Çalışanlar dikkat! Flaş kıdem tazminatı kararı

1475 Sayılı Eski İş Kanunu’nun 14. Maddesinin 1. Fıkrasının 5. Bendine göre, yaş dışındaki emeklilik koşullarını yerine getirenler kendi istekleriyle işten ayrıldıklarında kıdem tazminatını alabilirler.

 Buna göre, 8 Eylül 1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar 15 yıl sigortalılık 3600 prim gününü doldurduklarında bu hakkı kullanabiliyorlar.

Çalışanların bir kısmı gerçekten aktif çalışmaya bir süre ara verirken, bir kısmı da daha iyi ücret alabileceği başka bir iş yerinde çalışmaya başlıyor. İşçilerin başka bir işte çalışmak amacıyla 15 yıl sigortalılık 3600 prim gününü doldurduğunu belirterek kıdem tazminatı talebinde bulunması, uygulamada çoğu zaman anlaşmazlık konusu oluyor. İşveren, işçinin gerçek amacının başka bir işte çalışmak olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ödemekten kaçınabiliyor.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (Esas No: 2016/1419, Karar No: 2019/1183) bu konuda verdiği yakın tarihli karar, çalışanları sevindirdi. Söz konusu dava dosyasına göre, bir bankacı 15 yıl sigortalılık, 3600 prim günü koşulunu yerine getirdiğini belirterek, bir ay önceden bildirimde bulunmak suretiyle iş akdini feshetti ve kıdem tazminatının ödenmesini istedi.

Bankacı, iş akdinin fesih bildirimi ile fesih tarihi arasında başka bir bankada müdür yardımcısı olmak üzere anlaştı. İş akdinin feshinden 4 gün sonra da yeni bankada işe başladı. Bankanın kıdem tazminatını ödememesi üzerine icra takibi başlattı. İcra takibi, bankanın itirazı üzerine durduruldu. Bunun üzerine bankacı, iş mahkemesinde dava açarak icra takibi üzerindeki itirazın kaldırılmasını talep etti.