Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama

Delikanlı dizisine Miran karakteriyle dahil olduğu açıklanan Fırat Tanış, apar topar diziden çıkarılmıştı. Tanış'ın kadına şiddet sebebiyle diziden çıkarıldığı iddia edilmişti. Ortaya atılan iddiaların ardından Fırat Tanış cephesinden açıklama geldi.

Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama

'Delikanlı' dizisinin kadrosuna 'Miran'  karakteriyle 3. bölümde dahil olacağı açıklanan ünlü oyuncu Fırat Tanış'ın yolculuğu kısa sürdü.

Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama - Resim : 1

ŞİDDET NEDENİYLE ÇIKARILDIĞI İDDİA EDİLDİ!

İlk önce Fırat Tanış'ın yoğun programı sebebiyle diziden ayrıldığı iddia edilirken, daha sonra kadına şiddet davası sebebiyle diziden çıkarıldığı iddialar arasında yer almıştı.

Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama - Resim : 2

AVUKATINDAN AÇIKLAMA GELDİ!

Diziden çıkarılış nedeni için Fırat Tanış hakkında 2 yıl önce eski kız arkadaşı İklim Tamkan‘ın açıkladığı “psikolojik şiddet” iddiasının olduğunun açıklanmasının ardından avukatı açıklama yayınladı.

Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama - Resim : 3

"2 YILDIR YALNIZCA İDDİADAN İBARET"

Fırat Tanış’ın avukatı Ceren Kalı, iddiaların asılsız olduğunu savundu. Açıklamada, 2 yıl önce ortaya atılan söylemlerin yeniden dolaşıma sokulmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Müvekkilim ile Delikanlı projesinin yapım şirketi arasında, kamuoyuna açıklandığı şekliyle 'mevcut program ve teknik koşullar doğrultusunda karşılıklı anlayış çerçevesinde anlaşmaya varılarak' iş ilişkisi sonlandırılmıştır.

Ancak söz konusu resmi açıklamanın akabinde, müvekkilim hakkında 2 yıl önce ortaya atılan ve 2 yıldır yalnızca iddiadan ibaret kalan, herhangi bir dava ya da hükme konu olmayan söylemlerin yeniden dolaşıma sokulması kabul edilemez.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, kamuoyuna yansıyan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır ve tamamen asılsızdır.

"ARTIK SESSİZ KALINAMAYACAK BİR AŞAMAYA ULAŞMIŞTIR"

Müvekkilim, 2 yıl önce sosyal medya üzerinden ortaya atılan iddialara karşılık, ülkemizde kadın haklarını korumaya yönelik düzenlemelere duyduğu saygı gereği yalnızca hukuki yollarla hareket etmiş, sürecin hassasiyeti nedeniyle kamuoyuna açıklama yapmamayı tercih etmiştir.
Bugün gelinen noktada, müvekkilimin yer aldığı projeden bu iddialar sebebiyle ayrılmak zorunda bırakıldığı yönünde gerçek dışı haberlerin yayılması, artık sessiz kalınamayacak bir aşamaya ulaşmıştır. Bu durum, müvekkilimin kişilik haklarına açık bir saldırı ve itibar zedelenmesi niteliğindedir.

"HAKKINDA VERİLMİŞ HERHANGİ BİR HÜKÜM BULUNMAMAKTADIR"

Bu çerçevede kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki hususların altını çizmek isteriz:

İddia edilen sürece ilişkin olarak müvekkilim hakkında açılmış herhangi bir ceza ya da hukuk davası bulunmadığı gibi, hakkında verilmiş herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.

İddiaya dayanak edilen uzaklaştırma kararları; ilgili mevzuat uyarınca herhangi bir delil dahi göstermek zorunda olmaksızın, başvuru üzerine aynı gün verilen, geçici nitelikte koruma tedbirleri olup her başvuru açısından mümkündür. Bu kararlar sanıldığı gibi yargılama sonucunda verilmez, taraflar henüz kendilerini eşit bir şekilde ve delilleri ile ifade edemeden verildiği için geçici, tedbir mahiyetinde verilen kararlardır. Söz konusu kararlar bir tarafı mağdur, diğer tarafı fail kılmazlar.

"NE BİR DAVA AÇILMIŞ NE DE SÜRENİN UZATILMASI TALEP EDİLMİŞTİR"

Müvekkilim aleyhine 2 yıl önce, bir ay süreli tedbir kararı alınmış olup aynı gün kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti göz önüne alınarak bir linç kampanyasına zemin oluşturmak amacıyla kullanılmıştır. Sürecin devamında müvekkilim aleyhine ne bir dava açılmış ne de sürenin uzatılması talep edilmiştir.

