ABD-İran müzakerelerinden sonuç çıkmadı! Trump "İran sözünü tutmadı" deyip rest çekti: "Cehenneme gönderilecektir"
Müzakereler boyunca Hürmüz Boğazı en kritik başlık olarak öne çıkarken, ABD’nin “derhal açın” çağrısına İran’dan net ret geldi. Tahran yönetimi, kapsamlı bir anlaşma sağlanmadan boğazın açılmayacağını vurgularken, Devrim Muhafızları ise askeri geçişlere sert karşılık verileceğini duyurdu.ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilere abluka uygulayacaklarını kaydetti ve "Bize ya da barışçıl gemilere ateş açan her İranlı cehenneme gönderilecektir" ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen kritik görüşmeler, saatler süren yoğun temaslara rağmen anlaşmayla sonuçlanmadı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin talepler taraflar arasında derin görüş ayrılıklarına yol açarken, hem Washington hem de Tahran cephesinden peş peşe “anlaşmaya varılamadı” açıklamaları geldi. Tarafların karşılıklı sert tutumları, bölgedeki gerilimin kısa vadede düşmeyeceğine işaret etti.
ABD Başkanı Donald Trump:
NATO’yu yeniden gözden geçirmeliyiz. Bize yardım etmediler. Petrol ve gaz fiyatları bu durum bittiğinde eninde sonunda düşecek. İranlılar müzakere masasından ayrılmadı. Bence geri dönecekler ve bize istediğimiz her şeyi verecekler. İran’da bir medeniyet yok olacak" söylemim İranlıları masaya getirdi.
Cumartesi günü iki ABD gemisi boğazdan geçti, kimse hiçbir şey yapmadı. NATO artık Hürmüz Boğazı konusunda yardım etmek istiyor.
İran’la görüşmeler son aşamalara doğru çok dostane geçti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan bin Ahmed el-Cabir, Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin kısıtlanmasına yönelik girişimlerin ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulundu.
Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Putin ve Pezeşkiyan, Orta Doğu’daki son gelişmeleri ele alan bir telefon görüşmesi yaptı.
İslamabad'da dün yapılan İran-Amerika görüşmelerini değerlendiren Pezeşkiyan, Rusya'nın uluslararası platformlar da dahil olmak üzere, durumu yatıştırmayı amaçlayan ilkeli tutumuna duyduğu takdiri dile getirdi.
Pezeşkiyan İran halkına sağlanan insani yardım için de Rusya'ya teşekkür etti.
Çatışmaya siyasi ve diplomatik bir çözüm bulunması ve Orta Doğu'da adil ve kalıcı bir barışın kurulması için arabuluculuk çabalarına katkıda bulunmaya devam etme konusundaki istekliliğini vurgulayan Putin de bu amaçla Rusya’nın bölgedeki tüm ortaklarıyla aktif temaslarını sürdüreceğini ifade etti.
İkili işbirliğinin güncel konularının ele alındığı görüşmede, taraflar, iyi komşuluk ilişkilerini her şekilde daha da güçlendirme taahhütlerini yineledi.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Putin'i ve Rusya'daki tüm Ortodoks Hristiyanları Paskalya Bayramı vesilesiyle tebrik etti.
ABD Başkanı Donald Trump yeni bir açıklama yaptı.
Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı ile ilgili sözünü tutmadığını savundu ve "Bu durum birçok ülke için karmaşa ve acıya neden oldu. İran asla nükleer silaha sahip olmayacak. Her yasayı ihlal ediyorlar" dedi.
Trump'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Bize ya da barışçıl gemilere ateş açan her İranlı CEHENNEME GÖNDERİLECEKTİR!
İran, nükleer hırsları yüzünden ülkelerini zaten harap eden bu durumu nasıl BİTİRECEĞİNİ herkesten iyi biliyor. Donanmaları gitti, Hava Kuvvetleri gitti, Uçaksavar ve Radarları işe yaramaz halde, Humeyni ve "Liderlerinin" çoğu öldü.
