerekiyor.

"SINIR ÖTESİ KAPAN" OPERASYONLARI
Bunu bir güvenlik diplomasisi olarak değerlendiriyoruz. Sadece yurt dışına kaçan suçluların iadesi konusunda değil. Bu sene yılın ilk 10 ayında 786 suç örgütünün elebaşının liderinin Türkiye'ye iadesini sağladık.
Bunu da geçtiğimiz günlerde Belçika'da bir toplantı vardı, ona katıldık. Ben Bulgaristan'a, Yunanistan’a, Gürcistan'a gittim. En sonunda Belçika'ya gittim.
Yurt dışındaki muhataplarımızla görüşerek, Türkiye'de suç işleyip yurt dışına kapağı atmış kişilerin iadesini sağlıyoruz. Şu anda 786 kişi bu şekilde iade edildi. 2021-2025 arasında 134 kişi 10 ayda iade olarak alınırken yurt dışından bu yıl 786 kişinin alındığını görüyoruz.
ELİMİZDEN KURTULACAKLARINI DÜŞÜNMESİNLER...
Aranan suçlular için yurt dışı temaslarımız devam edecek. Suçlular ülke değiştirerek elimizden kurtulacaklarını düşünmesinler. Ülke değiştirmeleri sadece onları yakalayıp getireceğimiz yerleri değiştiriyor.
Önümüzdeki günlerde İtalya'ya gideceğim. Bir sonraki durağım Almanya olacak. Güvenlik diplomasisini devam ettireceğiz. Bunların neticesinde bu sene zaten 786 kişinin iadesini sağladık. Bunların 183 kişisi ise organize suç örgütü lideri üyesi.
Bir de başka ülkenin vatandaşı olup da ülkemizde yakaladıklarımız var. INTERPOL, EUROPOL ile arananlar. 58 ülkenin aradığı 497 kişiyi yakaladık bu sene.
Suçluların peşini bırakmayacağız.

"ASIL GÜVENİ BURADA ARIYORUZ..."
Operasyonlarımızı değerlendirirken operasyon sayıları önemli. Bu suçluların yakalanması, tutuklanması, cezaevine gönderilmesi önemli. Ama sadece operasyon sayısının dışında bunun sokağa nasıl yansıdığını da önemsiyoruz. Vatandaşımız sokaklarda rahat bir şekilde yürüyebiliyor mu, evine rahat bir şekilde gidebiliyor mu? Asıl güveni burada arıyoruz.
İstanbul'un nüfusu 16 milyon. Suçların işlenmesinde de bu kent önemli şehirlerden biri. Geçtiğimiz hafta burada bir hemşehri buluşmasına katıldım. Ardından da İstanbul'a yönelik huzur ve güvenlik toplantısı gerçekleştirdik.
Yapılması gerekenleri değerlendirdik. Bu sene içinde İstanbul'da yaptığımız operasyonlara ilişkin detaylar şunlar: Bu sene 190 operasyon gerçekleştirdik İstanbulda. 2 bin 67 şüpheliyi yakaladık ve bin 545 kişi tutuklandı.
Önemli olan vatandaşlara korku salan, onları sindirmek için evlerini iş yerlerini kurşunladıkları kişiler vardı suç örgütlerinden. Bu olaylarda da yüzde 49'luk bir düşüş sağlandı. Organize suç örgütlerinin işlediği suçların yüzde 93.5'unu aydınlatmış durumdayız.
"BU CİDDİ BİR RAKAM"
Bu ciddi bir rakam. Hedefimiz bu değil. Daha da azaltmak istiyoruz. Sadece İstanbul'da değil tüm Türkiye'de daha da azaltmak. Asayiş suçları da bizim için önemli başlıklardan biri. Vatandaşın can ve mal güvenliği olarak ifade ettiğimiz bir başlık var.
2021-2025 yıllarının 5 yıllık ortalamasıyla, 2026'nın 10 aylık ortalamasını kıyasladık. Kişilere karşı işlenen suçlarda 5 yılın ortalamasına göre yüzde 11.5'luk bir azalma var. Bu bizim için önemli.
Biz operasyon sayılarına değil, kaç suçun işlenmeden önce önlendiğine bakıyoruz. Bu veriler bizim için son derece kıymetli.
2021-2025 10 aylık ortalamalara bakınca geçmişte 5 yılın ortalaması 374 bin 408 suç. Ve bu yılın ortalamasında 321 bin 920'ye düşmüş.
