Toprağın hafızası, ateşin izleri: Rikkat üzerine bir çini yolculuğu

Çini sanatçısı Songül Acer’in "Rikkat" başlıklı çini sergisi Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. Geleneksel çini sanatının köklü estetik mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan sanatçı Songül Acer, toprağın hafızasını, ateşin dönüştürücü gücünü ve insan ruhunun inceliğini "Rikkat" sergisinde bir araya getiriyor. Sergi 15 Ağustos'a kadar sanatseverlerle buluşacak.

Toprağın hafızası, ateşin izleri: Rikkat üzerine bir çini yolculuğu

Geleneksel çini sanatının köklü estetik mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan Çini Sanatçısı Songül Acer bu kez "Rikkat" Çini Sergisiyle izleyiciyi yalnızca renk ve motiflerle değil, aynı zamanda sabır, emek ve içsel bir yolculukla buluşturdu.

GELENEKSEL MOTİFLER YAŞAYAN BİR HAFIZAYA DÖNÜŞÜYOR

5 Ağustos'da Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde açılan sergide yer alan eserler, geleneksel çini sanatının yüzyıllardır taşıdığı estetik mirasa duyulan bağlılığın bir yansımasını oluşturuyor. Hatâyîler, rûmîler, kıvrık dallar ve çiçek motifleri yalnızca süsleme unsurları olarak değil; zamanın içinden süzülüp gelen bir görme, düşünme ve anlamlandırma biçimi olarak yorumlanıyor.

Sanatçı, çalışma sürecini "desen çizmekten çok bir ritmi takip etmek" olarak tanımlıyor. Fırçanın bıraktığı iz kimi zaman bir duaya, kimi zaman bir hatıraya, kimi zaman ise kelimelere sığmayan derin bir sessizliğe dönüşüyor.

Acer'e göre çini, toprağın renk aracılığıyla konuştuğu kadim bir dil niteliği taşıyor.

KUSURSUZLUĞUN DEĞİL, EMEĞİN İZİNDE

Aynı zamanda kurucusu olduğu Atölyem İstanbul Çini Atölyesinde dersler veren sanatçı Songül Acer, eserlerinde kusursuzluğu değil; emeğin, zamanın ve ateşin bıraktığı izleri görünür kılmayı amaçlıyor. Her yüzeyde ateşin payı, her renkte bekleyişin sabrı, her motifte ise ustaların yüzyıllardır sürdürdüğü ortak hafıza hissediliyor.

Sanatçı için rikkat; çamurun ilk sessizliğinde, desenin doğduğu çizgide, ateşin önündeki bekleyişte ve sonunda ışıkla buluşan sır yüzeyinde ortaya çıkıyor.

SESSİZLİĞE DAVET EDEN BİR SERGİ

Bu sergi, yalnızca bir zanaatin ya da tekniğin anlatısı olmanın ötesinde, bir hâlin, bir bakışın ve bir yaşam biçiminin izlerini taşıyor. İzleyiciyi yavaşlamaya, renklerin ve çizgilerin arasındaki sessizliği fark etmeye davet ediyor.

Toprağın hafızasını, ateşin izini, doğanın nefesini ve insan kalbinin inceliğini bir eserler, çini sanatının yaşayan anlatısını görünür kılıyor. Her çalışma, geçmişten bugüne uzanan ortak kültürel hafızanın günümüzde yeniden hayat bulmuş hâli olarak öne çıkıyor.

"HAYATIN TEMELİNDE RİKKAT VAR"

Songül Acer'in sanat anlayışını özetleyen cümle ise tüm bu yolculuğun özünü oluşturuyor:

"HAYAT; YUMUŞAKLIK, ZARAFET, DİKKAT VE RİKKAT ÜZERİNE KURULUDUR."

15 Ağustos'a kadar sanatseverlerle buluşacak olan sergide sanatçının eserleri de tam bu anlayışla, toprağın sessizliğini, ateşin dönüştürücü gücünü ve insan ruhunun inceliğini bir araya getirerek izleyiciyi yalnızca görmeye değil, hissetmeye davet ediyor.