Pek çok noktada mutabakata varıldı, ancak gerçekten en önemli olan tek konu — nükleer — konusunda anlaşma sağlanamadı.
ABD Donanması, Hürmüz Boğazı’na girmeye veya çıkmaya teşebbüs eden tüm gemileri kapsamlı bir deniz ablukası süreci ile engellemeye başlayacak.
Hürmüz'de bir noktada “herkesin serbestçe girebildiği ve çıkabildiği” bir düzene ulaşacağız; ancak İran, “mayın olabilir” iddiasıyla buna engel oluyor.
Bu, küresel ölçekte bir şantajdır. Başta ABD olmak üzere hiçbir ülke lideri bu tür bir şantaja boyun eğmeyecek.
Donanmamıza uluslararası sularda İran'a geçiş ücreti ödemiş olan her gemiyi tespit etme ve müdahale etme talimatı verdim.
Bize ya da sivil gemilere ateş açan herhangi bir İran unsuru tamamen yok edilecek.
İran’ın boğaza yerleştirdiği mayınları imha etmeye başlayacağız.
Yasa dışı geçiş ücreti ödeyen hiçbir gemi açık denizlerde güvenli geçiş hakkına sahip olmayacak.
Para istiyorlar ve daha da önemlisi Nükleer istiyorlar. Ek olarak ve uygun bir zamanda, tamamen "TETİKTE VE HAZIRIZ" ve ordumuz İran'dan geriye kalan o az bir kısmı da bitirecek"
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlere ilişkin bilanço yükseliyor. İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, savaşın başlangıcından bu yana yaşanan can kaybının 3 bin 375’e yükseldiğini bildirdi. Yetkili, kimliği tespit edilen cenazelerden 2 bin 875’inin erkeklere ve 500’ünün kadınlara ait olduğunu söyledi.
İsrail merkezli Yediot Ahronoth’un haberine göre, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin çökmesinin ardından İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordunun yüksek alarmda kalmasını ve İran ile askeri çatışmanın yeniden alevlenme ihtimaline karşı hazırlık yapmasını emretti.

Habere göre İsrailli bakanlar, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü.
İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.
İran diplomasisinin tarih boyunca amacının ve temel ilkesinin İran'ı korumak olduğunu belirten Velayeti, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir." ifadesini kullandı.
ABD ile İran arasında sona eren görüşmelerde kalıcı bir ateşkes sağlanamazken, Amerikan tarafı “nihai en iyi tekliflerini” sunduklarını ve İran’ın bunu kabul etmediğini açıkladı.
The New York Times'ta, Pakistan'daki müzakerelerin neden tıkandığına ilişkin çarpıcı bir haber kaleme alındı.
Habere göre, 3 temel anlaşmazlık öne çıktı:
1 - Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması.
2 - 450 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti.
3 - İran’ın yurtdışında dondurulmuş yaklaşık 27 milyar dolarlık gelirinin serbest bırakılması talebi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf "İran heyeti ileriye yönelik girişimlerde bulundu, ancak karşı taraf bu müzakere turunda İran heyetinin güvenini kazanamadı.ABD, İran'ın mantığını ve ilkelerini anladı.Artık güvenimizi kazanıp kazanmayacaklarına karar verme zamanı.İran haklarını güvence altına almak için diplomasiyi güçle birleştirecek"
İRAN: ABD BAHANE ARIYORDU
Görüşmelerin ardından İran cephesinden ilk tepki, ülkenin yarı resmi haber ajansı Fars üzerinden geldi. Ajansın geçtiği analiz ve haberlerde, başarısızlığın faturası
tamamen ABD tarafına kesildi. Haberde, "ABD heyeti müzakere masasından kaçmak için bir bahane arıyordu; Washington yönetimi beklentilerini düşürmeye ve esneklik göstermeye istekli değil" ifadelerine yer verilerek, uzlaşmaz tarafın Beyaz Saray olduğu savunuldu.
İran ile ABD arasında Pakistan’ın İslamabad kentinde devam eden müzakerelerde Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmazlık yaşandığı bildirildi. Söz konusu haber dünya basınında haber geniş yankı uyandırdı.