"KARAKOLLARDA 12-36 SİSTEMİNE GEÇEBİLİRİZ"
Polis teşkilatımızın göreve geldiğimden beri beklentilerini biliyorum. İlk söylediğim şeylerden biri 12/36 çalışma sistemine geçeceğiz demiştim. 12/36'ya geçebilmemiz lazım. Her birimde bu sisteme geçemeyiz tabi ki. Terörle mücadelede, siber suçlarla mücadelede, narkotik suçlarla mücadelede buna geçemeyiz. Ama geçebileceğimiz birimler var. Karakollarda, hassas bölgelerde, koruma şubede geçebiliriz gibi...
12/36'ya geçebileceğimiz birimlerde eylül ayı itibarıyla buna başladık. Şu anda illerde müfettişlerimiz var. Az önce okul güvenliğiyle ilgili müfettişlerimizin sahada olduğunu söylemiştim. Sahadaki müfettişlerimiz de bu 12/36 sistemine geçilip geçilmediğini de denetliyorlar aynı zamanda.
12/36 sağlayamadığımız birimlerde fazla çalışma ücreti öngörüyoruz. Diğerleri sisteme geçip daha rahat kavuşma imkanına kavuşabiliyor ama bunu yapamadığımız yerler var. Bir sonraki çalışmamız fazla mesailerinin ücretlendirilmesi olacak.
YENİ DÖNEM ALIMLAR
Her alıma çıktığımızda ortalama bazen 10 bin bazen 12 bin civarında polis alımı yapıyoruz. Bunların arasında bay ve bayan polislerimiz var. Bayan polislerimizin artırılması hususunu değerlendireceğiz.
İKİNCİ ŞARK GÖREVİ KALDIRILMASI KONUSU
Bu konuda bunun kaldırıldığı yerler var. Büyük bir kısmı kaldırıldı ama kaldırılmadığı yerler de var. Doğu ve Güneydoğu bölgemizde de elbette ki polislerimize emniyet güçlerimize ihtiyacımız var. Şundan emin olabilirler. Çalışanlarımızın konforlu bir ortamda çalışmasını sağlamak için elimizden geldiğince gayret ediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde 112 Acil Çağrı Hizmetlerinin Genel Müdürlüğe dönüştürülmesiyle ilgili bir kararname yayımlandı. Bir sonraki çalışmamız polis teşkilatımızın yeni bir kanuna kavuşmasıyla ilgili.
Emniyet başkanlığı kurulmasıyla ilgili. Kanunla yapılacak çalışmalar var burada. Buna odaklanmış durumdayız. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Emniyet Başkanlığı'na dönmesi gibi bir planımız var.
TÜRK POLİS TEŞKİLATI 350 BİN KİŞİLİK DEV BİR KADROYA ULAŞTI
Bizim Bakanlığımızda AFAD Genel Müdürlüğü daha önce vardı, AFAD Başkanlığı oldu. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü vardı. Göç Başkanlığı oldu. Emniyet Teşkilatının teşkilat kanunu 1937 yılında çıktı. Aradan geçen sürede Türk Polis Teşkilatı 350 bin kişilik dev bir kadroya ulaştı.
O günkü kadroyla bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermemiz mümkün değil. Arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmayı tamamladılar, önümüzdeki günlerde bana bir sunum yapacak arkadaşlarımız.
Ardından ise siyasi partilerle de görüşüp bununla ilgili bir kanun çalışması ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çalışması başlatacağız.
Polislerimizin mensup olduğu POLSAN diye bir sandık var. Polis Yardımlaşma ve Bakım Sandığı diye geçiyor. Bununla ilgili yönetmelikte de bir değişiklik yaptık geçen günlerde. Emniyet Genel Müdürümüz Emniyet teşkilatının başında olmasına rağmen bu sandıkta yer almıyordu. Yeni düzenlemeyle yönetim kurulu başkanı oldu.
KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLACAKLAR
Önümüzdeki hafta bir toplantı yapacağız. Buradaki düşüncemiz, İstanbul'da İzmir'de, büyükşehirlerde kiralar arttı.
Polislerimizin de hayat şartları ağırlaşmış olabiliyor. Burada toplu konut yapıp, uzun vadelerle, kira öder gibi polislerimizin ev sahibi olmaları yönünde bir çalışma başlattık.
