Savaşın 48. gününde ateşkes çıkmazı sürüyor: Bizim lehimize değil
ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından bölgede diplomasi trafiği hız kazandı. Suudi Arabistan, Pakistan, İran, Çin ve Japonya arasında peş peşe kritik temaslar gerçekleşirken, ateşkesin kalıcılığına dair belirsizlik sürüyor. İran’dan gelen “ateşkes lehimize değil” çıkışı dikkat çekerken, ABD’de Trump’a savaş yetkisi tartışmaları yeniden alevlendi.
ABD ile İran arasında ilan edilen geçici ateşkesin ardından Ortadoğu’da diplomasi trafiği hız kazandı. Suudi Arabistan’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ateşkesi ele aldığı kritik görüşme dikkat çekerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de Çin ve Japonya ile temaslarda bulundu. Ancak Tahran’dan gelen “ateşkes lehimize değil” açıklaması, bölgede gerilimin tamamen sona ermediğini ve sürecin kırılganlığını koruduğunu ortaya koydu.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ve iran arasındaki bir sonraki görüşme için henüz tarih belirlenmedi.Washıngton ve tahran arasındaki iletişim kanallarını açık tutuyoruz.
Al Jazeera'nın haberine göre, Lübnanlı yetkililer İsrail ile bir görüşme yapılacağını doğrulamadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerin bir araya geleceğini duyurmasına karşın, gazeteye bilgi veren resmi kaynaklar, liderlerin ya da büyükelçilerin görüşmesine ilişkin bir plan yapılmadığını ifade etti.
Haberde, ABD'nin Lübnan'daki savaşı İran cephesinden ayırmak için yoğun çaba sarf ettiği yorumuna yer verildi. Washington'da çarşamba günü gerçekleştirilen İsrail-Lübnan görüşmesinin, fotoğraf vermek ve Hizbullah'ın zayıflamasını sağlamak için düzenlendiği kaydedildi.
İran, ikinci bir duyuruya kadar ülke genelindeki tüm okullarda uzaktan eğitime geçme kararı aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail liderlerinin Perşembe günü görüşeceğini söyledi.
Trump, Truth Social hesabından şunları yazdı:
"İsrail ve Lübnan arasında biraz nefes alma alanı yaratmaya çalışıyoruz. İki liderin görüşmesinin üzerinden çok uzun zaman geçti, yaklaşık 34 yıl. Yarın olacak. Güzel!"
Öte yandan görüşmeye katılacak isimlerin kimler olacağı resmi olarak henüz belirtilmese de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn veya Lübnan Başbakanı Nevvaf Salam olması bekleniyor.
ABD basınından Wall Street Journal'ın aktardığına göre, ABD ve İran, Pakistan'da geçtiğimiz hafta sonu yapılan görüşmelerde nihai bir anlaşmaya varamamalarına rağmen, diplomatik çıkmazda esneklik gösterebileceklerinin sinyalini verdiler.
'TARAFLARDA ESNEKLİK VAR'
Görüşmelere yakın kaynaklar, her iki tarafta da bir dereceye kadar esneklik olduğunu belirterek, görüşmelerin özellikle uranyum zenginleştirme temel konusuna odaklandığını kaydetti.
Trump: İsrail ile Lübnan arasında biraz nefes alma alanı oluşturmaya çalışıyorum. İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, yaklaşık 34 yıl. Bu görüşme yarın gerçekleşecek.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir görüşme gerçekleştirdi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın aktardığına göre bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şerif, Cidde’de bir araya geldi. Görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı verilmedi. Pakistan Başbakanı Şerif’in liderliğindeki heyet, ABD ile İran arasında yürütülen müzakere çabaları kapsamında dün akşam saatlerinde Suudi Arabistan’a gelmişti. Pakistan Başbakanı Şerif, bölgedeki diplomatik temasları çerçevesinde Suudi Arabistan’ın ardından Katar ve Türkiye’yi de kapsayan dört günlük bir tur gerçekleştiriyor.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir başkanlığındaki üst düzey bir heyet de İran’ın başkenti Tahran’da temaslarda bulundu.
Pakistanlı yetkililerin bölge ülkelerine yönelik yoğun diplomasi trafiğinin, ABD ile İran arasında planlanan yeni müzakere turu öncesine denk gelmesi dikkati çekti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ve Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ile bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
İran devlet televizyonuna göre, Erakçi, Vang ve Toshimitsu ile telefonda ayrı ayrı görüştü. Çin Dışişleri Bakanı Vang'la görüşmesinde Erakçi, ABD'yle ateşkesin sağlanmasının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirerek, Washington yönetiminin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki kışkırtıcı tutum ve eylemlerinin bölgedeki durumu daha karmaşık hale getirebilecek tehlikeli sonuçları olabileceğini ifade etti.
