Prof. Usluer'den aşı yorumu: Gelin ata binmiş ya nasip demiş

Prof. Dr. Gaye Usluer, Türkiye'de aşılama hızının yavaşladığına dikkat çekerek, "‘Nasipse 10 milyon’ dediler. Nasip 6.5 milyonmuş. Boşuna dememişler ‘Gelin ata binmiş ya nasip’ diye. Bizim aşı işi de öyle olacak" ifadelerini kullandı.

Google Haberlere Abone ol
Kaynak: tv100.com

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer Prof. Dr. Gaye Usluer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşılama hızının yavaşlatıldığına dikkat çekti.

Usluer, “Türkiye'de günlük aşılama hızı yavaşladı! Eldeki aşı miktarı kıt. Arkası ne kadar gelir belli değil. Günlük aşılanan sayısını 18 bine indir, aşılamayı zamana yay. Böylece İnsanlar aşısız kalındığını fark etmesinler. Oysa salgında amaç; hızlı aşılama ve hızlı toplumsal bağışıklıktır” paylaşımında bulunarak aşılamada da adaletli olunması gerektiğini belirtti. Usluer ayrıca “10 milyon aşı gelecek demediler ki. ‘Nasipse 10 milyon’ dediler. Nasip 6.5 milyonmuş. Boşuna dememişler ‘Gelin ata binmiş ya nasip’ diye. Bizim aşı işi de öyle olacak ‘Nasipse aşılanırsınız’ paylaşımında da bulunarak aşılamada da adaletli olunması gerektiğine dikkat çekti.

"Biyomedikal etik ve aşı adaleti"

Prof. Dr. Usluer,  aşı adaletiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Sınırlı arz, aşırı talebin varlığı ve kimlerin öncelikli aşılanabileceği karşımıza yeni kavramlar çıkarıyor. Biyomedikal etik ve aşı adaleti. Aşılamayla hedefimiz hastalığa yakalanmamak, ilişkili ölümleri azaltmak olduğuna göre, insanlık için ortak iyinin hastalığın yayılımını ve ölümleri azaltmak olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Bu aşamada eldeki kıt kaynakların (yetersiz miktarda olan aşının) adaletli paylaşımının sağlanması yani ‘Dağıtım ve uygulama adaletinin’ ahlaki ilkeler çerçevesinde sağlanması gerekiyor. Aşılamada araya bir kişinin girmesinden birşey olmayacağı mantığı ile aşılama politikası yürütülemez. Bu tür süreçlerde sıranın önüne geçmek isteyenler, açgözlülük yapanlar, karaborsa oluşturmak isteyenler ve kayırmacılık yapılsın isteyenler mutlaka olur. Oysaki yaşatmak üzerine kurgulanan bir sıralamada, sıramızı beklemek gibi bir ahlaki yükümlülüğümüz mevcut. Pandeminin oluşturduğu korku ve çaresizlik hissi tüm insanlığın ortak duygusu ise, hiçbirimiz hepimizden daha önemli değiliz. Arzın az, talebin yoğun olduğu bu sürecin yönetiminde, dünyada ve ülkemizde en dezavantajlı gruplar dahil edilerek, risk belirteçlerine göre, riskler dahilinde fırsat eşitliğinin sağlandığı adaletli bir aşılama sürecini yönetebilmek sağlık otoritesine düşen büyük bir sorumluluk. Bu nedenle, süreçte olabilecek tüm ihlaller ve kuralsızlıkların birincil sorumlusu Sağlık Bakanlığı olacaktır.”