AK Parti'den "sosyal medya düzenlemesi" açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, sosyal medya düzenlemesine ilişkin yaptığı açıklamada "Twitter, Facebook, lnstagram gibi sosyal ağ sahipleri benim ülkemle bir hukuki ve mali muhataplık oluşturmadığı zaman 55 milyon vatandaşımın hakkını kim koruyacak?" değerlendirmesinde bulundu.

Google Haberlere Abone ol

24 Televizyonu'da gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Ünal, TBMM Başkanlığı seçimin sonuçların hayırlara vesile olmasını diledi ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop'a muvaffakiyetler temennisinde bulundu.

Ünal, sosyal medya düzenlemesine yönelik olarak da Avrupa Birliğinin sosyal ağları, bilgi toplumunun hizmet sağlayıcısı olarak tanımladığını hatırlattı.

"Sosyal ağları bilgi toplumunun hizmet sağlayıcısı olarak tanımladığınız zaman bu hizmet sağlayıcılarını iki şeyden korumanız gerekiyor." diyen Ünal, Avrupa Birliğinin internet ortamına ilişkin kırmızı çizgilerinin dezenformasyon ve terörle mücadele olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın yalan, iftira, hakaret özel hayatın dokunulmazlığı kişisel verilerinin ifşası alanı olmaması gerektiğinin altını çizen Ünal, şöyle konuştu:

"Bu konuda düzenleme yapmayan ülkelerde sosyal ağlar adeta bir operasyon aparatına dönüşmüş durumda. Buralarda hukuksuz bir şekilde her önüne gelen, klavyenin arkasına saklanan ve istediği şekilde hareket ediyor. Bunun sonuçlarında da ortaya dezenformasyonun insan zihnini, insan ilişkilerini zehirlediği bir süreç ortaya çıkıyor. "

SOSYAL AĞLAR SALGIN SÜRECİNDE DE YOĞUN KULLANILDI

Mahir Ünal, salgın sürecinde sosyal ağların çok yoğun şekilde kullanıldığına dikkati çekti.

Siyasetin bu dönemde sosyal ağlarda konuşulduğunu anımsatan Ünal, sosyal medyada çıkan dezenformasyonun siyaseti zehirlediğine işaret etti.

Bu süreçte sosyal medyaya yönelik bir farkındalık çalışması yaptıklarını anımsatan Ünal, birinci "fazda etik farkındalık", ikinci fazda "dijital farkındalık" ve üçüncü fazda "yerel ve küresel farkındalık", dördüncü fazda da "bu mecraların yasal bir zemine kavuşturulması" konularını değerlendirdikleri bilgisini verdi.

Ünal, dezenformasyonu görünür kılmak için "yeşil küre" sembolünü seçtiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Karşılıklı olarak dezenformasyon, küfür, hakaret görünür hale geldi. İnsanlar bunu tartışmaya başladılar. Zaten bizim istediğimiz buydu. Bu tartışılmaya başlandı öyle bir hassasiyet oluştu ki küfür ve hakaret karşısında insanlar ortak tepki göstermeye başladı. Bu kıymetli bir şeydi. 10 Haziran itibarıyla 40 günlük çalışmayı bitirdik ve dijital farkındalık çalışmasını başlattık. Siber egemenlik, siber vatan, veri hammaddeliği, veri sömürgeciliği, içerik üretme, dijital platformların oluşturduğu içeriklerin kültürel uygunluğu bunlarla ilgili bir farkındalık çalışması yaptık."