İsrail merkezli Maariv: 450 kilogramlık müzakereler: Zenginleştirilmiş uranyum, müzakereleri kazandıran koz oldu.
Maariv gazetesi, Wall Street Journal’da yer alan bir makaleye atıfla, yetkililer ve uzmanların İran’ın nükleer bomba üretmek için ihtiyaç duyduğu yeteneklerin çoğunu korumayı başardığını tahmin ettiğini yazdı.
Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, ABD ve İran’a ülkesinde gerçekleştirdikleri müzakereler için teşekkür ederek, "İki tarafın da tüm bölgede ve ötesinde kalıcı barış ve refahı sağlamak adına bu olumlu ruhu sürdürmesini umut ediyoruz. Tarafların ateşkese olan bağlılıklarını sürdürmeleri elzemdir" açıklamasında bulundu.
Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, ABD ve İran’ın Pakistan’da gerçekleştirdiği müzakerelerle ilgili bir yazılı açıklama yayınladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in İslamabad'da barış görüşmeleri yapma davetini kabul ettikleri için ABD ve İran’a teşekkür eden Dar, müzakerelerin Pakistan arabuluculuğunda gerçekleştiğini hatırlattı. Dar, "Pakistan'ın ateşkesin sağlanmasına yönelik çabalarını ve arabuluculuk rolünü takdir ettikleri için her iki tarafa da şükranlarımı sunmak isterim" ifadelerini kullandı. Taraflara ateşkesi sürdürme çağrısında bulunan Dar, "İki tarafın da tüm bölgede ve ötesinde kalıcı barış ve refahı sağlamak adına bu olumlu ruhu sürdürmesini umut ediyoruz. Tarafların ateşkese olan bağlılıklarını sürdürmeleri elzemdir" dedi. Dar, Pakistan’ın İran ve ABD arasındaki iletişim ile diyaloğu kolaylaştırmak için bundan sonra da üzerine düşeni yapacağını vurguladı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü.
İran devlet televizyonu, İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinde özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi.
İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.
İran basını, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamayı yayımladı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceği bildirildi. Geçiş izninin yalnızca belirli kurallar çerçevesinde sivil gemilere verildiği kaydedilen açıklamada, ABD savaş gemilerinin boğazdan geçtiğine dair haberler yalanlandı. Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin elinde olduğu belirtildi.
ABD Başakanı Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan’dan ayrılmasının hemen ardından İran’la yapılan görüşmelerin başarısızlığı hakkında doğrudan yorum yapmadı; ancak sosyal medya platformunda, müzakerelerin çökmesi halinde deniz ablukası uygulayabileceğini belirten bir makale paylaştı.
Gazeteci John Solomon tarafından yazılan ve Trump’ın paylaştığı makalede şöyle deniyor:
“Eğer İran, Amerika Birleşik Devletleri’nin Cumartesi günü sunduğu nihai anlaşmayı kabul etmeyi reddederse, Trump söz verdiği gibi Tahran’ı ‘Taş Devri’ne geri bombalayabilir. Ya da halihazırda sallantıda olan İran ekonomisini boğmak için başarılı abluka stratejisini yeniden uygulayabilir ve Çin ile Hindistan’ı önemli petrol kaynaklarından birinden mahrum bırakarak üzerlerindeki diplomatik baskıyı artırabilir.
New York Times'dan edinilen bilgilere göre Washington, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı derhal yeniden açmasını talep etti. İran ise, nihai bir anlaşma sağlanmadıkça Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı reddetti.
İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran dolaylı görüşmelerini değerlendirdi.
Bekayi, "Bu görüşmeler, ABD ve İsrail'in 9 ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından, sadece güvensizlik değil, kuşku ve şüphenin hakim olduğu bir atmosferde yapıldı. Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.
İranlı sözcü, anlaşmaya varılamamasındaki diğer bir sebebin, kendine özgü zorlukları bulunan Hürmüz Boğazı ve bölge konularının bu müzakerelere ilave edilmesiyle görüşmelerin daha karmaşık hale gelmesi olduğunu kaydetti.
