tv100'ün sevilen programı Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'nin bu haftaki konuğu Cüneyt Asan oldu: "Nusret'ten önce kardeşini buldum"

tv100 ekranlarının sevilen programı Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'ne konuk olan ünlü restoran işletmecisi Cüneyt Asan, mütevazi bir dükkandan restoran zincirine giden hayat hikayesini tüm samimiyetiyle Şükrü Dudu'ya anlattı. Asan dünyaca ünlü kasap Nusret'i ilk kez keşfetme hikayesini de paylaştı.

tv100'ün sevilen programı Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti bu hafta da dopduluydu. Programın konuğu bu hafta etlere fısıldayan adam ünlü et restoranları işletmecisi Cüneyt Asan oldu.

Cüneyt Asan ufak bir dükkandan restoran zincirlerine kadar giden başarı hikayesini Şükrü Dudu'ya anlattı.

Hayatının dönüm noktasını askerden döndükten sonra patronunun dükkana ortak etme sözünü tutmamasının ardından gerçekleştiğini söyleyen Asan, dünyaca ünlü kasap Nusret'i de ilk kez çocuk yaşta bir dükkanda bulaşık yıkarken görüp yanına davet ettiği abisini tanımasının ardından keşfettiğini söyledi. 

"PATRONUM DÜKKANA ORTAK ETME SÖZÜNÜ TUTMAYINCA 7 ARKADAŞ BU YOLCULUĞUMUZ BAŞLADI"

İşte Cüneyt  Asan'ın programdaki açıklamalarından bazı satır başları:

"Askerden geldikten sonra patronum dükkana ortak edeceğini söyledi ama yapmadı. İşte kaderin cilvesi biz 7 arkadaş hala 40 yıldır ortak olduğum kardeşlerim, dostlarımla beraber başladık bu yolculuğa.

Tabi gece gündüz mesai temposuna birçok arkadaşımız dayanamadı gitti ama bugün İsmet ve Nimet kardeşlerimle devam ettik ve buralara kadar geldik.

"ETİN EN LEZZETLİ YERİ HER ZAMAN ANTRİKOTTUR"

Etin dinlenmiş olması çok önemlidir. Et dinlenmiş olmalı gibi yumuşayabilsin. Hazmı daha kolay olur. Hangi yemeği yapacaksan etin ona göre o kısmını almalısın. Bilinçli tüketici bunu yapar. Etin en iyi yeri her zaman antrikottur. 

"NUSRET'TEN ÖNCE KARDEŞİNİ BULDUM"

Bir gün çarşıda yürürken gözüm bir dükkana ilişti orada bir çocuk gördüm dikkatimi çekti, içeri girdim. Portakal sandığının üzerinde bulaşık yıkıyordu. Adın ne senin, dedim. Uğur (Nusret’in abisi) dedi.

Amacım onu çocuk yaşta oradan o ortamdan kurtarmaktı. Hemen onu oradan aldım, bir önlük verdim, yanıma çağırdım. İş Uğurla başladı yani. Uğur’u çok sevdim. O şimdiye dek çalıştığım en ahlaklı çocuktum. Ona olan sevdamdan gelmek isteyen, sokaktan kurtulmak isteyen tüm kardeşlerimi yanıma aldım, onlara iş verdim.

Şimdi ise hiçbiri beni aramıyor bir tek babası (Uğur ve Nusret’in) arar. Geri kalanlar vefasızdır. Nusret’in Uğur’un başarısını kabul ediyorum. Onlar benim evlatlarım. Hala babası arayıp bana teşekkür eder, konuşuruz. Onların başarılarıyla hala gurur duyuyorum."