İsrail ateşle oynuyor! Türkiye'ye karşı 2500 asker konuşlandırdı! 'Kıbrıs'a müdahale meşru hakkımızdır'
İsrail, Türkiye’ye yönelik tehditlerini her geçen gün artırmaya devam ediyor. GKRY ile İsrail arasındaki askerî ve stratejik iş birliğinin hız kazanması Doğu Akdeniz’de yeni gerilim tartışmalarını beraberinde getirdi. Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, “Kıbrıs İsraillileşiyor” derken, Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Ada’nın Türkiye karşıtı askerî bir hatta dönüştürüldüğü uyarısında bulundu.
Doğu Akdeniz’de tansiyonu yükselten gelişmeler zincirine bir yenisi daha eklendi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile İsrail arasındaki askerî ve stratejik iş birliğinin son yıllarda hız kazanması, Ankara’da güvenlik endişelerini artırdı.
Türkiye Gazetesi'ne konuşan Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, İsrail’in Kıbrıs üzerinden bölgede yeni bir denge kurmaya çalıştığını ifade ederken, Ada’nın giderek Türkiye karşıtı bir askerî hatta dönüştürüldüğüne dikkat çekti.
Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, “Batılı egemenler Rumları AB üyesi yaparak sorunu önce Avrupalılaştırdı. Türkiye aleyhtarı bu denkleme son olarak İsrail de dâhil edildi. Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı” dedi.
Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye yönelik kuşatma girişimlerine karşı Ankara’nın kararlı duruşuna vurgu yaptı.

"İsrail Ada’ya Acil Müdahale gücü adı altında 2.500 asker konuşlandırdı” diyen Hasgüler, şöyle devam etti:
Bu durum bile tek başına Kıbrıs’taki statünün aşınmasına yeterli. Netanyahu ve Hristodoludis 3 yıldır istihbarattan savunmaya kadar her alanda tek millet iki devlet gibi hareket ediyor. Elbette bu resme Yunanistan’ı da eklemek durumundayız. Bu üçlüyü bir araya getiren yegâne gerekçe ise Türkiye endişesi.
D. AKDENİZ TEHDİT ALTINDA
Kıbrıs, sırtında İsrail gibi bir yükle 1960 statüsünden bile daha geriye gider. Daha açık ifadeyle İsrail’in sömürgesi olur. Şunu hatırlatmak lazım, Türkiye, mevcut antlaşmalar çerçevesinde yalnızca Kıbrıs Türklerinin (veya Rumların) değil Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tamamından mesuldür.
TOPRAK SATIN ALIYORLAR
İsrail vatandaşlarının Ada’dan arazi satın alması öyle bir noktaya ulaştı ki, yalnızca onların yaşadığı, Kıbrıslıların giremediği mahalleler ve köyler ortaya çıktı. Siyonistlerin ‘Büyük İsrail’ haritasında çok önemli bir yeri olan Kıbrıs’taki bu gidişatın ileride devasa sorunlara yol açacağını görmemek için kör olmak lazım.

TÜRKİYE KARŞITI KARAKOL
Mavi Vatan Doktrini hatırlatması yapan Müstafi Amiral Cihat Yaycı da büyüyen tehdide dikkat çekti ve şu önemli bilgileri paylaştı:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde İsrail’e yönelik attığı adımlar doğrudan Türkiye’nin millî güvenliğini hedef alan stratejik bir yöneliştir. Bugün GKRY’nin attığı adımlar incelendiğinde, Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor.
KUZEY KIBRIS’IN HAMİSİYİZ
Unutulmamalıdır ki KKTC de edilgen bir yapı değildir. KKTC’nin güvenliği doğrudan Türkiye’nin güvenliğidir. Türkiye, garantör devlet olmasının yanında aynı zamanda KKTC’nin hamisi konumundadır. İsrail ve GKRY’nin attığı her tek taraflı askeri adım, Ada’daki gerilimi daha da tırmandırıyor.
Türkiye, bugüne kadar sürdürdüğü sabır, hukuka bağlılık ve diplomatik iradesini defalarca gösterdi. Ancak hiç kimse bu sağ duyuyu zaaf olarak okumamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nü sahipsiz bırakmaz. Bununla birlikte Doğu Akdeniz’de kendisine yönelen hiçbir kuşatma girişimine boyun eğmez.