İranlı bakan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sunulan tasarıya karşı Çin ve Rusya'nın aldığı sorumlu tutumu takdir ederek, bu yaklaşımın gerilimin tırmanmasını önlemede etkili olduğunu belirtti. Çin Dışişleri Bakanı Vang ise konuşmasında, savaş döneminde İran halkının direnişinden övgüyle söz ederek, Pekin'in diplomasiyi ilerletme ve savaşın sona erdirilmesine yardımcı olma konusunda hazır olduğunu vurguladı. Rusya ve Çin, 7 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde BM Güvenlik Konseyine sunulan tasarıyı İran aleyhine tek taraflı olduğu gerekçesiyle veto etmişti.
JAPONYA: GERİLİMİN DÜŞÜRÜLMESİNE YARDIMCI OLMAYA HAZIRIZ
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Japon mevkidaşı Toshimitsu ile görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nda oluşan güvensizliğin, ABD ve İsrail'in İran'a dayattığı savaşın doğrudan sonucu olduğunu belirterek, mevcut durumun daha da karmaşık hale gelmesini önlemek için tüm ülkelerin sorumlu bir tutum sergilemeleri gerektiğini vurguladı.
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu ise konuşmasında, mevcut durumdan duyduğu endişeyi dile getirerek, gerilimin düşürülmesine yardımcı olmaya hazır olduklarını ifade etti.
İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Konseyi üyesi Muhsin Rızayi, ABD ile yapılan ateşkesin uzamasının İran'ın lehine olmadığını söyledi.
İran devlet televizyonuna konuşan Rızayi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bunun kesin bir ateşkes değil, "askeri sessizlik" olduğunu dile getiren Rızayi, "Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil. Bu benim kişisel görüşümdür. Baskılar ciddi şekilde artırılmalı. Fırlatıcılarımız şu anda düşman gemilerine kilitlenmiş durumda ve hepsini batırırız." dedi.
Eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Rızayi, ateşkesin anlam kazanmasının, tüm anlaşmalar ve İran'ın haklarının yerine getirilmesi ve bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne bir bildiri sunulmasıyla mümkün olacağını kaydetti.
PAKİSTAN'DAKİ MÜZAKERELERDE ANLAŞMAYA VARILAMAMIŞTI
ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarının Kongre onayına tabi olmasını öngören "savaş yetkileri" tasarısını reddetti. ABD Senatosu Genel Kurulunda yapılan ve ABD-İran "savaşının" başından bu yana 4. kez gündeme gelen tasarı, bir kez daha reddedildi.
Oylamada tasarı lehinde 47 senatör "evet", 52 senatör "hayır" oyu verdi. Savaş karşıtı tutumuyla bilinen Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, oylamada Demokratlara katılarak tasarıyı desteklerken, Demokrat Senatör John Fetterman ise bir kez daha aleyhte oy kullandı. Cumhuriyetçi Senatör Jim Justice ise oy kullanmadı.
"Savaş yetkileri" tasarısı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Senato'da reddedilen 4. tasarı olarak kayıtlara geçti ancak oylama öncesinde yapılan konuşmalarda bazı Cumhuriyetçilerin bu konudaki endişelerini ortaya koymaları dikkati çekti.
1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD başkanının herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken, başkanın bu tür bir adımını önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor.
Aynı yasa, Kongre'nin onaylamadığı bir çatışmadan ABD güçlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini de zorunlu kılıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'la geçici ateşkesin uzatılması için yoğun müzakerelerin halen devam ettiğini ve görüşmelerin "verimli" geçtiğini söyledi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan'la İsrail arasında ateşkes görüşmelerinde silahsızlandırılmasıyla gündeme gelen Hizbullah'ın, İran'la bir bütün olduğunu belirterek, Tahran ile Washington arasındaki ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını ve ABD'nin anlaşmaya uyması gerektiğini ifade etti. Kalibaf, sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu.
İran Meclis Başkanı, "Lübnan’da kapsamlı bir ateşkesin tamamlanması ve kalıcı hale gelmesi, Hizbullah’ın direnişi ve kararlı mücadelesi ile direniş ekseninin birlik içinde olmasının bir sonucu olacaktır." ifadelerini kullandı. ABD'nin Lübnan'ı da kapsayan ateşkes anlaşmasına uyması gerektiğini vurgulayan Kalibaf, "Direniş (Hizbullah) ve İran, ister savaşta ister ateşkeste olsun, tek bir bütündür. ABD, 'Önce İsrail' hatasından geri adım atmalıdır." dedi. Lübnan merkezli Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Al-Mayadeen kanalı, dün, Lübnan'da 1 haftalık geçici ateşkes uygulanacağını iddia etmişti.
İsrail'in Haaretz gazetesi ise İsrail ordusuna ateşkes ile alakalı bir bildiri yapılmadığını aktarırken üst düzey bir İsrailli yetkili ateşkes ile alakalı alınmış bir karar olmadığını kaydetmişti. İsrail Güvenlik Kabinesi'nin, sunulduğu aktarılan ateşkes önerisini görüşmek üzere bu akşam toplanacağı basına yansımıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmiş, İran anlaşmanın, Lübnan'ı da kapsadığını belirtirken, ABD bunu yalanlamıştı.