Tutuklanan başhekim Özdemir'in ifadesinde dikkat çeken ifadeler: Kayıtlara ulaşılamıyorsa, silinmiştir

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli İl Sağlık Müdürü ve Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarının silindiği iddialarına ilişkin dikkat çeken ifadeler verdi. Özdemir, kayıtlara ulaşılamaması durumunda “silinmiş olabileceği” yönünde görüş bildirdiğini söylerken, söz konusu işlemlerde yetkisinin olmadığını savundu.

Tutuklanan başhekim Özdemir'in ifadesinde dikkat çeken ifadeler: Kayıtlara ulaşılamıyorsa, silinmiştir

Gülistan Doku Soruşturmasında tutuklanan, dönemin Tunceli İl Sağlık Müdürü ve Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Gülistan Doku’nun Hastane giriş kaydına ilişkin “Silindiği yönünde görüşüm vardır” dedi.

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı. Soruşturmada tutuklananların sayısı 11'e yükselirken, Kadın Doğum Uzmanı olan Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ilk ifadesinin detayları ortaya çıktı.

2019 yılında Valilik tarafından yeni müdür atanana kadar vekaleten Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü görevine getirildiğini, 2022 yılı Haziran ayında özel sektöre geçme kararı alıncaya kadar bu görevi sürdürdüğünü söyledi.

Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde Başkan olarak yani İl Müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti.

Özdemir ifadesinde, "Bana o dönem vali , herhangi bir bürokratya da bir başkası ulaşarak bahse konu güne ilişkin kayıtları silmem konusunda bir şey söylemedi. Ben zaten o dönem aynı anda İl Sağlık Müdürü olduğum için hastaneye çok fazla gidemiyordum" dedi. 

"ÜST YAZI EKİNDEKİ İMZA BANA AİT DEĞİL""

"Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü'nün Devlet Hastanesine yazdığı yazıya cevabi olarak yazılan üst yazı ekindeki imza bana ait değildir. Kim tarafından imzalandığını bilmemekle birlikte başhekim yardımcılarından Muhammed Sarıer ile Sema Özisimli kişilerdi.

Her iki kişiden biri de imzalamış olabilir. Ben tekraren vurgulamak isterim ki bahse konu imza bana ait değildir. İmza sirküleriyle karşılaştırılırsa bu konu anlaşılabilir. Bana o dönem hastane kamera görüntüleri ile ilgili talepte bulunan kişi olmamıştır. Ancak hastanedeki diğer yetkililere böyle bir talep gitmişse ben bunu bilmiyorum."

"SONEL İLE SIK SIK GÖRÜŞMEM OLUYORDU"

"Ben Tuncay Sonel ile bu olay yaşanmadan ne kadar süre önce görüştüm bilmiyorum. Ancak görevimden dolayı çok sık görüşmem oluyordu. Ben telefonumdaki WhatsApp uygulamasında ve diğer uygulamaların içeriklerini genelde silmem, telefon incelemelerimde de bu husus ortaya çıkacaktır.

"O dönem 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesinde Bilgi İşlem personeli olan Burçin Yerlikaya ve asıl sorumlu olan Yücel Erdem görevliydi. Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi. Benim ya da başka bir hastane çalışanının da böyle bir yetkisi yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve becerisi de yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim."

HİÇ Mİ MERAK ETMEDİN?  

"Jandarmadaki beyanımda Gülistan DOKU’nun kaybolduğunu internetten gördüğümü ve kaydı sorduğunu söylemiş isem de ben bu evrakı bizzat görmedim. Belirtmem gerekir ki jandarmada bana “Gülistan hastaneye gelmiş mi diye merak da mı etmedin” diye sordular, ben de KVKK gereği böyle bir kayıt sorgulaması yapamayacağımı kendilerine söyledim.

Bana sormuş olduğunuz Dilan DİYEN isimli pratisyen hekim olarak Tunceli Devlet Hastanesinde çalışmakta iken tarihini hatırlamadığım bir zamanda Munzur Üniversitesinde bulunan Aile Hekimliğinde doktor olarak devam etti. Gülistan DOKU’nun kaybından birkaç gün sonra Gülistan DOKU’nun hasta bilgilerini neden girip sorgulamış olabileceğini bilmiyorum. Az önce de söylediğim gibi bunun sorgulanması KVKK gereği sorumluluk doğurur."

 

GÖREVİ KENDİM İSTEMEDİM, VALİYE ZORLANIYORUM DEDİM

Üç yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, “Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin Valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, Sayın Valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı” dedi.

SİLME İŞLEMLERİNİ YÜCEL BEY YAPAR

2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet hastanesinde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, Hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti.

Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu.

Özdemir şöyle cevap verdi:

“Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve beceriside yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın Hastane müracatı alınıp TCKN’ den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, Bilgi İşleme kaydı açan Polikinlik ya da Acil sekreteri yazılı belgeyi 2 Müdür Yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel beye yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar, bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur.”

KAYITLARA ULAŞILAMIYORSA SİLİNMİŞTİR

Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi” de soruldu.

Bahse konu “POLNET” çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, “Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’ in de verileri Hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp Tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır.” dedi.

GÜLİSTAN’IN KAYIP EPİKRİZ RAPORU

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden “Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi” ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2029 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da dönemin başhekimi ve il sağlık müdürü Özdemir’e soruldu. Özdemir, “Bu imza Başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, Baş hekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur” dedi.

PROFESYONEL VE KASITLI SİLME TALİMATI KİMDEN?

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda “Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e “Gülistan Doku’ nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?” sorusu yöneltildi.

Özdemir şöyle cevapladı:

“Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiç bir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen Bilgi İşlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’ un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal Polikinlik Hizmetleri ve Hastane istatislikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işleminide kimin yaptığını, ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremezde çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim, benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz” dedi.

Gülistan Doku’nun kaybolduğunu internetten gördüğünü ve ardından polislerin hastane kaydını sorduğunu belirten Özdemir, ancak herhangi bir merakım olmadığını ve hiç bir şekilde sistemden sorgu yapmadığını vurguladı.