Okudukça kanınız donacak!.. 'Tırnaklarımı söktüler, elektrik verdiler'

Ülkesinde yaşanan iç savaşta Beşşar Esed güçleri tarafından oğlu işkenceyle öldürüldü. Cezaevine konulan eşinden bir daha haber alamadı. Suriyeli kadın, 6 ay boyunca zindanda çektiği eziyeti bakın nasıl anlattı.

Google Haberlere Abone ol

Munira Lahlah yaptığı açıklamada Suriye'de iç savaştan önce Hama'da 2 çocuğuyla yaşadığını, eşinin sanayide çalıştığını, kendisinin de ev kadını olduğunu ifade etti.

Lahlah yaşadığı korkunç anları şöyle anlattı...

"Silahsızdık ancak Esed bizi silahla karşıladı, herkesi öldürmeye başladı. Birlikte yola çıktık, eşim işe gidiyordu, aldılar. Ondan sonra Esed'in askerleri yavaş yavaş şehre girmeye başladı ve milleti sebepsiz almaya başladı. Hiçbir şey yapamadık, soru bile soramadık çünkü sorsak bizi de alırlardı. Eşim öldü mü hayatta mı bilmiyorum, hiçbir haber alamadım.

Çok işkence görmüş. Herkese işkence yapmışlar. Tırnaklarını çekmişler, elektrik vermişler, elinde sigara söndürmüşler. İşkence yaptıktan sonra ölsün diye lastiğin içine koyup 3 gün öyle bırakmışlar. Çocuğumu öldü zannedince, mezara koysunlar diye bize verdiler. Birkaç gün sonra yaşadığını görünce yine aldılar. Daha sonra öldüğünü söylediler ve kimliğini verdiler.

5-6 ay cezaevinde kaldım. Bir ay tuvalette bırakıldım. Oğluma yaptıkları işkenceyi bana da yaptılar. Bize yaptıkları işkenceler çok kötüydü, Allah kimseye göstermesin. Korkup konuşalım diye başka kişileri getirip gözümüzün önünde öldürüyorlardı. Başka bir şehre götürdüler, gördüğüm işkenceleri saysam yarına kadar bitmez. Tırnaklarımı söktüler, elektrik verdiler, belimde, ellerimde ve ayaklarımda sigara söndürdüler. Erkeklere yaptıkları işkencelerin aynısını kadınlara da yapıyorlardı. Geldikleri zaman birkaç tane yüzük takıyorlardı, vurdular dişlerimi döktüler.

Nasıl işkence yaptıklarını göstermek için oğlumu getirdiler. 17 yaşındaydı ancak o kadar işkence gördüğü için 6 yaşındaki çocuk gibi görünüyordu, hiç ayakta duramıyordu, yürüyemiyordu. 24 saatte bir yemek veriyorlardı, 24 saatte bir lavaboya götürüyorlardı. Kendi gözümle her şeyi gördüm. O kadar işkence gördüğüm için kendimi kaybettim. Beni hastaneye götürdüler. Ellerimi ve ayaklarımı açarak bağladılar. Bir hafta öyle yemeksiz ve susuz bıraktılar. Benim gibiler ölüyordu, kaldırıp dışarıya atıyorlardı. Azrail isminde biri geldi, 'Seni bitireceğiz' dedi. İnsanlar ölene kadar demirle kafasına vuruyordu. Daha sonra başka bir yere götürdüler ve orada beni bıraktılar. Kaçtım Türkiye'ye geldim."