Kalbiniz mi daha yaşlı, siz mi?

Kalp krizi yaşının giderek düşmesi aslında kalbimizin bizden daha hızlı yaşlandığını gösteriyor. Büyük kentlerde hareketsiz ve stresli bir ortamda yaşayanların kalbi ne yazık ki daha herken yaşlanıyor. Prof. Dr. Ali Metin Esen erken yaşlarda görülen kalp krizilerini kalp yaşı ile açıklıyor.

Kalbiniz mi daha yaşlı, siz mi?

Eğer sağlıksız bir ortamda stres içinde yaşıyorsanız, beslenmenize dikkat etmiyorsanız, kalbiniz sizden 15-20 yıl daha yaşlı olabilir. Prof. Dr. Ali Metin Esen, “Yaşınız 35 veya 40 olabilir ama tatlıya düşkünlüğünüz varsa, tuz kullanırken ölçünüz yoksa, yürümek yerine her yere araçla gidiyorsanız, sigara tiryakisiyseniz bir de üzerine stres eklenince kalbiniz 50-55 yaşındadır” diye konuştu.

Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin çok daha genç yaşta görüldüğünü dikkat çeken Prof. Dr. Ali Metin Esen, özellikle stresli, endişeli bir hayat süren, hareketsiz ve beslenmesine hiç dikkat etmeyen büyükr şehir insanlarını uyardı. 

Damar yaşınızı sporla küçültebilirsiniz

Önceleri erkeklerde 50, kadınlarda 60 yaş üzerinde kardiyovasküler risk artmaya başlarken, günümüzde bu rakamlar  erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaşa kadar indi.  Hamur işini ve tatlıyı çok tüketiyorsanız, tuz kullanırken abartıyorsanız, yürümekten kaçınıyorsanız, üstüne bir de sigara tiryakisiyseniz kalbiniz sizden çok daha yaşlı demektir. Bu şartlarda yaşayan 35-40 yaşlarındaki bir insan kalp yaşının 50-55 yaşında olduğunu düşünebilir. Yani 50-55 yaşındaymış gibi risk altındasınız demektir. Kronolojik yaşı 56 olup, tansiyonu, şeker hastalığı, kolesterolü olmayan, sigara içmeyen ve düzenli spor yapan bir insanın damar yaşı ise 40’tır. Kalp hastalığı dediğimiz şey aslında büyük oranda damarlarının hastalığıdır. Hasar görmüş yaşlı damarlar, kalbimizde kalp krizi, beynimizde felç, böbreklerimizde böbrek yetmezliği, aort damarımızda ise anevrizma ve damar yırtılmalarına yol açar” diye konuştu.

Hamburger ısmarlamadan önce iki kere düşünün

Kalp damar sağlığının en büyük düşmanları ise un, yağ, şeker, kremalı yiyecekler, hazır gıdalar, kızartma ve hayvansal doymamış yağ asitlerinden oluşan besinlerle beslenmek. Prof. Dr. Ali Metin Esen,  “Mesela bir hamburger menü düşünün; hamburger, patates kızartması ve yanında şekerli gazlı içeceği var. Bu menüyü yediğinizde kan şekeriniz hızla yükselir. İhtiyacınızdan fazla tükettiğiniz şeker, görmekten hiç hoşlanmadığınız göbek çevresinde yağ olarak depolanır. Her gün bu şekilde beslenirseniz, yüksek tansiyon, şeker metabolizması bozukluğu ve lipid mekanizması bozukluğu sorunları kaçınılmaz olur. İnsülin direnciniz bozulur ve hızla kilo almaya, ancak yemeğe karşı koyamamaya başlarsınız. Damarlarınız tıkanır, kalp krizi kaçınılmaz olur” ifadelerini kullandı.

Haftada bir gün spor salonuna gideceğinize hergün açık hava  da yürüyün

Yoğun iş temposu, maddi zorluklar, stres, hareketsizlik, motivasyon kaybı ve kronik mutsuzluk gibi psikolojik etkenlerin de kalbi yorduğunu belirten Prof. Dr. Esen, “Stresle birlikte kan şekeri ve tansiyon yükselebilir. Koşmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, yüzmek gibi basit aktiviteler kalbinizi korurken stresinizi de azaltır. Hiç hareket etmiyorsanız haftada bir gün spor salonuna giderek zorlayıcı, yıpratıcı egzersizler yapmak size fayda değil zarar getirir. Bunun yanı sıra elbette sigaradan uzak durulması da çok önemli bir faktör. Özellikle gençler arasında sigara kullanımının artmasıyla birlikte, ritim bozuklukları ve kalp hastalıkları daha sık görülmeye başladı.40 yaşından sonra kalp damar hastalığı açısından risk faktörü taşıyan, ailesinde ve birinci derece akrabalarında kalp hastalığı olan, sigara içen, şeker hastalığı bulunan, tansiyon ve kolesterol yüksekliği olan kişilerin yılda bir kez check-up yaptırmaları hayatlarını kurtarabilir” diye konuştu.