Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti! AK Parti'ye mi katılacak? Kararını açıkladı
SON DAKİKA HABERİ: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa etti. Yavaş, AK Parti'ye veya YENİ Parti'ye geçeceğine dair iddiaların önünü kapatarak, 'Bağımsız' devam edeceğini vurguladı. Ayrılığın ardından CHP ve YENİ Parti kanadından ilk açıklama geldi. Yavaş'ın istifası sonrası CHP'de peş peşe ayrılık haberleri gelemeye başladı. İlçe belediye başkanları bir bir istifa ediyor.
CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, partisinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından yaptığı uzun bir paylaşımla duyurdu.
BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİNİ AÇIKLADI
Yavaş, zaman zaman AK Parti'ye katılacağına yönelik çıkan haberlerin önünü keserek, bağımsız olarak devam edeceğini bildirdi.
Yavaş'ın, YENİ Parti'ye geçmeyi de Meclis dengelerinin nedeniyle reddettiği belirtiliyor.

YAVAŞ'IN ARDINDAN PEŞ PEŞE İSTİFA KARARI
Yavaş'ın istifasının ardından peş peşe ayrılık haberleri de gelmeye başladı. Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç CHP’den istifa etti. Ayrıca ABB Başkanvekili Ertan Işık da partiden ayrıldı.
CHP'de istifalar peş peşe gelmeye devam ediyor. ABB ve Keçiören Belediye Meclis Üyesi Atila Çelik CHP'den istifa etti. Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ve Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Akın da CHP'den istifa eden isimler arasında yer aldı.
YAVAŞ'TAN İSTİFA PAYLAŞIMI
Mansur Yavaş, istifa kararını şu paylaşımla duyurdu:
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
"TEMSİL GÖREVİMİ YERİNE GETİRDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM"
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık. Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
"SORUNU SEÇMEDEN DEĞİL KENDİMİZDE ARAYALIM"
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
"BAĞIMSIZ DEVAM EDECEĞİM"
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.
Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.
Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.

CHP'NİN 9 EYLÜL RESEPSİYONUNA GİTMEMİŞTİ!
Mansur Yavaş, CHP'nin kuruluş yıldönümü etkinliklerinin hiçbirine katılmamış, resepsiyon sürerken de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüştü.
Erdoğan ile fotoğrafını paylaşan Yavaş'a CHP kanadından sert tepkiler gelmişti. Gelen tepkilerin ardından Yavaş, istifa edebileceğini ima ederek rest çekmişti.
CHP VE YENİ PARTİ'DEN İLK AÇIKLAMA GELDİ
Mansur Yavaş'ın istifasının ardından CHP ve YENİ Parti'den ilk yorum geldi.
CHP Sözcüsü Müslüm Sarı'dan istifa sonrası yeni açıklama geldi. Sarı'nın "Kendinizi CHP'den üstün görmeyin demek hadsizlik mi?'' dediği belirtildi.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, "Mansur yavaş bizim 86 milyonun onur duyduğu halkçı belediyecilik anlayışıyla ön plana çıkan belediye başkanımızdır. Kendi takdiridir ayrıca açıklama yapma gereği duyarsa açıklama yapacaktır." dedi.