İslamabad'daki ateşkes görüşmeleri geçtiğimiz saatlerde anlaşmazlıkla sonuçlandı. O sırada ABD Başkanı Trump'ın, Miami'de bir UFC maçına katıldığı ortaya çıktı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, toplam 21 saat sürdüğü belirtilen doğrudan görüşmelerin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.
Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer silah konusunda istedikleri taahhüdü vermediğini vurgulayarak, "Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik." değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
İran devlet televizyonu da "ABD'nin aşırı talepleri nedeniyle bir anlaşmaya varılamadı." bilgisini paylaştı.
İslamabad'da İran, ABD ve Pakistan arasındaki üçlü görüşmelerin sona erdiği, görüşmelere sabah saatlerinde devam edileceği belirtildi.
İran resmi haber ajansı IRNA, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmelere ilişkin bilgi verdi.
Pakistan'ın arabuluculuğunda gerçekleşen İran ve ABD heyetleri arasındaki müzakerelerin 14 saat sonra sona erdiği ve iki tarafın teknik ekiplerinin, uzmanlar tarafından hazırlanan metinler üzerinde karşılıklı olarak değişim yaptıkları belirtildi.
Bazı anlaşmazlıklara rağmen müzakerelerin devam edeceği kaydedildi.İran devlet televizyonu, Pakistan'ın tavsiyesi ve her iki tarafın kabulü üzerine müzakerelerin sabah devam edeceğini duyurdu.
Müzakerelerin sonucu ne olursa olsun ABD olarak İran karşısında "askeri olarak galip geldiklerini" savunan Trump, müzakerelerin sonucunu beklediklerini kaydetti.
İslamabad'daki müzakerelerin halen devam ettiğini ifade eden ABD Başkanı, "İran’la çok yoğun müzakereler içindeyiz. Neler olacağını göreceğiz." değerlendirmesini yaptı.Müzakerelerden bir anlaşma çıkıp çıkmayacağını bilmediğini belirten Trump, "Belki bir anlaşma yaparlar, belki de yapmazlar. Amerika açısından bakıldığında biz kazandık." yorumunu yaptı.Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi konusuyla da yakından ilgilendiklerini anlatan Trump, "Muhtemelen Boğaz'da birkaç mayın kalmıştır. Orada mayın tarama gemilerimiz var. Bunları temizliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
İran basını: İslamabad'daki görüşmelerde Hürmüz Boğazı konusunda ciddi anlaşmazlık var. ABD tarafının aşırı talepleri nedeniyle sürecin ilerlemesi engellendi.
CENTCOM, ABD ile İran arasındaki doğrudan görüşmelerin başladığı gün yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme misyonuna ilişkin bir açıklama yaptı.
ABD ordusu açıklamasında, "CENTCOM güçleri, 11 Nisan'da iki ABD Donanması destroyerinin düzenlediği operasyonla Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme çalışmalarına yönelik hazırlıklara başladı." ifadesine yer verdi.
Açıklamada, bu kapsamda USS Frank E. Peterson ve USS Michael Murphy adlı iki fırkateynin, mayınların boğazdan tamamen temizlenmesini sağlamak amacıyla yürütülen geniş kapsamlı bir görevin parçası olarak Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği ve Arap Körfezi'nde operasyonlar düzenlediği kaydedildi.
İran basını, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin bir aşamasının sona erdiğini duyurdu.
Görüşmelerin bir aşamasının sona ermesinin ardından tarafların uzman ekiplerinin ele alınan konular hakkındaki yazılı metin üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.
Beyaz Saray, ABD ve İran heyetlerinin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yüz yüze ve doğrudan görüşmelere başladığını doğruladı.
Beyaz Saray tarafından basına yapılan açıklamada, "Kıdemli bir Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD, Pakistan ve İran bugün yüz yüze üçlü bir görüşme gerçekleştiriyor." ifadesi kullanıldı.