Buna rağmen, bu geçici tedbir kararının kamuoyunda müvekkilim aleyhine algı oluşturmak amacıyla kullanılması hukuki mekanizmanın amacını aşan bir kötüye kullanım niteliği taşımakta ve haksız bir linç ortamı yaratmaktadır.

Karara yönelik itiraz sürecimizde, ileri sürülen iddiaların somut bir dayanağının bulunmadığı ve taraflar arasında güncel bir iletişim olmadığı resmi olarak ortaya konulmuştur. Ki zaten karar öncesindeki aylar da dahil olmak üzere taraflar arasındaki iletişim de doğrudan şahsım aracılığıyla yürütülmüştür.

Bilinmesini isteriz ki, karşı tarafın kendi iddialarıyla çelişen tüm hususlar, somut delilleriyle birlikte ilgili yargı mercilerine sunulmuş ve kayıt altına alınmıştır.

"TÜM YASAL HAKLARIMIZI KULLANACAĞIMIZI BEYAN EDERİZ"

Müvekkilim, sürecin başından bu yana toplumsal hassasiyetleri gözeterek ve hukuki sürece duyduğu saygı gereği sessiz kalmayı tercih etmiştir. Ancak gelinen aşamada, üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen sanki adli bir süreç varmış gibi yeniden dolaşıma sokulan bu iddialar ile müvekkilimin kişilik haklarının ihlal edildiği ve itibarının zelenmeye çalışıldığı açıkça görülmektedir.
Bugüne kadar müvekkilim sürece dair sessiz kalmayı tercih ettiği için kamuoyunun konuya dair eksik veya yanıltıcı bilgilere maruz kalmış olması anlaşılabilir olmakla birlikte; bundan sonraki süreçte gerçeğe aykırı iddiaları yayan, bu yönde algı oluşturan ve müvekkilimin itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında da tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı beyan ederiz."

İKLİM TAMKAN'IN AÇIKLAMASI

Piyanist ve besteci İklim Tamkan, Eylül 2023’te beraberliğini sonlandırdığı Fırat Tanış için uzaklaştırma kararı aldığını duyurmuştu.

Şiddet iddiaları sebebiyle Delikanlı'nın kadrosundan çıkarılmıştı! Fırat Tanış cephesinden açıklama - Resim : 4

Tamkan, 2 yıl önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

"Fırat Tanış’ın ayrılık sonrasında beni, ailemi ve yakınlarımı içine çektiği süregelen ağır psikolojik şiddet, tehdit, ısrarlı takip sarmalına karşı uzaklaştırma kararı almış bulunuyorum.
Yaşadığım bu tecrübe benim için “yanlış bir seçimdi” deyip geçemeyeceğim kadar yıpratıcı ve ürkütücü, sürreal bir hikayeye dönüşmüştür.

Maruz kaldığım şiddet sarmalı bana, aileme ve yakın çevreme şu ana dek hiç karşılaşmadığımız, tanık olmadığımız tarifi ve tahmini mümkün olmayan hisler yaşatmış ve bizde derin yaralar açmıştır.

Daima her türlü canlıya sevgi ve saygıyla yaklaşmayı ilke edinmiş biri olarak böylesi bir durumda toplumsal, ahlaki ve vicdani sorumluluk taşıdığımın farkındayım.
İnandığım değerler, öz saygım ve öngörülerim bu kişinin bir şiddet faili olduğu bilgisini hemcinslerimle ve kamuoyu ile paylaşma zorunluluğunu doğurdu.
Bu şiddet zincirini kırmayı bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu zincirin sessiz bir halkası olmayı reddediyorum.

Uzaklaştırma kararının, gördüğüm şiddet sonrasında bozulan ruh ve beden sağlığıma tekrar kavuşma sürecinde önemli bir rol oynayacağına inanıyorum.

Şahsın beni maruz bırakmış olduğu eylemler kişilik haklarıma açıkça bir saldırıdır ve Türk Ceza Kanunu kapsamında birden fazla suçun konusunu oluşturabilecek niteliktedir.
İçinde yaşadığımız toplumun her hücresine nüfuz etmiş erkek egemen zihniyetin davranış kalıplarına ve yargılarına boyun eğmeyi reddediyorum.

Yaşadığım bu korkunç sürecin bende yaratmış olduğu tahribatı tümüyle onarabilecek hiçbir merci olduğunu düşünmüyorum.

Özetle, bu eylem epeydir gölgede kalmış bir gerçeğin gün yüzüne çıkarılmasından ibarettir.
Maruz kaldığım psikolojik şiddet, tehdit ve ısrarlı takip sarmalı fail tarafından sonlandırılmadığı takdirde eken biçecektir, eden bulacaktır."