İlk olarak Ankara'dan başlıyoruz.
Önümüzdeki aylarda temelini atacağız bunun ve Ankara'dan başlattığımız bu çalışmayı, İzmir'e İstanbul'a, diğer büyük şehirlere yaygınlaştıracağız. İstanbul'da polis teşkilatımızın elinde 3 bin 350 civarında bir lojman var.
Bunu yakın zamanda 5 bine çıkarmayı hedefliyoruz.

Suç ve suçlu profili değişiyor artık. Klasik suçlular yok karşımızda. İçişleri Bakanlığı olarak da görevlerimizden biri de suç ve suçlularla mücadele etmek ve vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak. Suç artık siber alemde işlenmeye başlandı.
Siber suçlarla mücadele daire başkanlığımız var zaten şu an. Biz suç ve suçluların bir adım önünde olmazsak onlarla mücadele etme şansımız yok.
Bunun önüne geçmek için teknolojiden de azami ölçüde faydalanmak istiyoruz.
Mesela yukarıdan İHA'larla SİHA'larla devriye atıyoruz. Yüz tanıma KGYS sistemlerimiz var. 27 noktada var Kent Güvenlik Yönetim Sistemlerimiz var tamamen yerli ve milli. Bunların sayısını da yıl sonuna kadar 33'e çıkaracağız.
OLAYLAR GERÇEKLEŞMEDEN ÖNCE ERKEN UYARI SİSTEMİ VAR
Polis ve jandarma teşkilatımız çok farklı projeler geliştirdiler. PARS diye bir uygulamamız var. Jandarma tarafından geliştirildi. Dağınık verileri işleyip suç örüntülerini ve gizli ilişkileri ortaya çıkartıyor. Olaylar gerçekleşmeden önce erken uyarı sistemi var.
ALİM diye bir başka uygulamamız var. Bu da yapay zeka kullanarak kurumsal verileri kolluk sistemi için onları işliyor. ARYA diye başka bir sistemimiz var. Aranan kişilerin yakalanmasıyla ilgili kullandığımız bir sistem. Bu sene 176 bin kişiyi yakaladık aranan kişileri. Son günlerde sayısı artan yakalamalarımızdan biri. Suç işlemiş şahıs, toplumun içinde dolaşıyor. Yakalamazsak başka bir suç daha işleyecek.
ASENA, GÖZCÜ, AVCI, SONAR, SİBER HAFİYE ve daha birçoğu... Suç ve suçlularla mücadelede kullandığımız sistemlerden bazıları...
SAHİPSİZ SOKAK HAYVANI GÖREN 112'Yİ ARASIN
Sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları 21 Ekim 2026 itibarıyla tamamladık. Güncellenen sayılara göre sokaklarda dolaşan sahipsiz hayvanlar barınaklara yerleştirildi. Ancak bu, sokaklarda hiç sahipsiz hayvan kalmadığı anlamına gelmiyor.
Valiliklerden bir çalışma istedi bakanlığımız. Kentteki sahipsiz sokak hayvanlarının bildirilmesi için. Bu sayılar daimi olarak güncellendi ve ilk bildirilen sayıların ardından yapılan güncellemelere göre 21 Ekim 2026 tarihinde hedefe ulaştık ve tüm ortalıkta dolaşan sahipsiz sokak hayvanlarını barınaklara yerleştirdik.
Bunun anlamı hiçbir yerde sahipsiz sokak hayvanı kalmadı demek değil. Hayvanlar çoğalmaya devam ediyor. Sahipliyken sahipsiz kalan sokak hayvanları var. Vatandaşlardan ricamız bir sahipsiz sokak hayvanı görürlerse 112'yi arasınlar.
Hayvanlara zarar verilmesi gibi en ufak bir riski de şansa bırakmıyoruz. Geçtiğimiz günlerde mülkiye müfettişlerimiz, Tarım bakanlığımızın müfettişleriyle 81 ili taradılar. Tek sebebi, bütün barınakların denetlenmesi ve hayvanların usulüne uygun toplanıp, kısırlaştırılması, yaşam alanlarının sunulması gibi hususların denetlenmesiydi.
Barınaklara Tarım ve Orman Bakanlığımız mama makinesi de veriyor. Günde 30 ton yurtlardan, askeri kurumlardan toplanan atık gıdalar hayvanlara mamaya dönüşüyor. Hem sıfır atık projesine de bir destek bu.