Mahkemeden Berna Laçin kararı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi, oyuncu Berna Laçin hakkında Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı davada verilen beraat kararını usul ve yasaya uygun buldu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi, Berna Laçin hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan yargılandığı davada verilen beraat kararına karşı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan istinaf başvurusunu karara bağladı.

Dairenin dosya üzerinden yaptığı incelemenin ardından verdiği kararında, sanığın aleyhindeki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen yerel mahkemenin takdir ve kanaati karşısında istinaf başvurusunda bulunan Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ileri sürdüğü nedenlerin yerinde görülmediği belirtildi.

 Kararda, bu nedenle yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği kaydedildi.

Ceza Dairesi oy birliği ile aldığı kararını, Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verdi.

Davanın geçmişi

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, çocuklara karşı işlenen cinsel istismar ve öldürme eylemlerinin idam cezası gerektirip gerektirmediğine dair kamuoyunda çıkan tartışmalar kapsamında Berna Laçin'in Twitter hesabından bir yazı yayımladığı belirtilmişti.

Bu yazıya karşılık muhtelif sosyal medya sitelerinde yoğun tepkiler oluştuğunun tespit edilmesi üzerine Laçin hakkında soruşturma başlatıldığı aktarılan iddianamede, Berna Laçin'in "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesi 19 Şubat 2019'da açıkladığı kararında, Berna Laçin'in üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar vermişti.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise sanığın kamuoyuna yansıyan idam tartışmalarına hiçbir katkısı olmayan, nesnel bir veriye dayanmayan ve dosyada mevcut verilere göre büyük tepki alan ifadelerinin halkın dini değerlerini aşağılayıcı ve kamu barışını bozmaya elverişli nitelik taşıdığı, bu nedenle hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştu.