Vahşet katlandı! Pınar Gültekin yakılmadan önce yaşıyormuş!

Pınar Gültekin davasında 9'uncu duruşmanda okunan adli tıp raporu genç kızın yakılmadan önce yaşadığını ortaya koydu. Türkiye'nin yüreğini dağlayan Pınar Gültekin cinayetin vahşetin katbekat olduğu kesinleşti.

Pınar Gültekin yakılmadan önce yaşıyormuş!

Muğla'da boğularak öldürüldükten sonra varilde yakılan 27 yaşındaki Pınar Gültekin'in cinayet şüphelisi Cemal Metin Avcı ile kardeşi, annesi ve babasının da aralarında bulunduğu 5 sanığın yargılanmasına devam edildi.

 Duruşmada Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu'nca gönderilen rapor okundu. Raporda heyetin yaptığı kapsamlı inceleme sonrası Pınar Gültekin'in yaşadığı sırada yakıldığı ve bu nedenle öldüğü belirlendiği söylendi. 

Boğarak öldürdüm, bağevindeki varilde yaktım demişti

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin'i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı'nın gösterdiği yerde bulunan varilde Gültekin'in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. Pınar Gültekin, memleketi Bitlis'in Hizan ilçesinde toprağa verildi. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı ise çıkarıldığı mahkemece 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek' suçundan tutuklandı. Avcı'nın kardeşi Mertcan Avcı'nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüpheliler hakkında dava açıldı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkışına çıkış yasağı ile tahliye edildi.

Pınar Gültekin'in avukatı itiraz etmişti

Pınar Gültekin'in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, sanık Cemal Metin Avcı'nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın da 'delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme' suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Avukat Epözdemir ise karara itiraz etti. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de itirazın kesin olarak reddine hükmetti. Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Başsavcılık, kararı bozarak 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi.